işçilerin ile cümle

işçilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.Trong cuộc tranh luận đang diễn ra về toàn cầu hóa, những gì đang mất đi là tiếng nói của chính các công nhân.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.V aktualnih pogovorih o globalizaciji manjkajo glasovi delavcev samih.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.Wat ontbreekt in het debat over globalisering zijn de stemmen van de arbeiders zelf.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.W ciągłej debacie o globalizacji brakuje jednak głosu samych pracowników.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.Στη συνεχή αντιπαράθεση σε σχέση με την παγκοσμιοποίηση αυτό που λείπει είναι οι φωνές των ίδιων των εργατών.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.В настоящия дебат относно глобализацията, това което липсва е гласа на самите работници.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.В происходящей в настоящее время дискуссии о глобализации недостаёт мнений самих рабочих.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.У сучасній дискусії про глобалізацію бракує думки самих робітників.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.בדיון המתמשך אודות הגלובליזציה, חסרים קולותיהם של העובדים עצמם.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.في النقاش الدائر حول العولمة، ما كان مفقودا هو أصوات العمال أنفسهم.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.欠けているのは 現場で働く人の生の声です いくつかお聞かせしましょう
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.Dès mon arrivée à New York, j'ai décidé - c'étaient des enfants d'ouvriers des plantations de sucre.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.Jak tylko dotarłem do Nowego Jorku, zdecydowałem... to były dzieci pracowników plantacji cukru.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.뉴욕에 도착하자마자, 전 결정했습니다 -- 그 아이들은 설탕플랜테이션의 아이들이었던 것입니다.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.La sosirea în New York, am decis... erau copiii lucrătorilor de pe plantaţiile de zahăr.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.Mikor megérkeztem New Yorkba, úgy döntöttem -- ezek a gyerekek cukorültetvényeken dolgoztak.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.Nach meiner Ankunft in New York entschied ich - Sie waren Kinder von Arbeitern der Zuckerplantagen.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.Na mijn terugkomst in New York besloot ik -- het waren de kinderen van suikerplantagewerkers.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.Quando cheguei a Nova Iorque... — eram filhos de trabalhadores da plantação de açúcar.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.Questi bambini erano operai nelle piantagioni. Questi bambini erano operai nelle piantagioni.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.Коли я повернувся до Нью-Йорка, то вирішив - це були діти робітників з цукрових плантацій.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.После прибытия в Нью-Йорк, я подумал о том, что дети работали на сахарной плантации.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.При пристигането си в Ню Йорк реших... те бяха деца на работници в захарна плантация.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.כאשר הגעתי לניו יורק, החלטתי -- הם היו ילדים של עובדים במטעי קנה הסוכר.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.عند وصولي الى نيويورك ، قررت -- ان الأطفال هم ابناء عمال مزارع السكر.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.砂糖プランテーションの 労働者の子供たちを 黒い紙に砂糖をのせて描きました
Şimdi,küçük atölyede yapılcak çok iş vardı ve Ole eski işçilerini tekrar işe almıştı."Eu sei.
Şimdi,küçük atölyede yapılcak çok iş vardı ve Ole eski işçilerini tekrar işe almıştı.Nu was er veel te doen in de kleine werkplaats. en Ole kon zijn oude werknemers weer aannemen.
Şimdi,küçük atölyede yapılcak çok iş vardı ve Ole eski işçilerini tekrar işe almıştı.Teraz w pracowni było dużo do zrobienia i Ole mógł przyjąć z powrotem swoich byłych pracowników.
Şimdi,küçük atölyede yapılcak çok iş vardı ve Ole eski işçilerini tekrar işe almıştı.Τώρα υπήρχαν πολλά να κάνει στο εργαστήρι του και έτσι μπορούσε να ξαναπροσλάβει τους παλιούς του εργάτες.
Şimdi,küçük atölyede yapılcak çok iş vardı ve Ole eski işçilerini tekrar işe almıştı.والآن، يوجد الكثير لفعله في الورشة الصغيرة وأصبح بإمكان أولي إعادة توظيف عماله السابقين
Söz gelimi, Hollanda’da, belediye sağlık hizmetlerinde crack kokain kullanan seks işçilerini hedefleyenDes modes de consommation de crack intensifs sont aussi souvent observés dans ce groupe.
Söz gelimi, Hollanda’da, belediye sağlık hizmetlerinde crack kokain kullanan seks işçilerini hedefleyenV této skupině jsou často také pozorovány závažné formy užívání kokainu.
Söz gelimi, Hollanda’da, belediye sağlık hizmetlerinde crack kokain kullanan seks işçilerini hedefleyenή ε φ ή β ου ó p i ου δεν έχουν κάνει χρήση ναρκωτικών).
Şu işçilerin sütünü sağıyorum.Ik pluim gewoon die verdomde roodhoofden.
Şu işçilerin sütünü sağıyorum.Ryžujem na týchto mestských chrapúňoch, na tých ich úžasných vilách.
Şu işçilerin sütünü sağıyorum.Rýžuji na těch městských frajerech, na těch jejich úžasných vilách.
Şu işçilerin sütünü sağıyorum.Spoglio completamente questi provincialotti.
Şu işçilerin sütünü sağıyorum.По три кожи свалям от тия селяци.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.A munkásoknak, akiket megismertem, igen elvont kapcsolatuk van a munkájuk termékével.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.De arbeiders die ik leerde kennen, hadden een erg abstracte relatie met het product van hun arbeid.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.Delavci, ki sem jih spoznala, so imeli s proizvodom njihovega dela nenavadno abstrakten odnos.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.Die Arbeiter, die ich kennenlernte, hatten eine merkwürdig abstrakte Beziehung zum Produkt ihrer Arbeit.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.I lavoratori che ho conosciuto avevano una curiosa relazione astratta con i prodotti del loro lavoro.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.이렇듯 저와 친해진 노동자들은 자신이 만든 물건들에 대해 조금 다른, 특이한 태도를 보였습니다.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.Les travailleuses que j'ai connues avaient une relation curieusement abstraite avec le produit de leur labeur.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.Los obreros que llegué a conocer tenían una relación curiosamente abstracta con el producto de su trabajo.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.Muncitorii pe care i-am cunoscut au avut o relație curios de abstractă cu produsele muncii lor.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.Os trabalhadores que conheci tinham uma relação abstrata curiosa com o produto do seu trabalho.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.Para pekerja yang saya kenal mempunyai hubungan abstrak dnegan produk yang mereka kerjakan.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.Te robotnice miały zadziwiająco abstrakcyjny stosunek do efektów swojej pracy.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.Οι εργάτες που έτυχε να γνωρίσω είχαν μια συγκεχυμένη σχέση με το προϊόν της εργασίας τους.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.Работниците с които се запознах имаха странно абстрактна връзка с продукта на техния труд.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.Робітники, з якими я познайомилася, мали дуже незрозумілі стосунки з результатом їхньої праці.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.לפועלות שהכרתי היה יחס מופשט ומסקרן לפרי עמל כפיהן.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.العمال الذين تعرفت عليهم لهم علاقة مجردة مع ماينتجون من عملهم.
Tanıdğım işçilerin ürettikleri ürünlerle garip bir soyut bağları vardı.奇妙な関係を持っています 陸清明(明)に会ってから一年くらいたったある日
Toprağı süren tarım işçilerinden: Keluv oğlu Ezri,A föld mûvelésére rendelt mezei munkások felett volt Ezri, a Kélub fia.
Toprağı süren tarım işçilerinden: Keluv oğlu Ezri,A nad dělníky na poli, při dělání rolí, Ezri syn Chelubův.
Toprağı süren tarım işçilerinden: Keluv oğlu Ezri,A nad oraczami, którzy uprawiali ziemię, był Ezer, syn Chalubowy.

İlgili Sayfalar