içti ile cümle

içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Üstelik hiç kimse eski şarabı içtikten sonra yenisini istemez. ‹Eskisi güzel› der.››No man having drunk old wine immediately desires new, for he says, 'The old is better.'"
Öfkelendiğimde ant içtiğim gibi, Onlar huzur diyarıma asla girmeyecekler.› ››as I swore in my wrath, 'They will not enter into my rest.'"
Sözünü dinlemeyenler dışında kendi huzur diyarına kimlerin girmeyeceğine ant içti?To whom did he swear that they wouldn't enter into his rest, but to those who were disobedient?
RAB ant içti, kararından dönmez: ‹‹Melkisedek düzeni uyarınca Sonsuza dek kâhinsin sen!›› dedi.The LORD hath sworn, and will not repent, Thou art a priest for ever after the order of Melchizedek.
İçlerinden pek azı hariç, hepsi ondan içtiler.And but for a few they all drank of its water.
Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor."He eats as you do, and drinks as you drink.
İçtiğiniz suya baktınız mı?Consider the water that you drink.
Küçük bir kısmı hariç (hepsi sudan) içti.And but for a few they all drank of its water.
Üstelik 'içtikçe susayan hasta develerin' içişi gibi içeceksiniz.Lapping it up like female camels raging of thirst with disease."
Allah'ın kullarının kendisinden içtikleri bir kaynak; onu fışkırttıkça fışkırtıp akıtırlar.From a spring of which the votaries of God will drink and make it flow in abundance.
Onlardan pek azı hariç, sudan içtiler.The only exception will be those who scoop up a palmful of water with their hands."
Söyleyin; içtiğiniz suyu buluttan indirenler sizler misiniz yoksa onu Biz mi indiririz?Consider the water that you drink.
Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.Blended with the water of Tasnim, (heights ultimate of evolution),
Irmağa gelince hemen hepsi içti, içlerinden pek azı içmedi.And but for a few they all drank of its water.
Onlar, Allah'a kesin olarak ant içtiler de Allah dediler, ölen kişiyi tekrar diriltmez.They swear emphatically in the name of God that God will not raise the dead.
Görmez misiniz içtiğiniz suyu?Consider the water that you drink.
Bunun ardından, pek azı müstesna olmak üzere ondan içtiler.And but for a few they all drank of its water.
Yeminlerinin olanca gücüyle Allah'a ant içtiler ki, sen onlara emredersen mutlaka savaşa çıkacaklar.They swear solemnly by God: "If you command us we shall go forth."
İçlerinden pek azı müstesna hepsi ırmaktan içtiler.And but for a few they all drank of its water.
Onlar: "Allah ölen bir kimseyi diriltmez" diye olanca güçleriyle Allah'a and içtiler.They swear emphatically in the name of God that God will not raise the dead.
Ya içtiğiniz suya ne dersiniz?Consider the water that you drink.
(Bu,) Allah'ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.From a spring of which the votaries of God will drink and make it flow in abundance.
Derken içlerinden pek azı hariç, hepsi de varır varmaz ondan içtiler.And but for a few they all drank of its water.
Derken onların pek azı hariç, varır varmaz ondan içtiler.The only exception will be those who scoop up a palmful of water with their hands."
Peki içtiğiniz suya ne dersiniz?Consider the water that you drink.
Pek azı dışında hepsi ondan içti.And but for a few they all drank of its water.
Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor."He eats as you do, and drinks as you drink.
ALLAH'ın kullarının taşıra taşıra içtikleri bir kaynak...From a spring of which the votaries of God will drink and make it flow in abundance.
Ki o, (Tanrı'ya) yakın olanların içtiği bir pınardır.A fountain from which only they who are honoured drink.
19) Bir veya birden fazla içtiysen cinsel tacizi bildirme.19) Do not report sexual harassment if you have been drinking a beer or more.
BH'nin yeni cumhurbaşkanlığı üyeleri ant içtiNew BiH presidency members sworn in
Veriler, Arnavutluk vatandaşlarının yaklaşık %40'ının düzenli olarak sigara içtiğini ileri sürüyor.The data suggests about 40% of Albanian citizens smoke regularly.
Yunan cumhurbaşkanı ikinci dönem için ant içtiGreek president sworn-in for second term
Ramazan boyunca saygıdan ötürü hiçbir Yahudi ailesinin yediğini veya içtiğini göremezdiniz.You would not see any of the Jewish families eat or drink during Ramadan, out of respect.
Yunan eczacılar acı ilacı içtiGreek pharmacists swallow bitter pill
Sendikalar ve muhalefetteki Sosyalistler bu yöndeki bir harekete karşı mücadele andı içtiler.Trade unions and the opposition Socialists have vowed to fight such a move.
Hırvatistan'da her dört yetişkinden biri sigara içtiği için, duyuru protestolarla karşılandı.Because every fourth adult in Croatia is a smoker, the announcement has sparked protests.
Törende meclis üyeleri ve belediye başkanı göreve ant içtiler.Municipal advisers and the mayor took their oaths of office.
Araştırmalar, Makedon nüfusunu üçte birinin günde bir paket sigara içtiğini gösteriyor.Studies show that one-third of the Macedonian population smokes a pack a day.
Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov 12 Mayıs Salı günü ant içti. [Tomislav Georgiev]Macedonian President Gjorge Ivanov was sworn in on Tuesday (May 12th). [Tomislav Georgiev]
Yeni hükümet geçen hafta and içti. [Getty Images]The new government was sworn in last week. [Getty Images]
Arnavutluk'un yeni cumhurbaşkanı ant içtiNew Albanian president sworn in
Bamir Topi 24 Temmuz Salı günü Arnavutluk cumhurbaşkanlığı için ant içti.Bamir Topi was sworn in as president of Albania on Tuesday (July 24th).
İçtihat’ta yayımlanan şiirleri sayesinde şair olarak kendisini kabul ettirmeyi başardı.Thanks to his poems published in içtihad, he managed to get himself accepted as a poet.
Kitabı resmen içtim ve diğerine tamamen hazırım.Some of it is downright tedious. At no point does the book get your pulse racing.
[1] Buna rağmen, Boucher'deki federal dava, içtihat hukuku olarak etkili olabilir.In this case, a man's laptop was inspected by customs agents and child pornography was discovered.
Güçlü ve zayıf copyleft'in somut etkisi ise henüz mahkemelerde içtihata dönüşmüş değildir. [1]The concrete effect of strong vs. weak copyleft has yet to be tested in court.[35]
Bazı rehineler kendi idrarlarını içti.Some hostages drank their own urine.
Nüfusun çoğu ya Şafii ya da Hanefi[3] içtihat mezhebini, fıkhını takip eder.Most of the population follows either the Shafi'i or the Hanafi,[87] schools of jurisprudence, fiqh.
Yeni oluşturulan organizasyona Tatar Halk Merkezi ( Tatar İctimağí Üzäge ) adı verildi.The newly formed organization was named the Tatar Public Center (Tatar İctimağí Üzäge).
Etkiler, bir kişinin sigara içtiği yıl sayısına ve kişinin ne kadar sigara içtiğine bağlıdır.The effects depend on the number of years that a person smokes and on how much the person smokes.
Sokrates'in Ölümü (MÖ 399): İçindekileri bir şarap fıçısıymış gibi içti.The Death of Socrates (399 BC): He drank the contents as though it were a draught of wine.
Bazı içtihatlarıViews
Yarım şişe beyaz şarap içti ve yorulmadan dışarı çıktı.He drank a half bottle of white wine before getting tired and sneaking back out.[2]
İçerisinde içtiğimiz tekne ulaştı.The boat arrived in which we had (earlier) been drinking.
1919'da Budzińska-Tylicka, Polonya İçtimai Tıp Derneği'ne katıldı.In 1919, Budzińska-Tylicka joined the Polish Society for Social Medicine.
Nicaea, hiçbir şeyden şüphelenmeden pınardan içti.Nicaea, not suspecting a thing, drank from there.
Düzenli bir kilise müdavimi olmasına rağmen, York ayrıca çok içti ve kavga etmeye eğilimliydi.Despite being a regular churchgoer, York also drank heavily and was prone to fistfights.
İslam'da cinsiyet rolleri kutsal yazılara, kültürel geleneklere ve içtihatlara dayanmaktadır.Gender roles in Islam are based on scriptures, cultural traditions, and jurisprudence.
Sanırım grip olup o sigarayı içtikten hemen sonra yazdığımı hatırlıyorum.I seem to remember writing it just after I'd had the flu and I had that cigarette.
İlgili Sayfalar