İş hayatının çoğunluğunu bir diplomat olarak geçirdi.He has spent most of his working life as a diplomat.
İş hayatında az değer gördüğümü hissediyorum.I feel underappreciated at work.
Sami'nin iş hayatı çok daha karmaşıklaştı.Sami's work life got a lot more complicated.
Toys ‘R’ Us iş hayatındaki yetmiş yılın ardından kapılarını kapatacak.Toys ‘R’ Us will be closing its doors after seventy years in business.
İş hayatında 80-20 sadece genel bir ilke için kısayoldur.The term 80/20 is only a shorthand for the general principle at work.
1866'da siyasetten emekliye ayrıldı, iş hayatına başladı ve felaket sonuçlarla karşılaştı.In 1866 he retired from politics and went into business, with disastrous results.
Katolikliğe aykırı iş hayatına rağmen bir Katolik olduğunu söylemektedir.Question: Toch noemt u zich ondanks uw homoseksualiteit nog steeds katholiek.
Lerner, iş hayatına Progressive Corporation adlı şirkette yatırım analisti olarak başladı.Lerner began working as an investment analyst at automobile insurers Progressive Corporation.
1926'da iş hayatında siyaseti bırakarak ayrıldı.He left politics in 1926, working in business.
İş hayatına Teknik Direktör olarak devam etmektedir.He still cooperates with World Order as technical staff.
Bunun üzerine New York iş hayatına atıldı.Crains New York Business.
1992'den 1998'e kadar iş hayatındaydı.From 1992 to 1998 he was in business.
İş hayatına turizm işletmeciliği ile başladı ve halen devam ediyor.It ventured into the world of live action from its establishment and continues to do so.
Ama iş hayatının büyük bir kısmını Birleşik Krallık'ta geçirmiştir.Once again, much of his work involved travelling with the Royal Family.
1975 yılında kendi adını taşıyan yayınevini kurarak iş hayatına atıldı.By 1910 she was exhibiting her work publicly under her own name.
Bu arada eğitimini tamamlayıp iş hayatına atıldı.Following the war, he completed his education and entered the family business.
İş hayatıyla başlayayım.Let's start with business.
İş hayatında da görüyoruz:And we certainly see it in the world of business.
Bu sadece iş hayatının dışında değildir.This is not only outside of businesses.
Bir yanda iş hayatımız var, yani bir şeyler ürettiğimiz dönem.There is our work life, where we're productive.
Ben de iş hayatıma küçük işletme ile başladım.I understand how hard it is to start a small business.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.You see, businesses are not run as institutions, by the idiosyncrasies of individuals.
Bizim iş hayatında kullandığımız bir ifadedir:Well, as we say in the business,
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.So I'm not saying that staying in the workforce is the right thing for everyone.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.I've become convinced that we've made more progress in the workforce than we have in the home.
Ve ben iş hayatında, bunun çok işe yarayacağına inanıyorum.And I do believe that, for people in business this can be very useful.
Bunun iş hayatında da yararları vardır.There are also real business benefits.
Ve bu iş hayatı için ilk çekici yarardır.And this is the first compelling business benefit.
Sanırım büyükbabamın iş hayatındaki amacı... ...yurtdışına açılmak için onlara ulaşmaktı.Oh, I think grandfather's life work, was what got them to open up overseas.
Bugün iş hayatı ve çalışma üzerine konuşmak istiyorum.I want to talk a little bit today about labor and work.
Günlük ve iş hayatımızın dokusuna işlemiştir.It's woven into the fabric of our daily and our business lives.
İş hayatına girişim işte bu 100 dolarlık minik sermayelerle oldu.And my introduction to business was in these $100 little infuses of capital.
Siyaset biliminde derece sahibi, iş hayatında başarılılar, girişimciler.They have degrees in political science, degrees in business -- they're entrepreneurs.
İş hayatınız önemlidir.Your professional life matters.
Sonradan hep iş hayatına atıldılar.I mean, later, then they all got into business --
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.I generally give a whole lecture on the impact of women on the business community.
Türkiye'nin ticaret merkezi İstanbul'da, 50 cm kalınlığındaki kar iş hayatını felç etti.In Istanbul, Turkey's financial centre, 50cm of snow brought business to a halt.
1992`de inşaat ve taahhüt işleri yapan aile şirketinde iş hayatına başladı.He started working in his family's construction company in 1992.
İş hayatıHis business life
1988 yılında ilk motorunu alarak iş hayatına ilk adımını attı.B.Bayburtlu took his first step into business life by buying his first engine in 1988.
İş hayatının ilk yıllarında bir dizi bölüm kitabı bastı.In the early years of business, he printed a series of chapbooks.
İş HayâtıCareer
İş hayatında kadınlarWomen in Business
İskender, Oxford'dan mezun olduktan sonra iş hayatına McKinsey & Company'de başladı.After graduating from Oxford, Iskander began her career as an associate at McKinsey and Co.
Enstitüden mezun olduktan sonra iş hayatına atıldı.After graduating from the institute, he started his business life.
İş hayatından emekli olan Jones, siyasete yöneldi.Having retired from business, Jones turned to politics.
İş hayatı çeşitlilik arz eder.Leistung braucht Vielfalt.
Bu arada eğitimini tamamlayıp iş hayatına atıldı.Anschließend kehrte er in seinen Beruf zurück und beendete die Ausbildung.
Dünyada ve iş hayatında giderek önem kazanmaktadır.Auf jeden Fall hat es große Bedeutung im Bereich Beruf und Beschäftigung.
1926'da iş hayatında siyaseti bırakarak ayrıldı.1926 schied er aus dem Berufsleben aus.
Paris, Fransa'da iş hayatına başladı.À Paris, le Club français débute ses activités.
Çocuklarla uğraşmanın iş hayatından daha zor olduğuna inanıyor.Il se plaint que c'est plus difficile pour un garçon.
İkili iş hayatına öncelikle posta ile kahve satışı yaparak başladı.Deux types de cartes postales sont d'abord mis en vente dans les bureaux de poste.
Sonra iş hayatına atıldı ve ticaretle uğraştı.Il quitta ensuite son poste et travailla dans le commerce.
Hem iş hayatında, hem de günlük giyimde alttan düğmeli yakalar yeniden kullanılmaya başlandı.Cependant, à l'exception du cou et de la tête, les mêmes costumes furent réutilisés.
Bütün iş hayatı boyunca, Birleşmiş Milletler'in değişik branşlarında çalıştı.Durante toda su historia, Synergos ha actuado en estrecha colaboración con las Naciones Unidas.
İş hayatında kuyumculuk ve sigortacılık yaparak faaliyet göstermişti.En ella desempeñó funciones en el área de seguros y anticorrupción.
Sonra iş hayatına atıldı ve ticaretle uğraştı.Luego se retiró del servicio y se dedicó al comercio.
Tahsil hayatından sonra siyaset ve iş hayatına atıldı.Se retiró de la vida activa de los negocios y políticas.
1866'da siyasetten emekliye ayrıldı, iş hayatına başladı ve felaket sonuçlarla karşılaştı.Nel 1866 decise di ritirarsi dalla vita politica e di darsi agli affari con risultati non molto positivi.