işareti ile cümle
işareti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
SPS'den gelen destek kördüğümü çözse de, yeni Sırp hükümeti bir soru işareti olmayı sürdürüyor.Support from the SPS broke the impasse, although a new Serbian government is still a question mark.
Kosova'da Pazar günü yapılacak seçimlerle ilgili olan kafalarda bir çok soru işareti var.Sunday's elections in Kosovo face several challenges.
Avrupa Konseyi, kapının açık olduğunun işaretini veriyor ve bu oldukça iyi bir haber.The EC is signalling that the door is open, and that is very good news.
DiCarlo'nun ziyareti de bir başka destek işareti olarak görülüyor.DiCarlo's visit is seen as another sign of support.
Priştine'de dev bir "yenidoğan" işareti Kosova'nın Sırbistan'dan bağımsızlığını simgeliyor.In Pristina, a giant "newborn" sign marks Kosovo's independence from Serbia.
Tadiç'in ABD ziyareti, ilişkilerdeki iyileşmenin en son işareti.Tadic's US visit is the latest signal of improved ties.
Benedikt, "Bu toplantı, karşılıklı saygımızın net bir işaretidir." dedi."This meeting is a clear sign of our mutual respect," said Pope Benedict XVI.
Düzenlediği basın toplantısında Rama, "NATO daveti Arnavutluk için yeni bir günün işaretidir." dedi."The invitation to join NATO is a sign of a new day for Albania," he said at a press conference.
Karadağ'da iktidar koalisyonunun dağılması akıllarda soru işareti yarattıMontenegrin ruling coalition's break up raises questions
Film en azından Hırvat sinemasının gelişme gösterebileceğinin bir işareti.At the very least, the film is a welcome sign that Croatian films can improve.
Analistler, bunun projenin etkili olduğunun bir işareti olabileceğini söylüyorlar.That could be a sign that the project is having an effect, analysts say.
Örneğin, bir trafik işaretine uymamanın cezası 25 avro ve 15 ceza puanı olacak.For example, failure to obey a traffic sign leads to a fine of 25 euros or 15 demerit points.
İran Büyükelçiliği sergiyi iki ülke arasındaki iyi ilişkilerin bir işareti olarak nitelendirdi.The Iranian Embassy described it as a sign of good relations between the two countries.
Fino, "Bu, Arnavutluk-Yunanistan ilişkilerinin turizm alanında güçlenmesinin iyi bir işareti," dedi."It is a good sign of strengthened Albania-Greek relations in the field of tourism," Fino says.
Bu, çiftçi pazarı, yani Laiki'nin açıldığının işareti.This is the sign that the farmers' market, or Laiki, is open for business.
Bu durum, Makedonya'nın güçsüzlüğünün bir işareti değil, potansiyelinin bir kanıtıdır.This is not a signal of Macedonia's weakness; it is a confirmation of Macedonia's potential.
Yeni dönemin bir işareti olarak, Belgrad NATO konferansına ev sahipliği yapıyorIn sign of a new era, Belgrade hosts NATO conference
Bu bir bakıma belirgin bir ilerleme işaretidir, fakat gerçek eylemle de perçinlenmesi gerekir."It's a sign of remarkable progress in some sense, but it needs to be sealed by actual action."
Ziyarette konuşan Veljanovski, "Bu, ülkelerimiz arasındaki yoğun işbirliğinin bir işaretidir."This is a sign of the intensive co-operation between our two countries.
Yunanistan on yıllık tahvil çıkarması mali umudun ilk işaretiGreece's issue of a ten-year bond first sign of fiscal hope
Radyasyon uyarı işareti (yoncası)The radiation warning symbol (trefoil).
Güncel bir testi geçen site üzerinde güvenilirlik işareti gösterilebilir.A trust seal can be displayed on the site that passes a recent scan.
Rütbe işaretiRank insignia
Tarihsel savaş bayrakları, ortada çarpı işareti ile krstaš-barjaktı şeklindeydi.The historical war flags were the krstaš-barjak, plain flags with crosses in the centre.
Almanya-Polonya sınırındaki bir karayolu üzerinde E28 ve A6 yol işaretiE 28 road sign on the A6 highway in direction of Germany-Poland border
R, R1 ve R2 işareti molekülün hidrokarbon kısımlarını göstermektedir .R, R1 and R2 mark hydrocarbon moieties.
Kanal, Ukrayna TV endüstrisinde geleneksel bir kalite işareti haline gelmiştir.The brand of the channel has become a traditional sign of quality in Ukrainian TV industry.
Uzun kirpikler birçok kültürde güzelliğin bir işareti olarak kabul edilir.Long eyelashes are considered a sign of beauty in many cultures.
Belirgin bir noktalama işareti yoktur.There is no obvious punctuation.[4]
Psikofizik Duyu işareti Uyarım Uyaran (fizyoloji)Psychophysics Sensory cue Stimulation Stimulus (physiology)
Modjeska'nın evi 1888'den 1906'ya kadar olan "Arden", tescilli bir Ulusal Tarihi Yer İşareti idi.Modjeska's home from 1888 to 1906, "Arden", is a registered National Historic Landmark.
Bu aksilik Madrid darbesinin yaklaşmakta olan başarısızlığını işaretiydi. [1]This setback hinted the impending failure of the Madrid coup.[3]
Tırnak işaretiQuotes
Bazı telefonlar, özellikle cep telefonları, + işaretinin doğrudan girilmesine izin verir.Some phones, especially mobile telephones, allow the + to be entered directly.
PayPal X işareti Tek harfli ikinci düzey alan adıPayPal X mark Single-letter second-level domain
Etiketin hemen yanında da listeleme ajansının işareti olan bir etiket daha bulunur.Directly adjacent on the label one will find the mark of the listing agency.
Cinsiyetsiz umumi tuvalet işareti, Kaliforniya, ABD, 2016Gender neutral bathroom signage, California, United States, 2016
(A ve O, BC'nin zıt kenarlarındaysa, eksi işaretini artı ile değiştirin.)(Replace the minus with a plus if A and O are on opposite sides of BC.)
± işareti, genel olarak iki çözüm olduğu gerçeğini yansıtır.The ± sign reflects the fact that there are in general two solutions.
Stereojenik merkezler bir yıldız işaretiyle gösterilir.Stereogenic centers are indicated by an asterisk.
Onu küçük sarı başlı Linnaeus'un Kasımpatı işaretinden ayırmakta ısrar eder.He insists on distinguishing it from the Chrysanthemum indicum of Linnaeus with small yellow heads.
Örneğin, | çetele işaretini kullanarak 3 sayısı | | | şeklinde gösterilir.For example, using the tally mark |, the number 3 is represented as |||.
Mildred Sanderson'ın mezarı ana işaretin arkasında.The grave of Mildred Sanderson is behind the main marker.
Uluslararası emzirme işareti, gizli emzirme alanları için tasarlanmıştırInternational breastfeeding sign to designate a private nursing area
R4BIA işaretiR4BIA sign
Bu nedenle, evcil hayvan bakımı toplumdaki elitizmin bir işaretiydi.Thus, pet keeping was a sign of elitism within society.
Bunca zamandır takip ettikleri sinyal, Caravel'in otomatik imdat işaretiydi.The signal they had been following all this time was the Caravel's automated distress beacon.
Poster görünümünde, kullanıcılar bölüm sayfalarındaki onay işaretine tıklar.In the poster view, users click the check mark within the episode pages.
Euro işaretinin resmi oranları Bir dizi yazi tipinde işaretin oranlarıOfficial dimensions of the euro sign Dimensions of the sign in a selection of type faces
Babinski işareti ile karşılaştırılmasıComparisons to Babinski sign
Aklımda soru işareti yok." ifadesinde bulunmuştur.[4]There's no question in my mind."[45]
Vera de Bidasoa ve Biriatou arasında bir sınır işaretiA border marker between Vera de Bidasoa and Biriatou
Yumuşatma işaretiCaron
İsa çarmıha gerilmeye gönderildiğinde Pilatus, çarmıhta İsa'nın üzerine asılacak işareti yazdı.When Jesus was sent to be crucified, Pilate wrote the sign to be hung above Jesus on the cross.
Bu refleksin olmaması veya azalması Westphal'in işareti olarak bilinir.The absence or decrease of this reflex is problematic, and known as Westphal's sign.
Belfast, Kuzey İrlanda'da bir uyarı işaretiA warning sign in Belfast, Northern Ireland
Eşit olmayan pupil boyutu potansiyel olarak ciddi bir beyin hasarının bir işaretidir.[1]Unequal pupil size is potentially a sign of a serious brain injury.[1]
Sadece h {\displaystyle h} 'ın tek güçlerinin işaretinin değiştiğine dikkat edin.Note that only the odd powers of h {\displaystyle h} experienced a sign change.
Kemer, Hristiyan dünyasında bir iffet işaretiydi.The belt was a sign of chastity in the Christian world.
Bir ırkın değil, bir cinsiyetin tahakkümü olan bir tür apartheid'ın işaretidir." [1]It is the mark of a kind of apartheid, not the domination of a race but of a sex."[48]