içti ile cümle
içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.Kajti kruh brezbožnosti jedo in vino silovitosti pijo.
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.Kejahatan dan kekejaman adalah seperti makanan dan minuman bagi mereka
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.불의의 떡을 먹으며 강포의 술을 마심이니라
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.mangiano il pane dell'empietà e bevono il vino della violenza
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.Mert az istentelenségnek étkét eszik, és az erõszaktételnek borát iszszák.
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.Niin he syövät leipänään jumalattomuutta, juovat viininään väkivallan tekoja.
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.Porque comem o pão da impiedade, e bebem o vinho da violência.
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.Pretože jedia chlieb bezbožnosti a pijú víno ukrutností.
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.Proto že jedí chléb bezbožnosti, a víno loupeží pijí.
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.Pues comen pan de impiedad, y beben vino de violencia
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.Thi de æder Gudløsheds Brød og drikker Urettens Vin.
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.Vì chúng nó ăn bánh của sự gian ác, Và uống rượu của sự hung hăng.
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.Vì chúng_nó ăn bánh của sự gian_ác , Và uống rượu của sự hung_hăng .
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.Want het brood dat zij eten en de wijn die zij drinken, hebben zij niet eerlijk verkregen.
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.Επειδη τρωγουσιν αρτον ασεβειας και πινουσιν οινον δυναστειας.
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.ибо они едят хлеб беззакония и пьют вино хищения.
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.Понеже ядат хляб на нечестие, И пият вино на насилство.
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.כי לחמו לחם רשע ויין חמסים ישתו׃
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.لانهم يطعمون خبز الشر ويشربون خمر الظلم.
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.因 為 他 們 以 奸 惡 喫 餅 、 以 強 暴 喝 酒
Yedikleri ekmek kötülük, İçtikleri şarap zorbalık ürünüdür.因為 他 們以 奸惡喫餅 、 以 強暴 喝酒
Yiyecek, vücudu beslemek veya keyif almak için yediğin veya içtiğin maddelerin tümü.Comida.
Yiyecek, vücudu beslemek veya keyif almak için yediğin veya içtiğin maddelerin tümü.Hrana este orice substanță sau materie, mâncată sau băută cu scopul de a hrăni corpul, sau pentru plăcere.
Yiyecek, vücudu beslemek veya keyif almak için yediğin veya içtiğin maddelerin tümü.Jídlo je jakákoliv látka či materiál, sněden či vypit, aby poskytl nutriční hodnotu pro tělo či pro potěšení.
Yiyecek, vücudu beslemek veya keyif almak için yediğin veya içtiğin maddelerin tümü.または楽しむものだ。通常は必須の栄養を含んだ植物 あるいは動物由来のものだ。例えば、
yolundan döndün; sana yiyip içme dediği yerde yiyip içtin, cesedin atalarının mezarlığına gömülmeyecek.› ››돌아와서 여호와가 너더러 떡도 먹지 말고 물도 마시지 말라 한 곳에서 떡을 먹고 물을 마셨으니 네 시체가 네 열조의 묘실에 들어가지 못하리라 하셨느니라 하니라
yolundan döndün; sana yiyip içme dediği yerde yiyip içtin, cesedin atalarının mezarlığına gömülmeyecek.› ››nhưng đã trở lại ăn bánh uống nước tại đó, thì xác chết ngươi sẽ chẳng được chôn trong mồ mả của tổ phụ ngươi.
yolundan döndün; sana yiyip içme dediği yerde yiyip içtin, cesedin atalarının mezarlığına gömülmeyecek.› ››ותשב ותאכל לחם ותשת מים במקום אשר דבר אליך אל תאכל לחם ואל תשת מים לא תבוא נבלתך אל קבר אבתיך׃
yolundan döndün; sana yiyip içme dediği yerde yiyip içtin, cesedin atalarının mezarlığına gömülmeyecek.› ››فرجعت وأكلت خبزا وشربت ماء في الموضع الذي قال لك لا تأكل فيه خبزا ولا تشرب ماء لا تدخل جثتك قبر آبائك.
yolundan döndün; sana yiyip içme dediği yerde yiyip içtin, cesedin atalarının mezarlığına gömülmeyecek.› ››反 倒 回 來 、 在 耶 和 華 禁 止 你 喫 飯 喝 水 的 地 方 、 喫 了 喝 了 . 因 此 你 的 屍 身 不 得 入 你 列 祖 的 墳 墓
yolundan döndün; sana yiyip içme dediği yerde yiyip içtin, cesedin atalarının mezarlığına gömülmeyecek.› ››反倒 回來 、 在 耶和華 禁止 你 喫飯 喝 水 的 地方 、 喫 了 喝 了 . 因此 你 的 屍身 不得入 你 列祖 的 墳墓
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Ak som bola unavená, dala som si viac káv.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Als ik moe was dan dronk ik meer espresso's.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Dacă eram obosită, beam mai multe espresso-uri.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Exigi mais dele do que ele tinha para me dar. Se estava cansada, bebia mais cafés.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Ha fáradt voltam, több kávét ittam.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Jeśli byłam zmęczona, piłam więcej kawy z ekspresu.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Jika aku lelah, aku minum espresso.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.만약 제가 피곤하면 저는 에스프레소 커피를 더 마셨습니다.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Nếu mệt thì tôi uống nhiều cafe espresso.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Om jag var trött drack jag mer espresso.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Pokud jsem byla unavená, pila jsem více kávy.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Se ero stanca, bevevo altri caffè.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Si estaba cansada, tomaba más cafés expresos.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Si j"étais fatiguée, je buvais plus d'expressos.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Wenn ich müde war, trank ich mehr Espresso.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Αν ήμουν κουρασμένη, έπινα περισσότερους καφέδες.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Ако бях уморена, пиех повече еспресо.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Если я выматывалась, я выпивала больше кофе.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.Коли я була стомлена, я випивала більше кави.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.אם הייתי עייפה, הייתי שותה עוד אספרסו.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.إذا كنت متعبة، أشرب المزيد من الإسبريسو.
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.如果我累佐,我就飲咖啡。
Yorgunsam, daha çok espresso içtim.怖いときには もっと危険な 場所へ足を運びました
Yüksek sesle bağırarak, borazan ve boru çalarak RABbin önünde ant içtiler.A prisahali Hospodinovi veľkým hlasom a radostným krikom trúbiac na trúby a na poľnice.
Yüksek sesle bağırarak, borazan ve boru çalarak RABbin önünde ant içtiler.Au jurat credinţă Domnului, cu glas tare, cu strigăte de bucurie, şi cu sunet de trîmbiţe şi de buciume;
Yüksek sesle bağırarak, borazan ve boru çalarak RABbin önünde ant içtiler.Chúng cất tiếng lớn mà thề cùng Ðức Giê-hô-va, reo mừng, thổi kèn, thổi còi.
Yüksek sesle bağırarak, borazan ve boru çalarak RABbin önünde ant içtiler.Chúng cất_tiếng lớn mà thề cùng Ðức_Giê - hô-va , reo mừng , thổi kèn , thổi còi .
Yüksek sesle bağırarak, borazan ve boru çalarak RABbin önünde ant içtiler.Det tilsvor de HERREN med høj Røst under Jubel og til Trompeters og Horns Klang,
Yüksek sesle bağırarak, borazan ve boru çalarak RABbin önünde ant içtiler.E prestaram juramento ao Senhor em alta voz, com júbilo, ao som de trombetas e buzinas.
İlgili Sayfalar