işıktan ile cümle
işıktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.27
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yoldan geçenleri ve motorlu taşıt sürücülerini ışıktan kör mü ediyorsunuz?Μήπως τυφλώνεις περαστικούς και μοτοσυκλετιστές στο δρόμο;
Yoldan geçenleri ve motorlu taşıt sürücülerini ışıktan kör mü ediyorsunuz?Ви засліплюєте перехожих та автомобілістів на автострадах?
Yoldan geçenleri ve motorlu taşıt sürücülerini ışıktan kör mü ediyorsunuz?Вы, прохожие или мотоциклисты на шоссе, были ослеплены?
Yoldan geçenleri ve motorlu taşıt sürücülerini ışıktan kör mü ediyorsunuz?Заслепявате ли минувачите и мотористите на магистралите?
Yoldan geçenleri ve motorlu taşıt sürücülerini ışıktan kör mü ediyorsunuz?האם אתה מסנוור עוברי דרך ונהגים על הכביש המהיר?
Yoldan geçenleri ve motorlu taşıt sürücülerini ışıktan kör mü ediyorsunuz?هل تعمى المارة و سائقي السيارات على الطريق السريع؟
Yoldan geçenleri ve motorlu taşıt sürücülerini ışıktan kör mü ediyorsunuz?「区画ツール」は離れた建物や道を繋ぎます
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.Bardzo się stara chronić tę oliwę przed wpływem tlenu i światła.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.Dan dia bersusah payah untuk melindungi minyak zaitun dari oksigen dan cahaya.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.Ele esforça-se bastante para proteger o azeite do oxigénio e da luz.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.És nagy erőfeszítéseket tesz, hogy megóvja az olívaolajat az oxigéntől és fénytől.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.Et il se donne beaucoup de mal pour préserver l'huile d'olive de l'oxygène et de la lumière.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.Hij doet er alles aan de olijfolie te beschermen tegen zuurstof en licht.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.그는 산소와 빛으로부터 올리브유를 보호하기 위해 온갖 수단을 동원합니다.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.Manni se močno trudi, da bi zavaroval olive pred kisikom in svetlobo.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.Og han gør alt for at beskytte denne olivenolie fra ilt og lys.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.Ông ta đã rất tốn công để tránh cho loại dầu này tiếp xúc với oxi và ánh sáng.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.Şi ia măsuri extreme pentru a proteja uleiul de măsline de oxigen şi lumină.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.Snaží se je v velkých hloubkách chránit proti slunci a kyslíku.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.Und er betreibt einen großen Aufwand, um dieses Olivenöl vor Sauerstoff und Licht zu schützen.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.Y se esfuerza mucho para proteger el aceite de oliva del oxígeno y la luz
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.Και φτάνει σε ακραία σημεία για να προστατεύσει το ελαιόλαδο από οξυγόνο και φως.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.Он предпринимает особые усилия, чтобы защитить оливкое масло от кислорода и света.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.Той стига много далеч, за да предпази зехтина от кислород и светлина.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.הוא משקיע מאמצים מרובים כדי להגן על שמן הזית מחמצן ומאור.
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.وقد ذهب إلى أبعد الحدود لحماية زيت الزيتون من الأوكسجين والضوء
Zeytinyağını oksijen ve ışıktan korumak için her çareye başvurmuş.小さく色つきの瓶を使用し