içmeyi ile cümle
içmeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sen su içmeyi seversin.Du gillar att dricka vatten.
Sen su içmeyi seversin.Du trinkst lieber Wasser.
Sen su içmeyi seversin.Em thích uống nước cơ.
Sen su içmeyi seversin. E:[Su sesi]A ti te gusta beber agua.
Sen su içmeyi seversin. E:[Su sesi]Σου αρέσει το νερό.
Sen su içmeyi seversin.Gostas de água.
Sen su içmeyi seversin.Jij drinkt graag water.
Sen su içmeyi seversin.Kamu suka minum air.
Sen su içmeyi seversin.넌 물을 좋아하잖아
Sen su içmeyi seversin.Tebe chutí voda.
Sen su içmeyi seversin.Te vizet szeretsz inni.
Sen su içmeyi seversin.Tie iti place sa bei apa.
Sen su içmeyi seversin.Tu aimes boire de l'eau.
Sen su içmeyi seversin.Wolisz wodę.
Sen su içmeyi seversin.Тебе нравится пить воду.
Sen su içmeyi seversin.Ти любиш пити воду.
Sen su içmeyi seversin.Ти обичаш да пиеш вода.
Sen su içmeyi seversin.את אוהבת לשתות מים.
Sen su içmeyi seversin.أنتي تحبين شراب الماء.
Sen su içmeyi seversin.(水の音) ピュルルル
Severim içmeyi.Adoro beber
Seyis Sari, içki içmeyi çok severdi.Drängen Sari gillade att dricka.
Seyis Sari, içki içmeyi çok severdi.Karlen Sari kunne lide at drikke.
Seyis Sari, içki içmeyi çok severdi.Sari, el establero. Es cierto que empinaba el codo más de la cuenta.
Seyis Sari, içki içmeyi çok severdi.Sari, il fattore, aveva una grossa passione per i liquori.
Seyis Sari, içki içmeyi çok severdi.Sari, o moço da cavalariça, é claro que adorava um bom licor.
Seyis Sari, içki içmeyi çok severdi.Sari, stajenny, lubił wypić.
Seyis Sari, içki içmeyi çok severdi.Tallirenki Sarille maistui viina.
Seyis Sari, içki içmeyi çok severdi.Ο Σαρί, ο σταβλίτης, αγαπούσε πολύ το ποτό.
Seyis Sari, içki içmeyi çok severdi.Сари, конюх, очень любил выпить.
SW: Evet, bu doğru. Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?Cierto ¿pero a ti no te gusta beber cerveza, Einstein?
SW: Evet, bu doğru. Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?그렇지. 근데 넌 맥주를 안마시지 아인슈타인?
SW: Evet, bu doğru. Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?כן, נכון. אבל את לא אוהבת בירה, אינשטיין?
SW: Evet, bu doğru. Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?ستيفاني: نعم، هذا صحيح. ولكنك لا تحبين ان تشربي جعة، آينشتاين؟
SW: Evet, bu doğru. Ama sen bira içmeyi sevmezsin, Einstein?あなたは お水を飲むのよね?
SW: Tamam işte. Peki korsanlar ne içmeyi sever?잘했어. 해적들은 뭐 마시길 좋아하지?
SW: Tamam işte. Peki korsanlar ne içmeyi sever?Ya ves, ¿y a los piratas que les gusta tomar?
SW: Tamam işte. Peki korsanlar ne içmeyi sever?הנה, בבקשה. ומה שודדי ים אוהבים לשתות?
SW: Tamam işte. Peki korsanlar ne içmeyi sever?ستيفاني: ذلك صحيح. وماذا يحب ان يشرب القراصنة؟
SW: Tamam işte. Peki korsanlar ne içmeyi sever?ビール (ビア)
Tamam işte. Peki korsanlar ne içmeyi sever?A wiesz co piraci lubią pić?
Tamam işte. Peki korsanlar ne içmeyi sever?És mit szeretnek inni a kalózok?
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır.A jestli někdo má právo dát si panáka, je to právě oběť osudu.
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır.Älä ole naurettava, sis.
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır.Đừng vô lý, sis. Chúng tôi là nạn nhân của hoàn cảnh.
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır.En als iemand het recht heeft om zijn drank, Het is een slachtoffer van omstandigheden.
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır.És ha valaki joga van a saját alkoholos italok, ez az áldozat a körülmények.
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır.In če ima kdo pravico, da svoje pijače, to je žrtev okoliščin.
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır.Jangan konyol, sis. Kami adalah korban dari keadaan.
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır.Må ikke være latterligt, SIS.
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır.Nebuď smiešny, sis.
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır.Nie bądź śmieszny, sis.
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır.Non essere ridicolo, sis.
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır. - Öyle değil mi Kont?Et en tant que victimes, nous avons droit à l'alcool
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır. - Öyle değil mi Kont?Und wer das Opfer von Umständen ist, hat auch das Recht auf ein wenig Alkohol.
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır. - Öyle değil mi Kont?لا تكن سخيفا ، الأخت. نحن ضحايا ظرف من الظروف.
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır. - Öyle değil mi Kont?氏レインズフォードと同じ。
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır.Şi dacă cineva are dreptul de a lichior său, este o victima de circumstanţă.
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır.Var inte löjlig, sis. Vi är offer för omständigheter.
Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır.Να μην είναι γελοίο, το SIS.