içler ile cümle
içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Büyük olasılıkla içlerinde bir erkek de göremezdiniz.Provavelmente é difícil ver aqui um homem tailandês.
Büyük olasılıkla içlerinde bir erkek de göremezdiniz.Și rareori vezi un bărbat tailandez acolo.
Büyük olasılıkla içlerinde bir erkek de göremezdiniz.Und Sie werden vermutlich kaum einen Thai Mann dort sehen.
Büyük olasılıkla içlerinde bir erkek de göremezdiniz.Widać moich rodaków.
Büyük olasılıkla içlerinde bir erkek de göremezdiniz.Y difícilmente encontráramos un hombre tailandés allí.
Büyük olasılıkla içlerinde bir erkek de göremezdiniz.И вы вряд ли найдете тайских мужчин там.
Büyük olasılıkla içlerinde bir erkek de göremezdiniz.ואתם יכולים להבחין שבקושי רואים שם גברים תאילנדים.
Büyük olasılıkla içlerinde bir erkek de göremezdiniz.وكما تلاحظون انتم لا ترون الرجال ابداً
Büyük olasılıkla içlerinde bir erkek de göremezdiniz.どこでも 女性 女性 女性...です
Bu yüzden süperiletkenler manyetik alanı da içlerinden atacaklardır ve bu akım dolaşması anlamına gelir.Een supergeleider zal het magnetische veld willen afstoten. Dat kan door stroom te doen circuleren.
Bu yüzden süperiletkenler manyetik alanı da içlerinden atacaklardır ve bu akım dolaşması anlamına gelir.그래서, 초전도체는 자기장을 내부로 부터 밀쳐내려 합니다, 그러기 위해 초전도체는 순환전류를 생성해냅니다.
Bu yüzden süperiletkenler manyetik alanı da içlerinden atacaklardır ve bu akım dolaşması anlamına gelir.Supravodič se bude snažit magnetické pole zevnitř vypudit a to má co do činění s vířivými proudy.
Bu yüzden süperiletkenler manyetik alanı da içlerinden atacaklardır ve bu akım dolaşması anlamına gelir.Tako bo superprevodnik poskušal izriniti magnetno polje iz notranjosti in sicer s pomočjo krožnih tokov.
Bu yüzden süperiletkenler manyetik alanı da içlerinden atacaklardır ve bu akım dolaşması anlamına gelir.Takže supravodič sa pokúsi vylúčiť magnetické pole z vnútra a má možnosť to urobiť cirkulujúcimi prúdmi.
Bu yüzden süperiletkenler manyetik alanı da içlerinden atacaklardır ve bu akım dolaşması anlamına gelir.Usiłują wyprzeć pole od wewnątrz, co jest możliwe dzięki wykorzystaniu prądów wirowych.
Bu yüzden süperiletkenler manyetik alanı da içlerinden atacaklardır ve bu akım dolaşması anlamına gelir.לכן מוליך-העל ינסה להוציא ולהרחיק את השדה המגנטי מתוכו, והוא יכול לעשות זאת על ידי זרמים מעגליים.
Bu yüzden süperiletkenler manyetik alanı da içlerinden atacaklardır ve bu akım dolaşması anlamına gelir.内部から磁界を排除しようとします このように二つの現象の組み合わせである
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.(77:18) искушали Бога в сердце своем, требуя пищи по душе своей,
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.A pokoušeli Boha silného v srdci svém, žádajíce pokrmu podlé líbosti své.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.A pokúšali silného Boha vo svojom srdci žiadajúc pokrm, po chuti svojej duše;
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Au ispitit pe Dumnezeu în inima lor, cerînd mîncare după poftele lor.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.De frestade Gud i sina hjärtan, i det de begärde mat för sin lystnad.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.de fristede Gud i Hjertet og krævede Mad til at stille Sulten,
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.És megkísérték Istent az õ szívökben, enni valót kérvén az õ kivánságuk szerint.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.E tentaram a Deus nos seus corações, pedindo comida segundo o seu apetite.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.He kiusasivat Jumalaa sydämessänsä, vaatien ruokaa himonsa tyydyttämiseksi.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.I kusili Boga w sercu swem, żądając pokarmu według lubości swojej.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Ils tentèrent Dieu dans leur coeur, En demandant de la nourriture selon leur désir.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.In izkušajoč Boga mogočnega v srcu svojem, so zahtevali jed po svojega srca želji.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.저희가 저희 탐욕대로 식물을 구하여 그 심중에 하나님을 시험하였으며
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Mereka sengaja mencobai Allah, dengan menuntut makanan yang mereka inginkan
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Nel loro cuore tentarono Dio, chiedendo cibo per le loro brame
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Og de fristet Gud i sitt hjerte, så de krevde mat efter sin lyst.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Probaron a Dios en su corazón, pidiendo comida a su antojo
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Trong lòng họ thử Ðức Chúa Trời, Mà cầu xin đồ ăn theo tình dục mình.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Trong lòng họ thử Ðức_Chúa_Trời , Mà cầu_xin đồ_ăn theo tình_dục mình .
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.und versuchten Gott in ihrem Herzen, daß sie Speise forderten für ihre Seelen,
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Zij daagden Hem uit door naar lekker eten te vragen.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.και επειρασαν τον Θεον εν τη καρδια αυτων, ζητουντες βρωσιν κατα την ορεξιν αυτων
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.Със сърцето си изпитаха Бога, Като искаха ястия за лакомството си*,
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.וינסו אל בלבבם לשאל אכל לנפשם׃
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.وجربوا الله في قلوبهم بسؤالهم طعاما لشهوتهم.
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.他 們 心 中 試 探 神 、 隨 自 己 所 欲 的 求 食 物
Canlarının çektiği yiyeceği isteyerek İçlerinde Tanrıyı denediler.他 們 心中 試 探神 、 隨 自己 所欲 的 求 食物
Cauchy-Shwarz eşitsizliği,eğer içlerinden biri diğerinin skaler çarpımı olursa bu diğerine eşittir. -Cauchy-Schwarz, donde esto sólo es igual al otro si uno de ellos es un múltiplo escalar del otro.
Cauchy-Shwarz eşitsizliği,eğer içlerinden biri diğerinin skaler çarpımı olursa bu diğerine eşittir. -Inequação de Cauchy-Schwarz que é apenas igual entre si se um deles for um escalar múltiplo do outro!
Cauchy-Shwarz eşitsizliği,eğer içlerinden biri diğerinin skaler çarpımı olursa bu diğerine eşittir. -등호 성립 조건을 증명해보았습니다 한 벡터가 다른 벡터의 스칼라배면 성립합니다
Cevabını anlayacak durumda bile değildim. İçler acısı bir durum.그리고 대답을 들어도 알 수가 없었습니다. 슬픈 현실이었죠.
Cevabını anlayacak durumda bile değildim. İçler acısı bir durum.Odpowiedzi i tak bym nie zrozumiał.
Cevabını anlayacak durumda bile değildim. İçler acısı bir durum.ואפילו לא הייתי מבין את התשובה, מצב עגום בהחלט.
Cevabını anlayacak durumda bile değildim. İçler acısı bir durum.حتى إنني لا أفهم الاجابة. فعلاً حالة مأساوية.
Cevabını anlayacak durumda bile değildim. İçler acısı bir durum.二年生で転校したとき、他の言語を選べることになりました
Çoğu Humvee'de içlerinde iki kamera yerleştirdik.대부분의 험비에서, 우리가 2대의 카메라를 설치했습니다.
Çoğu Humvee'de içlerinde iki kamera yerleştirdik.Bei den meisten Humvees befestigten wir zwei Kameras.
Çoğu Humvee'de içlerinde iki kamera yerleştirdik.Dans la plupart des Humvees, on a fini par monter deux caméras dessus.
Çoğu Humvee'de içlerinde iki kamera yerleştirdik.Finimmo per montare due telecamere sulla maggior parte delle Humvee.
Çoğu Humvee'de içlerinde iki kamera yerleştirdik.In de meeste Humvees hadden we twee camera's geïnstalleerd.
Çoğu Humvee'de içlerinde iki kamera yerleştirdik.Pe majoritatea masinilor Humvee, am ajuns sa montam, doua camere in ele.
Çoğu Humvee'de içlerinde iki kamera yerleştirdik.Terminamos instalando cámaras en la mayoría de Humvees.
Çoğu Humvee'de içlerinde iki kamera yerleştirdik.W większości Humvee ostatecznie montowaliśmy 2 kamery.
İlgili Sayfalar