Gerçekten bunun işe yarayacağına inandım.I really believed it would work.
Onun işe yarayacağına gerçekten inanıyordum.I really believed it would work.
Bu şekilde işe yaradığına sevindim.I'm glad it worked out that way.
Bu işe yarayabilir. Hadi deneyelim.That could work. Let's try it.
Sanırım daha fazla insanı işe almalıyız.I think we ought to hire more people.
Çok daha fazla satış elemanı işe alıyoruz.We're hiring a lot more salespeople.
Çocuklarına işe yaramaz şeyler öğretme.Don't teach your kids useless stuff.
Tom dün işe gidemedi.Tom failed to show up at work yesterday.
Ordu her zaman işe alır.The military is always hiring.
Bunun işe yaramadığını söyleyelim.Let's just say it didn't work.
Gazı ödemek için bir işe ihtiyacım vardı.I needed a job to pay for gas.
Tom o sabah işe gitti.Tom went to work that morning.
Tom bunun gerçekten işe yaradığını söyledi.Tom told me this really works.
Bu açıkçası işe yaramıyor.This obviously isn't working.
Seçim süreci işe yaradı.The selection process worked.
Orijinal planımız işe yarayacak.Our original plan will work.
Umarım bütün o şeyler işe yarar.I hope all that stuff works.
Bu taktik hiç işe yaradı mı?Has this tactic ever worked?
Tom, Mary'yi işe almaya karşıydı.Tom was against hiring Mary.
Amerikalıları işe almak istiyoruz.We want to hire Americans.
Tom işe geri dönmedi.Tom hasn't returned to work.
Onların evlilikleri işe yarayacak mı?Will their marriage work?
Tom bu işe çok bulaşmıştı.Tom was deeply involved.
Tom işe uygundur.Tom is equal to the job.
Yöntemimiz işe yarıyor.Our method is working.
Gerçekten hiçbir şey işe yaramadı.Nothing really worked.
Bir iş yapmak için işe alındım.I'm hired to do a job.
Sanırım işe yarayacaktı.I think it would work.
Hey, bu işe yarıyor.Hey, this is working.
Belki de o işe yarayacak.Maybe that'll work.
Bu gerçekten işe yarar.This really works.
Sanırım işe yaradı.I think it worked.
Bu nasıl işe yarayabilir?How can this work?
Onun işe yaradığını biliyoruz.We know it works.
Fikir işe yaradı.The idea worked.
Komünizm pratikte hiç işe yaramadı.Communism has never worked in practice.
Pahalı cilt kremleri ucuz olanlardan daha iyi işe yaramazlar.Expensive skin creams don't work better than inexpensive ones.
Tom henüz işe alışık değil.Tom is not yet accustomed to the work.
Onun reformları işe yaramadı ve ofiste herkes stresden şişmanlıyor.Her reforms didn't work and everyone in the office is getting fat from the stress.
Tom genellikle bu durumlarda işe yaramaz.Tom is usually useless in these situations.
Gerçekten bir işe ihtiyacım var.I really need a job.
Acilen bir işe ihtiyacım var.I urgently need a job.
Tom bilirkişi olarak işe alındı.Tom was hired as an expert witness.
Tom'dan bizim için işe gelmesini istemeliyiz.We should ask Tom to come work for us.
Daha kalifiye birisini işe almış olmaları gerekiyordu.They should have hired someone more qualified.
Tom gerçekten her sabah işe yürüyerek mi gidiyor?Does Tom really walk to work every morning?
Daha nitelikli birini işe almamız gerekirdi.We should've hired someone more qualified.
Gerçekten işe yaramazsın.You're really useless.
O işe yaramadı, değil mi?It didn't work out, did it?
O işe yarar mı?Would it work?
Tom'un yapacak bir işe ihtiyacı var.Tom needs a job to do.
Bir işe başlamak zordur.Starting a business is hard.
Tom yardım etmesi için Mary'yi işe aldı.Tom hired Mary to help.
Çiftlikte Tom'a yardım edecek birisini işe almak istiyoruz.We want to hire someone to help Tom on the farm.
Bu işe başlamadan önce geçiminizi nasıl sağladınız?How did you support yourself before you got this job?
Tom işe otobüsle gider.Tom takes the bus to work.
Fadıl işe geri dönmeye hazırdı.Fadil was ready to get back to business.
Tom işe gitmeyi gerçekten sever.Tom really loves going to work.
Bu işe yaramazsa, başka bir şey deneyin.If that doesn't work, try something else.
İlacın işe yaraması ne kadar sürer?How long will it take for the medicine to work?