içti ile cümle
içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Hodně se pak ještě pilo a celý den skončil s předsevzetím, že vrátíme kníru zašlou slávu.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.그러고 나서 맥주를 진탕 마시고
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Még sok sör elfogyott, majd a napot azzal a kihívással zártuk, hogy visszahozzuk a bajuszt.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Poi ci furono molte altre birre e la giornata finì con la sfida di far tornare di moda i baffi.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.(Risos) Logo houve muitas mais cervejas, e o dia acabou com o desafio de trazer o bigode de volta.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Så derefter var der mange flere øl, og så sluttede dagen med en udfordring om at bringe overskægget tilbage.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Samozrejme, pilo sa ďalej a ten deň sme ukončili s tým, že vrátime fúzy opäť do módy.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Vervolgens veel meer biertjes, en op het einde van de dag was de uitdaging: breng de snor terug.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Wypiliśmy jeszcze wiele piw i zakończyliśmy dzień rzucając wyzwanie, by przywrócić wąsy.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Μετά ήπιαμε πολλές ακόμα μπύρες και η ημέρα έκλεισε με την πρόκληση να επαναφέρουμε το μουστάκι.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Було випито набагато більше пива, а потім день закінчився проектом повернення вусів.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Мы выпили ещё немало пива, и день закончился тем, что мы возложили на себя задачу вернуть в моду усы.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Пихме още много бира и денят свърши с предизвикателството да върна модата на мустаците.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.מדוע הם לא עשו קמבאק?
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.بعدها شربت الكثير من البيرة ، وانتهى اليوم
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.口ひげの復活に挑む決意をしたのです (笑)
Soyduğu çubukları koyunların önüne, su içtikleri yalaklara koydu. Koyunlar su içmeye gelince çiftleşiyorlardı.그 껍질 벗긴 가지를 양떼가 와서 먹는 개천의 물구유에 세워 양떼에 향하게 하매 그 떼가 물을 먹으러 올 때에 새끼를 배니
Soyduğu çubukları koyunların önüne, su içtikleri yalaklara koydu. Koyunlar su içmeye gelince çiftleşiyorlardı.ויצג את המקלות אשר פצל ברהטים בשקתות המים אשר תבאן הצאן לשתות לנכח הצאן ויחמנה בבאן לשתות׃
Soyduğu çubukları koyunların önüne, su içtikleri yalaklara koydu. Koyunlar su içmeye gelince çiftleşiyorlardı.將 剝 了 皮 的 枝 子 、 對 著 羊 群 插 在 飲 羊 的 水 溝 裡 、 和 水 槽 裡 、 羊 來 喝 的 時 候 牝 牡 配 合
Soyduğu çubukları koyunların önüne, su içtikleri yalaklara koydu. Koyunlar su içmeye gelince çiftleşiyorlardı.將剝 了 皮的 枝子 、 對著 羊群 插在 飲羊 的 水溝裡 、 和 水槽裡 、 羊來 喝 的 時候 牝牡 配合
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?A kterým zapřisáhl, že nevejdou do odpočinutí jeho? Však těm, kteříž byli neposlušní.
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?A ktorýmže prisahal, že nevojdú do jeho odpočinku, ak nie tým, ktorí neposlúchali?
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?A którymże przysiągł, że nie mieli wnijść do odpocznienia jego? Azaż nie tym, którzy byli nieposłusznymi?
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?E a chi giurò che non sarebbero entrati nel suo riposo, se non a quelli che non avevano creduto
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?E a quem jurou que não entrariam no seu descanso, senão aos que foram desobedientes?
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?Et à qui jura-t-il qu`ils n`entreraient pas dans son repos, sinon à ceux qui avaient désobéi?
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?Ja keille hän vannoi, etteivät he pääse hänen lepoonsa? Eikö tottelemattomille?
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?Kiknek esküdött pedig meg, hogy nem mennek be az õ nyugodalmába, hanemha az engedetleneknek?
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?또 하나님이 누구에게 맹세하사 그의 안식에 들어오지 못하리라 하셨느뇨 곧 순종치 아니하던 자에게가 아니냐
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?Og om hvem var det han svor at de ikke skulde komme inn til hans hvile, uten om dem som ikke hadde villet tro?
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?Og over for hvem tilsvor han, at de ikke skulde gå ind til hans Hvile, uden dem, som vare blevne genstridige?
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?Şi cui S'a jurat El că n'au să intre în odihna Lui? Nu S'a jurat oare celorce nu ascultaseră?
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?Welchen schwur er aber, daß sie nicht zur Ruhe kommen sollten, wenn nicht den Ungläubigen?
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?¿Y a quiénes juró que no entrarían en su reposo, sino a aquellos que no obedecieron
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?Προς τινας δε ωμοσεν οτι δεν θελουσιν εισελθει εις την καταπαυσιν αυτου, ειμη προς τους απειθησαντας;
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?Защото, ако Исус Навиев беше им дал почивка, Бог не би говорил след това за друг ден.
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?Кому ж Він кляв ся, що не ввійдуть у впокій Його, коли не неслухняним?
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?Против кого же клялся, что не войдут в покой Его, как не против непокорных?
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?ולמי נשבע לבלתי בא אל מנוחתו אם לא לסוררים׃
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?ولمن اقسم لن يدخوا راحته الا للذين لم يطيعوا.
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?又 向 誰 起 誓 、 不 容 他 們 進 入 他 的 安 息 呢 . 豈 不 是 向 那 些 不 信 從 的 人 麼
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?又 向 誰 起誓 、 不 容 他 們進 入 他 的 安息 呢 . 豈 不 是 向 那些 不信從 的 人麼
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Air minum dan kayu api harus kami beli
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.A nossa água por dinheiro a bebemos, por preço vem a nossa lenha.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Apa noastră o bem pe bani, şi lemnele noastre trebuie să le plătim.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Chúng tôi uống nước phải trả tiền, Phải mua mới có củi.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Chúng_tôi uống nước phải trả tiền , Phải mua mới có củi .
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.우리가 은을 주고 물을 마시며 값을 주고 섶을 얻으오며
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.L'acqua nostra beviamo per denaro, la nostra legna si acquista a pagamento
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Nous buvons notre eau à prix d`argent, Nous payons notre bois.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Nuestra agua bebemos por dinero; nuestra leña nos viene por precio
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Oman juomavetemme me ostamme rahalla; omat puumme saamme, jos maksamme hinnan.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Svoju vodu pijeme za peniaze; naše drevo prichádza za plat.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Unser Wasser müssen wir um Geld trinken; unser Holz muß man bezahlt bringen lassen.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Vattnet som tillhör oss få vi dricka allenast för penningar; vår egen ved måste vi betala.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Vi må kjøpe det vann vi drikker, vår ved må vi betale.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Vizünket pénzért iszszuk, tûzifánkat áron kapjuk.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Vode svoje pijemo za denar, drva svoja dobivamo za plačilo.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Vody své za peníze pijeme, dříví naše za záplatu přichází.
Suyumuzu parayla içtik, Odunumuzu parayla almak zorunda kaldık.Vort Drikkevand må vi købe, betale må vi vort Brænde.
İlgili Sayfalar