içler ile cümle
içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dışarı çıkıp yakartop takımları bulduk, ve içlerine gizlice katıldık.Така че ние отидохме и открихме тези доджбол отбори и ги пробвахме.
Dışarı çıkıp yakartop takımları bulduk, ve içlerine gizlice katıldık.Тож ми знайшли команди гравців у вибивайла та відібрали декількох людей. І провели той самий експеримент.
Dışarı çıkıp yakartop takımları bulduk, ve içlerine gizlice katıldık.והסתננו אליהן. ועשינו בדיוק את אותו הדבר שעשינו קודם לכן.
Dışarı çıkıp yakartop takımları bulduk, ve içlerine gizlice katıldık.و اندمجنا معهم و فعلا نفس الشيء كما من ذي قبل
Dışarı çıkıp yakartop takımları bulduk, ve içlerine gizlice katıldık.そして また同じ実験をしてみました 半数のチームには自分のために使うお金を渡し
Dolayısıyla biz bunları kendi içlerinde gruplandırmaya başlıyoruz.뒤에 있는 풀이나 나무와는 전혀 비슷하게 생기지 않았습니다
Dünya içler acısı bir halde.A világ el van baszva.
Dünya içler acısı bir halde.De wereld is een zooitje.
Dünya içler acısı bir halde.Die Welt ist am Arsch.
Dünya içler acısı bir halde.Dunia ini sudah kacau balau.
Dünya içler acısı bir halde.El mundo está jodido.
Dünya içler acısı bir halde.Il mondo è fottuto.
Dünya içler acısı bir halde.이 세상은 엉망진창입니다.
Dünya içler acısı bir halde.Le monde est bousillé.
Dünya içler acısı bir halde.Lumea e terminată.
Dünya içler acısı bir halde.O mundo está tão lixado.
Dünya içler acısı bir halde.Svet je v prdeli.
Dünya içler acısı bir halde.Świat jest spieprzony.
Dünya içler acısı bir halde.Tenhle svět je v prdeli.
Dünya içler acısı bir halde.Thế giới này bị đảo lộn.
Dünya içler acısı bir halde.Ο κόσμος είναι χάλια.
Dünya içler acısı bir halde.Мир безнадёжен.
Dünya içler acısı bir halde.Светът е прецакан.
Dünya içler acısı bir halde.העולם דפוק לגמרי.
Dünya içler acısı bir halde.العالم في وضع مزري.
Dünya içler acısı bir halde.宜家個世界真系亂到阿媽都唔認得。
Dünya içler acısı bir halde.独裁者が世界を支配
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.9.11テロ後 アメリカは対処すべき
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Así está la situación: los países se están volviendo hacia dentro.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Asta este situatia actuala: ficare tara isi vede de problemele ei interne.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Ecco la situazione: i paesi si stanno voltando verso l'interno.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Hier ist die Situation: Die Länder wenden sich nach innen.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.이것이 현실 입니다: 각 나라들은 자국의 문제로 관심을 돌리고 있습니다.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Oto, jak wygląda sytuacja: kraje zamykają się.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Voici la situation: les pays deviennent protectionniste.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Ето каква е ситуацията: страните се обръщат навътре.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.Ситуация такова, что страны начинают сосредотачиваться на себе.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.זה המצב - מדינות פונות להתמודדות פנים -ארצית.
Durum şu ki ülkeler kendi içlerine kapanıyorlar.هذا هو الوضع: البلدان تنطوي إلى الداخل
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Ak jeme surové jedlo, nedokážeme riadne využiť túto energiu.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Als we rauw voedsel eten, kunnen we de energie niet echt vrijzetten.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Dacă mâncăm hrană crudă, nu putem elibera această energie.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Ha nyers ételt eszünk, akkor nem tudjuk teljesen felszabadítani az energiát.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Jeśli jedlibyśmy surową żywność nie moglibyśmy czerpać z niej dużo energii.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Jika kita makan makanan mentah, kita tidak akan dapat benar-benar mendapat energi.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.만약 생고기를 먹는다면, 우리는 힘이 나지 않을 것입니다.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Nếu ta ăn đồ sống, ta không thể giải phóng số năng lượng đó được.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Om vi äter otillagad mat kan vi inte frigöra energin ordentligt.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Se ci nutriamo di cibi crudi non riusciamo a rilasciare realmente energia.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Se comermos comida crua, não podemos libertar realmente a energia.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Si comemos alimentos crudos no podemos liberar realmente la energía.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Si nous mangeons de la nourriture crue, nous ne pouvons pas vraiment libérer l'énergie.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Wenn wir rohe Nahrung essen würden, könnten wir diese Energie nicht aufnehmen.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Εάν καταναλώσουμε ωμή τροφή δεν μπορούμε να απελευθερώσουμε αυτή την ενέργεια.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Ако се храним със сурова храна, не можем наистина да освобождаваме тази енергия.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Коли ми їмо сиру їжу, ми не можемо засвоювати всю енергію.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.Мы не можем использовать всю энергию сырой пищи.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.אם נאכל מזון לא מבושל, לא נוכל באמת לשחרר את האנרגיה.
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.إذا أكلنا الطعام الغير مطهي - النيء - لايمكننا أن نحرر طاقة كافية
Eğer çiğ besinler yersek içlerindeki enerjiyi tam olarak açığa çıkaramayız.あまりエネルギーにはなりません 私たちの先祖の発想から
İlgili Sayfalar