içmeler ile cümle

içmeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Okul, kampüste öğrencilerin sigara içmelerine izin vermez.The school does not allow students to smoke on campus.
Polislerin görev başında içmelerine izin verilmez.The police aren't allowed to drink on duty.
Polis memurlarının görevdeyken içki içmelerine izin verilmemektedir.Policemen aren't permitted to drink on duty.
Onların her gün yiyip içmeleri gerek, değil mi?They need to eat and drink every day, don't they?
Ayrıca günde 80-200 litre su içmeleri ve suda yıkanmaları da gerekir.They need 80–200 litres of water a day and use even more for bathing.
"Kemerhisar İçmeleri"."Chido Dringirai".
Köylüler köydeki barda bir içki içmelerini teklif ederler.The villagers suggest drinking at the tavern.
İçmeleri ile meşhurdur.Has a reputation for drinking.
İlçe'nin girişinde şifalı içmeler vardır.Some still have original glazing.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.And it ignores the fact that, in the meanwhile, people still need to drink water.
İlçe'nin girişinde şifalı içmeler vardır.Sur la terrasse il y a de petites figurines de buveurs.
Köylüler köydeki barda bir içki içmelerini teklif ederler.Los pueblerinos sugieren beber en la taberna.
Vareg Muhafızları hakkında çok içmeleri ya da sarhoş olmaları hakkında sayısız hikâye vardır.Hay un sinfín de historias sobre las borracheras o las francachelas de la Guardia Varega.
"Kemerhisar İçmeleri".¿Están borrachas las botellas?"
Polis memurlarının görevdeyken içki içmelerine izin verilmemektedir.Gli agenti di polizia non sono autorizzati a bere alcolici mentre sono in servizio.
Bunun amacı taraftarların oyun öncesi ve sonrası alkol içmelerine engel olmak için yapılmıştır.Употребление алкоголя запрещено до и после соревнований.
Sonunda Hortkuluk'un bulurlar ancak onu alabilmek için bir iksiri içmeleri gerekir.И подождите минутку, подождите минутку; возможно, мы можем сейчас позволить себе стаканчик вина.
"Kemerhisar İçmeleri".Я куплю вам выпить».
Noot Seear, Heidi: İnsanların kanını içmeleri için onları Volturi vampirlerine taşıyan bir vampir.Noot Seear como Heidi, uma vampira que leva humanos para os Volturi se alimentarem.
Erişim tarihi: 15 Aralık 2009. ^ "Niğde, Kaplıca ve İçmeler".Duffel - Eerste maandag na 15 oktober: veemarkt, activiteiten.
1933'te, Graham'ın babası; Graham ve kardeşi Catherine'yi kusana kadar bira içmeleri için zorlamıştır.År 1933 tvingade Grahams far honom och hans syster Catherine att dricka så mycket öl att de spydde.
Erdemli'de içmeleriyle tanınan bir mahalledir.Hon blev frisk (med hjälp av eller trots) drycken.
"Kemerhisar İçmeleri".Kräftor Kräva Dessa Drycker!".
Ayrıca günde 80-200 litre su içmeleri ve suda yıkanmaları da gerekir.Potřebují denně 80-200 litrů vody a další využijí ke koupání.
Noot Seear, Heidi: İnsanların kanını içmeleri için onları Volturi vampirlerine taşıyan bir vampir.Heidi on vampyyri, joka kuljettaa ihmisiä Volturien luo syötäväksi.
1908 - New York Belediyesinin aldığı bir kararla, kadınların toplum içinde sigara içmeleri yasaklandı.1908 - Den såkaldte ”Sullivan Ordinance” forbyder kvinder at ryge i New York City, USA.
Sonunda Hortkuluk'un bulurlar ancak onu alabilmek için bir iksiri içmeleri gerekir.Den bitre smaken gjør at også hun må drikke litt vann.
"Kemerhisar İçmeleri"."Saya pikir saya akan meminum seteguk."
Ayrıca günde 80-200 litre su içmeleri ve suda yıkanmaları da gerekir.Mereka membutuhkan 80–200 liter air dalam satu hari.
Ünlü Küçük Fındık içmeleri bu mahallenin önemli gelir kaynaklarından biridir.酒造で有名な宮水はそうした伏流水の一つである。
"Kemerhisar İçmeleri".居酒屋を営む。
Köylüler köydeki barda bir içki içmelerini teklif ederler.마을 주민들은 선술집에서 술마실 것을 제안한다.
"Kemerhisar İçmeleri".술 마시는 따위."
"Kemerhisar İçmeleri".הם קונים לנו משקאות....".
İçmeleri ile meşhurdur.יכולת השתייה שלו הייתה ידועה.
Noot Seear, Heidi: İnsanların kanını içmeleri için onları Volturi vampirlerine taşıyan bir vampir.Noot Seear kot Heidi, vampirka, ki pripelje ljudi, ki jih bodo vampirji pojedli.
"Kemerhisar İçmeleri"."Joogem äädikat, härrased!".
Bay Woodruff'un amacı herkesin, her an, nerede olurlarsa olsun buz gibi Coca-Cola içmelerini sağlamaktı.Artık insanlar gerçek Coca-Cola'yı aldıklarından emin olabilirlerdi.
Bay Woodruff'un amacı herkesin, her an, nerede olurlarsa olsun buz gibi Coca-Cola içmelerini sağlamaktı.Artık insanlar gerçek tadı satın aldıklarını anlayabiliyorlardı.
Bay Woodruff'un amacı herkesin, her an, nerede olurlarsa olsun buz gibi Coca-Cola içmelerini sağlamaktı.Artık insanlar gerçek tadı satın aldıklarını anlayabiliyorlardı.
Bay Woodruff'un amacı herkesin, her an, nerede olurlarsa olsun buz gibi Coca-Cola içmelerini sağlamaktı.Artık şimdi insanlar aldıkları Coca-Cola' nın gerçek olup olmadığını kolaylıkla anlayabileceklerdi.
Bay Woodruff'un amacı herkesin, her an, nerede olurlarsa olsun buz gibi Coca-Cola içmelerini sağlamaktı.Eşi benzeri olmayan yeni şişenin ünü kısa sürede her yere yayıldı.
Bay Woodruff'un amacı herkesin, her an, nerede olurlarsa olsun buz gibi Coca-Cola içmelerini sağlamaktı.Şimdi gerçek bir şey elde ettiklerinden emindiler
Bay Woodruff'un amacı herkesin, her an, nerede olurlarsa olsun buz gibi Coca-Cola içmelerini sağlamaktı.Şimdi gerçek bir şey elde ettiklerinden emindiler.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.A ignoruje to fakt, že medzitým ľudia aj tak potrebujú piť vodu.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.Dabei bleibt unbeachtet, dass inzwischen die Menschen noch immer trinken müssen.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.Dan pengujian ini mengabaikan kenyataan bahwa orang tetap harus minum air.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.E ignora il fatto che, nel frattempo, la gente ha un bisogno continuo di bere acqua.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.E ignora o facto de que, entretanto, as pessoas precisam de beber água.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.És azt a tényt sem veszi figyelembe, hogy közben az embereknek ivóvízre van szükségük.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.Et cela ne tient pas compte du fait que, pendant tout ce temps, les gens ont besoin de boire de l'eau.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.또한 간과하는 사실은, 그때까지 사람들은 계속 물을 마셔야 한다는거죠.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.Nie jest również brane pod uwagę, że ludzie nadal potrzebują pitnej wody.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.Och det försummar det faktum att människor behöver dricka vatten under tiden.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.Ook negeert het het feit dat in de tussentijd mensen nog steeds water moeten drinken.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.Şi ignoră faptul că, între timp, oamenii trebuie să bea apă.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.Trong khi đó, có một thực tế là người ta vẫn cần uống nước.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.Y se ignora el hecho de que, mientras tanto, las personas tienen que beber agua.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.Και παραβλέπει το γεγονός πως, στο μεταξύ, οι άνθρωποι πρέπει να πίνουν νερό.
Ve bu arada insanların hala su içmeleri gerektiği gerçeğini göz ardı ediyor.А ещё нельзя игнорировать тот факт, что люди постоянно нуждаются в воде.
İlgili Sayfalar