içler ile cümle
içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Böylelikle içlerinden birçokları ve çok sayıda saygın Grek kadın ve erkek iman etti.所 以 他 們 中 間 多 有 相 信 的 . 又 有 希 利 尼 尊 貴 的 婦 女 、 男 子 也 不 少
Böylelikle içlerinden birçokları ve çok sayıda saygın Grek kadın ve erkek iman etti.所以 他 們中間 多 有 相信 的 . 又 有 希利尼 尊貴 的 婦女 、 男子 也 不少
Brian Eno'dan bir alıntı: "Bilgisayarların sorunu, içlerinde yeterince Afrika olmaması."Це цитата Брайана Іно: "проблема комп'ютерів полягає в тому, що в них недостатньо Африки."
Bu alan çizgilerinin kendi içlerinde yaptığı bir çeşit düzenleme gibidir. -Ela se organiza sozinha ao longo dessas linhas de campo.
Bu alan çizgilerinin kendi içlerinde yaptığı bir çeşit düzenleme gibidir. -limaduras de metal sobre un iman se ordenan sobre las lineas de campo. a lo largo de estas líneas de campo.
Bu alan çizgilerinin kendi içlerinde yaptığı bir çeşit düzenleme gibidir. -Piliny se uspořádají podél siločár.
Bu alan çizgilerinin kendi içlerinde yaptığı bir çeşit düzenleme gibidir. -Układają się wtedy wzdłuż tych linii pola.
Bu alan çizgilerinin kendi içlerinde yaptığı bir çeşit düzenleme gibidir. -Те един вид се подреждат в посока на тези линии на полето.
Bu alan çizgilerinin kendi içlerinde yaptığı bir çeşit düzenleme gibidir. -הם מסתדרים לאורך הקווים האלה.
Bu elektronlar protonlar tarafından içlere doğru çekiliyorlar.Also, was passiert ist, dass diese Elektronen nach innen gezogen. Sie erhalten nach innen gezogen.
Bu elektronlar protonlar tarafından içlere doğru çekiliyorlar.Então o que acontece é que esses elétrons se para dentro puxados. Eles ficam dentro puxados.
Bu elektronlar protonlar tarafından içlere doğru çekiliyorlar.그래서 어떤 일이 일어나냐면, 이 전자들이 안쪽으로 이끌려 갑니다. 안쪽으로 끌려가서는
Bu elektronlar protonlar tarafından içlere doğru çekiliyorlar.Lo que pasa es que estos electrones se van hacia el interior del atomo Ellos se tiraban hacia dentro.
Bu elektronlar protonlar tarafından içlere doğru çekiliyorlar.Så er hvad der sker, at få trukket disse elektroner indad. De få trukket indad.
Bu elektronlar protonlar tarafından içlere doğru çekiliyorlar.Takže co se stane? Tyto elektrony jsou přitahovány dovnitř. Jsou přitahovány dovnitř.
Bu elektronlar protonlar tarafından içlere doğru çekiliyorlar.W tej sytuacji elektrony są przyciągane do środka atomu. Jądro ściąga je w swoją stronę.
Bu elektronlar protonlar tarafından içlere doğru çekiliyorlar.І що ж відбувається? Електрони втягуються всередину.
Bu hava güney-batıdan gelir. Okyanusun içinden çıkarak Hindistan'ın içlerine kadar ilerler.Questo vento viene dal sudovest, proviene dall'oceano, e soffia verso l'India.
Bu hava güney-batıdan gelir. Okyanusun içinden çıkarak Hindistan'ın içlerine kadar ilerler.Потоки воздуха идут с юго-запада, с океана, и устремляются в сторону Индии.
Bunlara kesecik denir. İçlerinde nörotransmiter olarak bilinen bir molekül vardır.Это везикулы, содержащие молекулы, известные как нейромедиаторы.
Bunlar bonoboların bize geçmiş ve mevcut zamanımızın içlerine sunduğu küçük tatlandırıcılar.Ce ne sont que de petits aperçus des découvertes que le bonobo nous donne de notre passé et de notre présent.
Bunlar bonoboların bize geçmiş ve mevcut zamanımızın içlerine sunduğu küçük tatlandırıcılar.Dit zijn slechts voorproefjes van de inzichten die bonobo's ons geven van ons verleden en heden.
Bunlar bonoboların bize geçmiş ve mevcut zamanımızın içlerine sunduğu küçük tatlandırıcılar.Estas são apenas pequenas amostras dos conhecimentos que os bonobos nos dão sobre o nosso passado e presente.
Bunlar bonoboların bize geçmiş ve mevcut zamanımızın içlerine sunduğu küçük tatlandırıcılar.Estas son sólo pequeñas muestras de la comprensión que los bonobo nos dan de nuestro pasado y presente.
Bunlar bonoboların bize geçmiş ve mevcut zamanımızın içlerine sunduğu küçük tatlandırıcılar.이 영상들은 보노보가 우리에게 보여주는 우리의 과거와 미래에 대한 통찰에 대한 맛보기입니다.
Bunlar bonoboların bize geçmiş ve mevcut zamanımızın içlerine sunduğu küçük tatlandırıcılar.Så detta är bara små smakprov till insikter som bonobon ger oss om vår dåtid och nutid.
Bunlar bonoboların bize geçmiş ve mevcut zamanımızın içlerine sunduğu küçük tatlandırıcılar.Tohle jsou jen malé ukázky toho, co nám bonobové můžou dát v rámci zkoumání minulosti a přítomnosti.
Bunlar bonoboların bize geçmiş ve mevcut zamanımızın içlerine sunduğu küçük tatlandırıcılar.To tylko przedsmak tego, co mówią nam szympansy karłowate o przeszłości i teraźniejszości
Bunlar bonoboların bize geçmiş ve mevcut zamanımızın içlerine sunduğu küçük tatlandırıcılar.Έτσι, αυτά είναι όλα ορεκτικά στις ματιές που μας δίνουν οι μπονόμπο στο παρελθόν και στο παρόν μας.
Bunlar bonoboların bize geçmiş ve mevcut zamanımızın içlerine sunduğu küçük tatlandırıcılar.И така, това са само малка част от прозренията, които ни дават бонобо за нашето минало и настояще.
Bunlar bonoboların bize geçmiş ve mevcut zamanımızın içlerine sunduğu küçük tatlandırıcılar.Це тільки маленькі приклади того розуміння нашого минулого і теперішнього, яке нам дають карликові шимпанзе.
Bunlar bonoboların bize geçmiş ve mevcut zamanımızın içlerine sunduğu küçük tatlandırıcılar.אז אלה רק כמה טעימות של התובנות שהבונובו נותנים לנו על העבר וההווה שלנו.
Bunlar bonoboların bize geçmiş ve mevcut zamanımızın içlerine sunduğu küçük tatlandırıcılar.وهذه الامور هي التي يرينا إياها مجتمع " قردة البابون " وهي صحيحة سواء في الماضي او في الحاضر
Bunlar bonoboların bize geçmiş ve mevcut zamanımızın içlerine sunduğu küçük tatlandırıcılar.私たちの過去と現在に対する洞察の ほんの一部分です また ボノボは
Bunlar içlerinde havadaki gazların geçişini sağlayan çok fazla kılcal damar barındırırlar.Acestea au multe capilare pe ele care permit schimbul de gaze.
Bunlar içlerinde havadaki gazların geçişini sağlayan çok fazla kılcal damar barındırırlar.Alveoly majú veľké množstvo capilár, ktoré umožňujú výmenu plynov.
Bunlar içlerinde havadaki gazların geçişini sağlayan çok fazla kılcal damar barındırırlar.As moléculas estão carregadas de vasos capilares os quais tornam possível a troca de gases.
Bunlar içlerinde havadaki gazların geçişini sağlayan çok fazla kılcal damar barındırırlar.Estos tienen una gran cantidad de capilares que permiten el intercambio de gases.
Bunlar içlerinde havadaki gazların geçişini sağlayan çok fazla kılcal damar barındırırlar.Ini memiliki banyak kapiler pada mereka yang memungkinkan pertukaran gas.
Bunlar içlerinde havadaki gazların geçişini sağlayan çok fazla kılcal damar barındırırlar.폐포에는 많은 모세혈관이 있어서 교환할 수 있도록 해줍니다. 폐포에는 많은 모세혈관이 있어서 교환할 수 있도록 해줍니다.
Bunlar içlerinde havadaki gazların geçişini sağlayan çok fazla kılcal damar barındırırlar.Na sklípcích je spousta kapilár, které umožňují výměnu plynů.
Bunlar içlerinde havadaki gazların geçişini sağlayan çok fazla kılcal damar barındırırlar.Pęcherzyki otacza rozbudowana sieć naczyń włosowatych, a to umożliwia wymianę gazów.
Bunlar içlerinde havadaki gazların geçişini sağlayan çok fazla kılcal damar barındırırlar.Questi hanno molti capillari che consentono lo scambio di gas.
Bunlar içlerinde havadaki gazların geçişini sağlayan çok fazla kılcal damar barındırırlar.Алвеолите имат много капиляри в тях, което позволява Да се извъшва газообмен.
Bunlar içlerinde havadaki gazların geçişini sağlayan çok fazla kılcal damar barındırırlar.Тут є багато капілярів, що сприяє обміну газами.
Bunlar içlerinde havadaki gazların geçişini sağlayan çok fazla kılcal damar barındırırlar.כך שהחמצן יכול להכנס לדם הזה ואז, כאשר החמצן --
Bunlar içlerinde havadaki gazların geçişini sağlayan çok fazla kılcal damar barındırırlar.وهذه تحتوي على الكثير من الشعيرات التي تسمح لتبادل الغازات
Bunlar verilmiş. Şimdi içler-dışlar çarpımı yapabiliriz.A víme, že strana DC má velikost 2, máme to zadáno.
Bunu bulmanın birçok yolu var, ama içler dışlar çarpımı alırsak, BA eşittir 2 BO buluruz.BO se rovná BA/2, takže tohle je BA/2.
Bunu bulmanın birçok yolu var, ama içler dışlar çarpımı alırsak, BA eşittir 2 BO buluruz.교차해서 곱해주면(십자 곱셈을 해주면)
Bunu bulmanın birçok yolu var, ama içler dışlar çarpımı alırsak, BA eşittir 2 BO buluruz.Така че, ако 1/2 е равно на BM върху BC, това е равно на BO върху BA.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.A aj, někteří z zákoníků řekli sami v sobě: Tento se rouhá.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.A hľa, niektorí zo zákonníkov povedali sami v sebe: Tento sa rúha!
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Allora alcuni scribi cominciarono a pensare: «Costui bestemmia»
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.A oto niektórzy z nauczonych w Piśmie mówili sami w sobie: Ten bluźni.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Beberapa guru agama yang ada di situ berkata dalam hati, "Orang ini menghina Allah!
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.Då sade några av de skriftlärde vid sig själva: »Denne hädar.»
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.E alguns dos escribas disseram consigo: Este homem blasfema.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.És ímé némelyek az írástudók közül mondának magukban: Ez káromlást szól.
Bunun üzerine bazı din bilginleri içlerinden, ‹‹Bu adam Tanrıya küfrediyor!›› dediler.He aquí, algunos de los escribas dijeron entre sí: --¡Éste blasfema
İlgili Sayfalar