iğneler ile cümle

iğneler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Kimin iğneler bunlar?" "Onlar Nadya'ya ait.""Whose needles are these?" "They are Nadya's."
Kaktüslerin neden iğneleri olduğunu biliyor musunuz?Do you know why cactus have needles?
İğnelerden hoşlanmamI don't like needles.
İğnelerden nefret ediyorum.I hate needles.
Onlar uyuşturucu kullanıcılarına ücretsiz şırıngalar ve iğneler dağıtmaya başlayacak.They will begin distributing free syringes and needles to drug users.
Ben bir yastık yapacağım ve onu köknar iğneleri ile dolduracağım.I'm going to make a cushion and fill it with fir needles.
Akupunktur iğneleriyle dolaylı olarak kullanabilir veya hastanın cildine yakılabilmektedir.They can use it indirectly, with acupuncture needles, or burn it on the patient's skin.
Onun dizilerinden biri iki motor arasındaki sırt iğnelerine eklemlenmiştir.One of its arrays is mounted in the dorsal sting between the two engines.
Ve yanımda bir santrifüj makinası, kuru buz, iğneler ve tüpler götürdüm.And I took out a centrifuge and dry ice and needles and tubes.
Acıyı sevmem, iğnelerle işim olmaz.I don't like pain. I don't do needles.
Çam iğnelerini unutmayın.Don't forget your pine needle.
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin.And you could stuff pins in them.
İğneleri paylaşıyoruz çünkü hapse girmek istemiyoruz."We share needles because we don't want to go to jail."
İçinde çelik iğneler var.I have steel pins in it.
Her metresinde yemli iğneler bulunan 80 kilometreyi aşan uzun misinalarla avlanıyoruz.We kill using long lines, with baited hooks every few feet that may stretch for 50 miles or more.
HIV; dövme, vücut delme veya enjeksiyonlarda kullanılan kontamine iğneler yoluyla bulaşabilir.HIV may be transmitted through contaminated needles used in tattooing, body piercing, or injections.
Erkeklerin anatomisi dişilere benzer, ancak iğneleri yoktur.Drones (males) are similar to females, but lack stingers.
Meyveden çıkan trikomlar gibi küçük iğneler deriye yırtılabilir ve hafif acıya neden olabilir.Small needle like trichomes from the fruit can break off into skin, causing minor agitation.
Yaprakları veya iğneleri ısırmak için keskin ceratopsian gagasını kullanırdı.It would have used its sharp ceratopsian beak to bite off the leaves or needles.
İğnelerle kaplı bedeninden yanlara doğru 9 çift kadar farklı boylarda çıkıntı uzanır.Se dice que puede saltar sobre sus enemigos desde nueve direcciones distintas.
İğnelerden korkarım.Ho paura delle iniezioni.
Bedenin her yerine iğneler batıyormuş gibi korkunç acılar çeker.Pare che soffra tremendamente il solletico su tutto il corpo.
Dikenli kamçıları ve büyüyen zehirli iğneleri ile saldırır.Presenta ferite di arma da taglio e tracce di sostanze tossiche.
İğnelerin sapında da genellikle bir halka bulunur.Inoltre nei maschi è quasi sempre presente un osso penico.
Büyüme hormonu iğneleri bu tanı dışında kesinlikle kullanılmamalıdır.سوف تكون ذرة الهيدروجين هي الوحيدة في الاعتبار هنا إلا في حالة الاستثناء .
Parakete 24 saate bir denizden çekilerek yakalanan balıklar alınır ve iğnelerine yeniden yem takılır.Demolhar o peixe seco durante 24 horas e cortá-lo em pequenos pedaços.
Aralarında çıkan kavgayı Şerif Rance yatıştırır ve Sid'in ceketinin göğsüne iki maçakızı kardı iğneler.O Xerife Jack Rance acalma a briga e retira duas cartas do paletó de Sid, como um sinal de trapaça.
Bu insanların, enjekte ilaçlar veya iğneler ile ilgili riski daha yüksek değildir.Deze mensen lopen echter geen verhoogd risico op anafylaxie veroorzaakt door injecties of steken.
Parakete 24 saate bir denizden çekilerek yakalanan balıklar alınır ve iğnelerine yeniden yem takılır.40 dni rybami przynoszonymi w dziobie, trzymając je w poprzek.
Aralarında çıkan kavgayı Şerif Rance yatıştırır ve Sid'in ceketinin göğsüne iki maçakızı kardı iğneler.Szeryf Jack Rance uspokaja wszystkich i szpilką przypina dwie karty do kurtki Sid'a jako znak oszusta.
Bunlardan en dramatik görüşlü olanı adanın güneyinde bulunan "Needles" (İğneler)" adı verilen yerlerdir.Найвірогідніше, це те саме місце, яке в інших написах називається Сакха'.
Bedenin her yerine iğneler batıyormuş gibi korkunç acılar çeker.Mám takovou horečku, že se mi na celém těle udělala vyrážka.
Bu insanların, enjekte ilaçlar veya iğneler ile ilgili riski daha yüksek değildir.Riscul nu este mai crescut în cazul medicamentelor injectabile sau înțepăturilor.
İğneleri oldukça zehirlidir ve her iki türü de insan ölümlerine neden olmuştur.Matka oli äärimmäisen rasittava ja molemmat miehet kärsivät erilaisista trooppisista sairauksista.
Onun dizilerinden biri iki motor arasındaki sırt iğnelerine eklemlenmiştir.Δυο από τα κομμάτια περιείχαν στο υπόβαθρο υπόηχους.
Bu insanların, enjekte ilaçlar veya iğneler ile ilgili riski daha yüksek değildir.Orang-orang ini tidak memiliki risiko yang lebih besar terhadap obat injeksi ataupun sengatan.
İğneleri oldukça zehirlidir ve her iki türü de insan ölümlerine neden olmuştur.Sengatan genus ini sangat berbisa, dan kedua spesies telah menyebabkan korban jiwa manusia.
Kullanıcılar, daha sonra geri çekilmek üzere yerleri kaydetmek için haritadaki iğneleri bırakabilir.ユーザーは後で検索できるように、地図上にピンをドロップして場所を保存できる。
Bu insanların, enjekte ilaçlar veya iğneler ile ilgili riski daha yüksek değildir.但这些人对于注射用药物或针剌并无较高风险。
Kappa - Düğme Etsik - Tutsakların koyulduğu, tabanı iğnelerle kaplanmış kutu.מתקן לניגוב ידיים צץ רץ - קופסה עם פתח צר.
Bu insanların, enjekte ilaçlar veya iğneler ile ilgili riski daha yüksek değildir.При тези хора обаче няма по-висок риск от лекарства за инжектиране или ужилвания.
Bu insanların, enjekte ilaçlar veya iğneler ile ilgili riski daha yüksek değildir.Te osobe nemaju veći rizik od reakcije na lijekove u injekcijama ili ubode kukaca.
İsketet iğneleri, jelatinden bir kılıfla çevrilidir.Disk je okružen lancem.
İğnelerin de kaynatılması gerekiyordu.Odprli naj bi ji celo vratne žile.
Jüri üyeleri kocaman iğneleri olan eşek arılarına benzetilmişti.Znak ugleda so bili komati jazbečarji z vdelano jazbečevo kožo.
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin. Çünkü insanlar dikiş dikerlerdi ve bir iğnedenliğe ihtiyaç duyarlardı.As pessoas costumavam coser e precisavam de uma almofada de alfinetes.
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin.E ci potevi mettere gli spilli.
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin.En je kon er naalden in prikken.
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin.Et on pouvait piquer les épingles dedans.
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin.그 베개에는 핀을 꽂아둘 수 있었습니다.
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin.Sau đó có thể cắm kim ghim lên đấy.
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin.Şi puteai să pui acele în ele.
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin.Und man konnte Nadeln in sie hinstecken.
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin.Y podían ponerse alfileres en ellas.
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin.Και μπορούσες να μπήγεις σε αυτά τις καρφίτσες.
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin.И в тях можеше да се забиват карфици.
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin.И можно было воткнуть в них иголки.
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin.Й ви могли впорядковувати в них шпильки.
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin.ויכולתם לתקוע סיכות בהן
Böylece üstüne iğneleri takabilirdin.والتي توضع عليها الدبابيس
İlgili Sayfalar