içler ile cümle
içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İçlerine parçacık koyarsanız, minyatür hızlandırıcı ve elektron tabancası oluyorlar.ミニチュアの直線加速装置か電子銃のようなものだ ナノチューブの内部は非常に狭く
İki küçük t-- aslında bunu durdurayım ve içlerini doldurayım, çünkü zamanınızı harcamak istemiyorum.Dos es minúsculas--realmente me deja sólo pausa y relleno en porque no quiero perder el tiempo.
İki küçük t-- aslında bunu durdurayım ve içlerini doldurayım, çünkü zamanınızı harcamak istemiyorum.Dvě malá t... Víte co, já to zastavím a vyplním zbytek, abych neplýtval časem.
İki küçük t-- aslında bunu durdurayım ve içlerini doldurayım, çünkü zamanınızı harcamak istemiyorum.Dwa małe t -- pozwólcie, że na chwile przerwę i to wypełnię, żeby nie marnować Waszego czasu.
İki küçük t-- aslında bunu durdurayım ve içlerini doldurayım, çünkü zamanınızı harcamak istemiyorum.작은 소문자 t들을 -- 사실 이것을 잠시 멈추고 여기를 채우고싶은데 여러분의 시간을 낭비하고 싶지 않기 때문입니다
İki küçük t-- aslında bunu durdurayım ve içlerini doldurayım, çünkü zamanınızı harcamak istemiyorum.Две малки t. Всъщност ще поставя на пауза клипа и ще ги попълня, защото не искам да ви губя времето.
İki küçük t-- aslında bunu durdurayım ve içlerini doldurayım, çünkü zamanınızı harcamak istemiyorum.اثنين t صغيرة--بالفعل دعونى اتوقف واملأ هذه لأنى لا اريد ان اضيع الوقت
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Asta e varianta originală... e cea mai celebră dintre ele.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.C'est le plus connu des trucs de ce genre.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Das ist vorwärts - das hier ist die markanteste Stelle.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Đây là thứ nổi tiếng nhất trong tất cả.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Esta é a mais famosa de todas.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Ez előrefelé lejátszva -- ez a leghíresebb ezek közül.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Här är framlänges -- detta är det mest berömda exemplet av alla dessa.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Her er det forlæns -- dette er den mest berømte af dem alle sammen.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Hier is de voorwaartse versie - de bekendste van al deze gevallen.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.이게 일반재생입니다. - 이런 것들중에 가장 유명한 경우죠.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Oto jeden z najbardziej znanych przykładów.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Questa è la versione normale - questa è l'esempio più famoso.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Tässä se tulee etuperin -- tämä on näistä kaikkein suosituin.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Tohle je asi nejznámější příklad.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Toto je asi najznámejší prípad.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Tukaj je normalen posnetek - najbolj znan od vseh tovrstnih posnetkov.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Εδώ είναι η κανονική κατεύθυνση -- αυτό είναι το πιο διάσημο παράδειγμα από αυτά.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Това е оригиналът... най-известният от поредицата.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.Это самый известный отрывок.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.הנה ההרצה קדימה - זה הקטע הכי מפורסם מבין אלה.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.هذا هو التسجيل الاكثر شهرة.
İleriye doğru oynatılmış hali -- bu içlerinde en ünlüsü.とても有名な歌の通常再生です (音楽)
İnsanlar çatılarında minder içlerini kuruturlar ya da havalandırırlar.As pessoas secam ou arejam o enchimento dos colchões no telhado.
İnsanlar çatılarında minder içlerini kuruturlar ya da havalandırırlar.Az emberek a házuk tetején szárítják a matractölteléket.
İnsanlar çatılarında minder içlerini kuruturlar ya da havalandırırlar.Die Leute trocknen oder lüften ihre Matratzenfüllungen auf den Dächern.
İnsanlar çatılarında minder içlerini kuruturlar ya da havalandırırlar.이 곳 사람들은 매트리스 충진재를 지붕에 널어서 말립니다.
İnsanlar çatılarında minder içlerini kuruturlar ya da havalandırırlar.La gente seca o airea su relleno de colchón en sus techos.
İnsanlar çatılarında minder içlerini kuruturlar ya da havalandırırlar.Le persone asciugano o arieggiano l'imbottitura dei materassi sui tetti.
İnsanlar çatılarında minder içlerini kuruturlar ya da havalandırırlar.Les gens font sécher ou aèrent le rembourrage de leurs matelas sur leurs toits.
İnsanlar çatılarında minder içlerini kuruturlar ya da havalandırırlar.ludzie wykorzystują dachy, by suszyć i wietrzyć materace.
İnsanlar çatılarında minder içlerini kuruturlar ya da havalandırırlar.Mensen drogen of luchten hun matrasvulling op hun dak.
İnsanlar çatılarında minder içlerini kuruturlar ya da havalandırırlar.Mọi người phơi khô đệm trên mái nhà.
İnsanlar çatılarında minder içlerini kuruturlar ya da havalandırırlar.Oamenii își usucă sau își aerisesc umpluturile pentru saltele pe acoperiș.
İnsanlar çatılarında minder içlerini kuruturlar ya da havalandırırlar.Люди сушат матрасы на своих крышах.
İnsanlar çatılarında minder içlerini kuruturlar ya da havalandırırlar.Хората сушат или проветряват пълнежа на матраците си на покривите си.
İnsanlar çatılarında minder içlerini kuruturlar ya da havalandırırlar.אנשים מייבשים או מאווררים את מילוי המזרונים שלהם על הגגות.
İnsanlar çatılarında minder içlerini kuruturlar ya da havalandırırlar.فالناس يجففون أو يعرضون مراتبهم للهواء على سطوح منازلهم.
İnsanlar çatılarında minder içlerini kuruturlar ya da havalandırırlar.後方の緑色の建物を見て下さい
İslam, Orta Doğu ve Atlantik Okyanusu, Güney Avrupa ve Endonezya'ya kadar Asya'nın içlerine doğru yayılmış.Islam dominuje od Atlantyku przez Bliski Wschód, południową Europę i Azję, aż po Indonezję.
İster tropik iklim olsun, ister Amerika, Afrika,Asya Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.Elles vivent partout dans les tropiques, en Amérique, en Afrique, en Asie, en Australie, dans le Pacifique.
İster tropik iklim olsun, ister Amerika, Afrika,Asya Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.Nó sống khắp vùng nhiệt đới, châu Mỹ, châu Phi, châu Á, châu Úc và Thái Bình Dương.
İster tropik iklim olsun, ister Amerika, Afrika,Asya Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.Vive in tutti i tropici, nelle Americhe, in Africa, Asia, Australia, fino nel Pacifico.
İster tropik iklim olsun, ister Amerika, Afrika,Asya Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.Ζει στις τροπικές περιοχές, στην Αμερική, στην Αφρική, στην Ασία, στην Αυστραλία, στον Ειρηνικό.
İster tropik iklim olsun, ister Amerika, Afrika,Asya Avustralya, ve Pasifik'in içleri, her yerde yaşayabilir.Она обитает в тропиках, в Северной и Южной Америке, в Африке, Азии, Австралии, в тихоокеанском регионе.
Kadın: Benim için yüzleşmek gibiydi. İçlerinde bu kadar çok şey taşıyor olmaları beni şaşırtmadı.Byl to pro mě objev, ale ne překvapení, že toho v sobě mají tolik.
Kadın: Benim için yüzleşmek gibiydi. İçlerinde bu kadar çok şey taşıyor olmaları beni şaşırtmadı.Es war eine Offenbarung für mich, es wunderte mich nicht, dass so viel in ihnen steckte.
Karnataka'yı geçip Kerala içlerine gidiyorlar.Karnatakán keresztül Keralába jönnek.
Karnataka'yı geçip Kerala içlerine gidiyorlar.카르나타카를 지나서 케랄라에 도달합니다.
Karnataka'yı geçip Kerala içlerine gidiyorlar.Scendono attraverso Karnataka, nel Kerala.
Karnataka'yı geçip Kerala içlerine gidiyorlar.Они летят на юг через Карнатаку в Кералу.
Karnataka'yı geçip Kerala içlerine gidiyorlar.הן יורדות דרך קרנטקה, לתוך קרלה.
Karnataka'yı geçip Kerala içlerine gidiyorlar.يعبرون خلال كارناتاكا، إلى كيرلا.
Karnataka'yı geçip Kerala içlerine gidiyorlar.陸地はここで終わりです
İlgili Sayfalar