içler ile cümle

içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat buradaki sorun, arkadaşlarımın öldükten sonra içlerini doldurmama pek hevesli olmamaları.Problema e că prietenii mei nu se dau în vânt după ideea ca eu să-i împăiez. (Râsete)
Fakat buradaki sorun, arkadaşlarımın öldükten sonra içlerini doldurmama pek hevesli olmamaları.Również życie moich przyjaciół, chociaż oni nie są zbyt chętni żeby dać mi się wypchać. (Śmiech)
Fakat buradaki sorun, arkadaşlarımın öldükten sonra içlerini doldurmama pek hevesli olmamaları.Проблема в том, что мои друзья не очень хотят становиться набивными чучелами. (Смех)
Fakat buradaki sorun, arkadaşlarımın öldükten sonra içlerini doldurmama pek hevesli olmamaları.הבעיה עם זה היתה שהחברים לא כל כך התלהבו מהרעיון של לפחלץ אותם. (צחוק)
Fakat buradaki sorun, arkadaşlarımın öldükten sonra içlerini doldurmama pek hevesli olmamaları.مشكلة مع ذلك أن أصدقائي ليسوا حريصين جداً على فكرة تحنيطي لهم. (ضحك)
Fakat buradaki sorun, arkadaşlarımın öldükten sonra içlerini doldurmama pek hevesli olmamaları.剥製という方法が嫌なようです (笑) そこで私が注目したのはビデオです
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Bogapozabniki nosijo nadlogo, rode krivico, njih srce pripravlja prevaro.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Concebem a malícia, e dão � luz a iniqüidade, e o seu coração prepara enganos.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Concepisce malizia e genera sventura e nel suo seno alleva delusione
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Conciben afanes y dan a luz iniquidad; sus entrañas preparan el engaño
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››De undfanger ulykke og føder nød, og deres morsliv fostrer svik.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››El zămisleşte răul şi naşte răul: în sînul lui coace roade cari -l înşeală.```
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››He kantavat tuhoa ja synnyttävät turmiota, ja heidän kohtunsa valmistaa petosta.`"
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Het enige dat zij ter wereld brengen, is zonde en hun innerlijk brengt alleen bedrog voort."
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Họ thọ thai sự ác, bèn sanh ra điều hại tàn, Lòng họ sắm sẵn những chước gian.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Họ thọ_thai sự ác , bèn sanh ra_điều hại tàn , Lòng họ sắm sẵn những chước gian .
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Il conçoit le mal et il enfante le mal, Il mûrit dans son sein des fruits qui le trompent.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Itulah mereka yang merancangkan kejahatan dan melaksanakannya; tipu muslihat selalu terkandung dalam hatinya.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››그들은 악한 생각을 배고 불의를 낳으며 마음에 궤휼을 예비한다 하였느니라
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Kteřížto když počali ssužování, a porodili nepravost, hned břicho jejich strojí jinou lest.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Man går havande med olycka och föder fördärv; den livsfrukt man alstrar är ett sviket hopp.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Nyomorúságot fogan, álnokságot szül, és az õ méhök csalárdságot érlel.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Poczęli kłopot, a porodzili nieprawość; a żywot ich gotuje zdradę.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Sie gehen schwanger mit Unglück und gebären Mühsal, und ihr Schoß bringt Trug."
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››svangre med Kvide, føder de Uret, og deres Moderskød fostrer Svig!
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Tehotnejú trápením a rodia neprávosť, a ich lono pripravuje lesť.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Συλλαμβανουσι πονηριαν και γεννωσι ματαιοτητα, και η καρδια αυτων μηχαναται δολον.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Зачват зло, и раждат беззаконие, И сърцето им подготвя измама.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››Он зачал зло и родил ложь, и утроба его приготовляет обман.
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››הרה עמל וילד און ובטנם תכין מרמה׃
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››حبل شقاوة وولد اثما وبطنه أنشأ غشا
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››他 們 所 懷 的 是 毒 害 、 所 生 的 是 罪 孽 、 心 裡 所 豫 備 的 是 詭 詐
Fesada gebe kalıp kötülük doğururlar, İçleri yalan doludur.››他 們所懷 的 是 毒害 、 所生 的 是 罪孽 、 心裡所 豫備 的 是 詭詐
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.A pak, protože to jsou mláďata z mé sbírky, rozříznu je a podívám se dovnitř.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.Apoi, pentru că cei tineri sunt în colecţia mea, i-am secţionat şi m-am uitat înăuntru.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.E depois, porque os juvenis estão na minha coleção, eu corto-os ao meio... (Risos) e olho para o interior.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.E poi, siccome i giovani dinosauri sono nella mia collezione, li seziono e guardo all'interno.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.Et ensuite, parce les juvéniles sont dans ma collection, je les découpe et je regarde à l'intérieur.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.그리고 저는 어린 공룡들을 소장하고 있기 때문에 그 뼈들을 잘라서 열어 그 안을 보았습니다.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.Mivel a fiatalok az én gyűjteményemben vannak, kettévágtam őket és beléjük néztem.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.No i wtedy, jako że te młode są w moich zbiorach, rozciąłem je i zajrzałem do środka.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.Och sedan, eftersom de unga individerna finns i min samling, skär jag in i dem och tittar där inne.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.Omdat ik de jongen in mijn collectie had, zaagde ik ze open om ze binnenin te bekijken.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.Và sau đó, bởi vì những con thiếu niên ở trong bộ sưu tập của tôi, tôi cắt chúng ra và xem xét bên trong.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.Y como los juveniles están en mi colección, los abro y miro dentro.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.И тогава, защото имам млади динозаври в колекцията си, разрязвам костите им и гледам какво има вътре.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.Позже, поскольку в моей коллекции есть молодые особи, я вскрыл их... (Смех) и заглянул внутрь.
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.אז מכיוון שהצעירים הם באוסף שלי חתכתי אותם והסתכלתי בפנים
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.وبعد ذلك,ولأن الديناصورات اليافعة من ضمن مجموعتي. قصصتها ونظرت في الداخل
Genç bireyler benim koleksiyonumda olduğu için onlara kesik açtım ve içlerine baktım.切り開いて 中を見ました 子供の化石はスポンジとよく似ていて
Gördüğünüz gibi, ek boyutlar kendi içlerinin üzerine kapanıyor ve çok ilginç bir biçim, bir yapı örüyorlar.Ale ako vidíte, dimenzie navyše sa prekladajú a preplietajú do veľmi zaujímavého tvaru, zaujímavej štruktúry.
Gördüğünüz gibi, ek boyutlar kendi içlerinin üzerine kapanıyor ve çok ilginç bir biçim, bir yapı örüyorlar.보시는 바와 같이, 추가 차원들은 스스로를 향해 안으로 접혀있고 아주 흥미로운 형태와 구조로 얽혀있습니다.
Gördüğünüz gibi, ek boyutlar kendi içlerinin üzerine kapanıyor ve çok ilginç bir biçim, bir yapı örüyorlar.Mais comme vous pouvez le voir,
Gördüğünüz gibi, ek boyutlar kendi içlerinin üzerine kapanıyor ve çok ilginç bir biçim, bir yapı örüyorlar.Tady vidíte, že další dimenze jsou navzájem propletené a vytvářejí velmi zajímavý tvar se zvláštní strukturou.
Gördüğünüz gibi, ek boyutlar kendi içlerinin üzerine kapanıyor ve çok ilginç bir biçim, bir yapı örüyorlar.אבל כמו שאתם יכולים לראות, המימדים הנוספים מתקפלים לתוך ועל עצמם ומשתלבים בצורה מאוד מעניינית, מבנה מעניין.
Gördüğünüz gibi, ek boyutlar kendi içlerinin üzerine kapanıyor ve çok ilginç bir biçim, bir yapı örüyorlar.余剰次元たちはそれら自身で畳み込まれていて とても面白い形、興味深い構造で関連しあっています もし余剰次元がこのような姿をしているのならば
Haberdar çünkü, içlerine tamamen sızmış durumda.때문에 그들은 철저 하 게 침투 해.
Hayat, karaların içlerini keşfedebilmek için yüzünü döndü.A vida tornou-se dura de forma a que fosse possível aventurar-se mais para terra.
Hayat, karaların içlerini keşfedebilmek için yüzünü döndü.Az élet megerősödött, és képes volt meghódítani a szárazföldet.
Hayat, karaların içlerini keşfedebilmek için yüzünü döndü.Das Leben härtete sich ab, um ins Landesinnere vordringen zu können.
İlgili Sayfalar