içindekiler ile cümle

içindekiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?Hvorfor gir han* den lidende lys, og liv til dem som bærer sorg i sitt hjerte, / {* Gud.}
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?어찌하여 곤고한 자에게 빛을 주셨으며 마음이 번뇌한 자에게 생명을 주셨는고
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?Mengapa manusia dibiarkan terus hidup sengsara? Mengapa terang diberi kepada yang duka
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?Miksi hän antaa vaivatulle valoa ja elämää murhemielisille,
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?Načo dáva Bôh utrápenému svetlo a život, tým, ktorí majú horkosť v duši?!
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?¿Para qué darle luz al que sufre, y vida a los de alma amargada
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?Pentru ce dă Dumnezeu lumină celui ce sufere, şi viaţă celor amăriţi la suflet,
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?Perché dare la luce a un infelice e la vita a chi ha l'amarezza nel cuore
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?Por que se concede luz ao aflito, e vida aos amargurados de alma;
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?Pourquoi donne-t-il la lumière à celui qui souffre, Et la vie à ceux qui ont l`amertume dans l`âme,
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?Proč Bůh dává světlo zbědovanému a život těm, kteříž jsou ducha truchlivého?
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?Przecz nędznemu dana jest światłość, a żywot tym, którzy są utrapionego ducha?
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?rt is ad [Isten] a nyomorultnak világosságot, és életet a keseredett szivûeknek?
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?Varför skulle den olycklige skåda ljuset? Ja, varför gives liv åt dem som plågas så bittert,
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?Warum ist das Licht gegeben dem Mühseligen und das Leben den betrübten Herzen
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?Δια τι εδοθη φως εις τον δυστυχη, και ζωη εις τον πεπικραμενον την ευχην,
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?Защо се дава видело на злощастния, И живот на огорчения в душата,
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?На что дан страдальцу свет, и жизнь огорченным душею,
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?למה יתן לעמל אור וחיים למרי נפש׃
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?لم يعطى لشقي نور وحياة لمري النفس
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?受 患 難 的 人 、 為 何 有 光 賜 給 他 呢 . 心 中 愁 苦 的 人 、 為 何 有 生 命 賜 給 他 呢
‹‹Niçin sıkıntı çekenlere ışık, Acı içindekilere yaşam verilir?受 患難 的 人 、 為何 有光 賜給 他 呢 . 心中 愁苦 的 人 、 為何 有生命 賜給 他 呢
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.A atomsugárzás hosszú-távú kárja egy egész várost és népességét porrá változtatott.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.De langdurige schade van nucleaire straling veranderde een hele stad en haar bewoners in poeder.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.De långvariga skador av radioaktiv strålning fick en hel stad och dess invånare att förvandlas till puder.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Dlhodobé poškodenie z nukleárnej radiácie spôsobilo, že celé mesto a jeho obyvatelia sa premenili na prach.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Długotrwałe efekty promieniowania zamieniły miasto i wszystkich mieszkańców w proch.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Dolgoročna škoda nuklearnega sevanja je spremenila celotno mesto in njegove prebivalce v prah.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.El daño duradero de la radiación nuclear convirtió en polvo a una ciudad entera y su población.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Il danno a lungo termine della radiazione nucleare trasformò in polvere un'intera città e la sua popolazione.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Kerusakan jangka panjang dari radiasi nuklir menyebabkan seluruh kota dan populasinya berubah menjadi bubuk.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.핵 방사능의 지속적인 파괴는 도시 전체와 모든 사람들을 가루로 만들어버렸어요
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Nukleární záření způsobilo, že se celé město a jeho obyvatelstvo proměnilo v prach.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Vătămarea lungă a radiaţiei nucleare a cauzat un întreg oraş şi populaţia lui să se transforme în pulbere.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Η μακροχρόνια βλαβερή πυρηνική ακτινοβολία έκανε μια όλοκληρη πόλη και τον πληθυσμό της να γίνουν σκόνη.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.В следствие ядерной радиации весь город и его население превратились в песок.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Дълготрайната вреда от ядрената радиация превърнала цял град и неговото население в пудра.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.Тривале ураження ядерним випромінюванням спричинило те, що все місто і його населення перетворились на порох.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.עם הקרנים מהשמש הזאת הפך מיד לאפר. ומה שנשאר מהעיר במהרה הפך גם הוא.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.الأضرار طويلة الأمد من الإشعاع النووي تسببت في تحويل المدينة بأكملها وسكانها الى مسحوق.
Nükleer radyasyonun kalıcı zararı tüm şehri ve içindekileri toza çevirdi.都市の全体と その住民を 粉へと変えた 私が生まれたとき ママの言うには 病室を見回す私の眼差しは
O zaman parantezin içindekiler 79 ediyor. .77+2는 79 이므로 괄호 안에 있는 수는 79가 되지요
O zaman parantezin içindekiler 79 ediyor. .77 + 2 = 79, άρα ό,τι είναι στην παρένθεση μας κάνει 79.
O zaman parantezin içindekiler 79 ediyor. .77+2=79، اذاً ما بين الاقواس تكون قيمته 79
O zaman parantezin içindekiler 79 ediyor. .77 plus 2 giver 79. Parentesen giver derfor 79.
O zaman parantezin içindekiler 79 ediyor. .77 plus 2 je 79, takže vše v závorkách se rovná 79.
O zaman parantezin içindekiler 79 ediyor. .Assim você diria, 77 + 2, que é 79, assim tudo entre parênteses vale apenas 79.
O zaman parantezin içindekiler 79 ediyor. .Ekkor azt mondhatjuk, hogy a 77 plusz 2 az 79 lesz és a zárójelbe tett rész értéke annyi lesz, mint 79.
O zaman parantezin içindekiler 79 ediyor. .Powiedzielibyście, że 77 dodać 2 równa się 79, tak więc w nawiasie suma wynosi 79.
O zaman parantezin içindekiler 79 ediyor. .Quindi diresti: beh, 77 + 2 fa 79, quindi tutto quello che sta tra le parentesi ha un risultato di 79.
O zaman parantezin içindekiler 79 ediyor. .Takže by ste povedali, nuž, 77 plus 2 je 79, takže všetko v zátvorkách je vypočítané ako 79.
O zaman parantezin içindekiler 79 ediyor. .Така че ти казваш: добре, 77 + 2 прави 79, тогава всичко, което е в скоби дава като резултат 79.
\\ paragraph{ başlık}\\ paragraph * {başlık}: bir sayı atama ve İçindekiler kısmında gösterme\\paragraph{titel} paragraph*{titel}: (alinea) niet nummeren en niet opnemen in de inhoudsopgave.
\\ paragraph{ başlık}\\ paragraph * {başlık}: bir sayı atama ve İçindekiler kısmında gösterme\\ paragraph{ titel}\\ paragraph * {titel}: Nummerér ikke og lav ikke en indgang i indholdsfortegnelsen
\\ paragraph{ başlık}\\ paragraph * {başlık}: bir sayı atama ve İçindekiler kısmında gösterme\\paragraph{Titel}\tAbsatz \\paragraph*{Titel}\tnicht nummerieren und nicht im Inhaltsverzeichnis anführen
\\ paragraph{ başlık}\\ paragraph * {başlık}: bir sayı atama ve İçindekiler kısmında gösterme\\ paragraph{ title}\\ paragraph * {title}: не нумеровать и не добавлять в оглавление
\\ paragraph{ başlık}\\ paragraph * {başlık}: bir sayı atama ve İçindekiler kısmında gösterme\\ paragraph{ title}\\ paragraph * {title}: не пише номер и не въвежда нищо в съдържанието
\\ paragraph{ başlık}\\ paragraph * {başlık}: bir sayı atama ve İçindekiler kısmında gösterme\\paragraph{titolo} \\paragraph*{titolo}: non includere un numero e non inserire una voce nell' indice
\\ paragraph{ başlık}\\ paragraph * {başlık}: bir sayı atama ve İçindekiler kısmında gösterme\\paragraph{título} \\paragraph*{título}: no incluye ningún número ni genera una entrada en el índice
\\ paragraph{ başlık}\\ paragraph * {başlık}: bir sayı atama ve İçindekiler kısmında gösterme\\ paragraph{ заголовок}\\ paragraph * {заголовок}: не включати номер та пункт у зміст
İlgili Sayfalar