içkiyi ile cümle
içkiyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Doktoru ona içkiyi azaltmasını söyledi.His doctor told him to cut down on drinking.
Doktor sigarayı ve içkiyi bırakmasını söyledi.The doctor told him to give up smoking and drinking.
Kesin olarak içkiyi bırakacağım.I'll give up drinking once and for all.
Babam içkiyi bedava aldı.Father got the drink for nothing.
Doktor Tom'a içkiyi bırakmasını tavsiye etti.The doctor advised Tom to stop drinking.
Tom bu içkiyi sana ısmarladı.Tom ordered this drink for you.
Tom içkiyi fazla kaçırmış gibi görünüyor.It looks like Tom has had a few too many drinks.
İçkiyi fazla kaçırma.Don't drink to excess.
Doktor içkiyi bırakmanı istediğini söyledi.The doctor said he wants you to quit drinking.
Tom içkiyi Mary'den uzaklaştırdı.Tom took the drink away from Mary.
Doktoru tarafından Tom'a içkiyi bırakması tavsiye edildi.Tom was advised by his doctor to give up drinking.
İçkiyi nerede tutuyorsun?Where do you keep the booze?
İçkiyi çok kaçırmadın mı?Haven't you had too much to drink?
Tom içkiyi bırakmış.Tom is on the wagon.
Belki içkiyi bırakmalısın.Maybe you should quit drinking.
Tom içkiyi bırakacağına söz verdi.Tom signed a pledge.
Dün gece içkiyi fazla kaçırdım.I drank way too much last night.
İçkiyi bırakıp davranışlarına çekidüzen vermeye karar verdi.He decided to stop drinking and reform his behavior.
Sigarayı ve içkiyi bıraktı.She began to smoke and drink.
Bunun üzerine çok düşkün olduğu içkiyi kesip perhize başladı.In time she deserted him, and he began drinking heavily.
Veya endişeli olduğnuz için partinin birinde içkiyi fazla kaçırmak gibi.Or when you drink a little too much at a party, just out of anxiety.
Yani içkiyi bitirmek için iyi bir sebepleri varmış. .So there is even more motivation to get to the bottom? (Laughs)
İçkiyi biraz fazla kaçırmış.He's had too much to drink.
Bence sen içkiyi biraz fazla kaçırdın dostum.Hey, I think you've had a little too much pal.
Alkol mü? İçkiyi seviyorsun, değil mi?Alcohol? you like a drink, don't you?
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Her waggon-spokes made of long spinners' legs;
"Kreyn Özel Kredileri" Dün gece içkiyi fazla kaçırmışım.Crane Private Loans I have a bad hangover.
Ama Beth içkiyi biraz fazla kaçırdı!Is that right
Kesinlikle, yani yudumlamıyordu içkiyi iyice kaybetti kendini ve çoraplarımı ortaya serdiShe gets trashed and unrolls my socks But I eat shrimps
İçkiyi çaresize, Şarabı kaygı çekene verin.Give strong drink to him who is ready to perish; and wine to the bitter in soul:
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.It is not for kings, O Lemuel, it is not for kings to drink wine; nor for princes strong drink:
Sana içkiyi ve kumarı sorarlar.They ask you of (intoxicants,) wine and gambling.
Sigarayı ve içkiyi bıraktım.Ich rauche und trinke nicht mehr.
Yine de içkiyi seven yönetmen 1976'da yayınlanan Suntory viskisi reklam serilerinde görünmeyi kabul etti.Néanmoins, en 1976, il accepte d'apparaître dans une série de publicités télévisées pour le whisky Suntory.
Sigarayı ve içkiyi bıraktı.Il arrête les cigarillos et diminue l'alcool.
Doktor sigarayı ve içkiyi bırakmasını söyledi.El médico le dijo que dejase de fumar y de beber.
Sigarayı ve içkiyi bıraktım.He dejado de fumar y de beber.
Doğrul'un rindaneliği ve İslamiyetin içkiyi yasaklamadığı iddiası meşhurdur.Los seguidores de la Fe Bahá'í tienen prohibido beber alcohol.
Sarhoşken ağzından bildiklerini kaçırmaktan korktuğundan içkiyi bırakacaktır.При этом оно лишает разума того, кто его выпил.
"Küves" denen içkiyi çok sever.Козы пили её с удовольствием.
Hoşlarına giden bu içkiyi üretmeye karar vermişlerdir.Hierdoor mochten ze de beker houden.
Sigarayı ve içkiyi bıraktı.Równocześnie porzucił papierosy i alkohol.
Hoşlarına giden bu içkiyi üretmeye karar vermişlerdir.Klienci chętnie kupowali drinki z użyciem tego napoju.
Hoşlarına giden bu içkiyi üretmeye karar vermişlerdir.З неї сочиться готовий напій.
Hoşlarına giden bu içkiyi üretmeye karar vermişlerdir.Talán épp ezért előszeretettel készítettek belőle ivóedényeket.
Hoşlarına giden bu içkiyi üretmeye karar vermişlerdir.Tämä rakastuu vettä juomaan tulleeseen mieheen.
Doktor Tom'a içkiyi bırakmasını tavsiye etti.Lääkäri suositteli, että Tom lopettaisi juomisen.
Sigarayı ve içkiyi bıraktı.Από τότε σταμάτησε να πίνει και να καπνίζει.
Bunun üzerine çok düşkün olduğu içkiyi kesip perhize başladı.Di sini Allah mengajar mengenai minuman beralkohol dan pengaruhnya yang merusak.
Poly zehirli içkiyi içmekten son bir dakikada imtina edip zehirlenmekten kurtulur.Uống thuốc độc liên tục cuối cùng bị độc phát mà chết.
Hoşlarına giden bu içkiyi üretmeye karar vermişlerdir.この際、好きだった酒を止める。
"Küves" denen içkiyi çok sever.ポーランド人にはアルコール好きが多い。
Sarhoşken ağzından bildiklerini kaçırmaktan korktuğundan içkiyi bırakacaktır.卷梅庵 天幻流當主,人稱「醉梅庵」。
Zehirli içkiyi içen Sophonisba öldü.索福尼斯巴于是从容地喝下毒药自尽身亡。
Hoşlarına giden bu içkiyi üretmeye karar vermişlerdir.喜欢的饮料为可尔必思。
Sigarayı ve içkiyi bıraktı.그는 술과 담배를 멀리했다.
"Küves" denen içkiyi çok sever.הוא שומר על כוס גדולה של חלב אותה הוא אוהב.
Sigarayı ve içkiyi bıraktı.Jis daug rūkė ir gėrė.
Ancak içkiyi bıraktıktan sonra tekrar geri dönen ikilinin hayatları eskisi gibi huzurlu olmayacaktır.Grasė ir dviejų vaikų ramus gyvenimas jau nebebus toks saugus.
Zehirli içkiyi içen Sophonisba öldü.Iš luisenjų perėmė haliucinogeninio gėrimo apeiginį vartojimą.
İlgili Sayfalar