içi ile cümle
içi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Şehir hayatı için biçilmiş kaftan olduğumu sanmıyorum.I don't think I'm cut out for city life.
Senin için çok üzülüyorum.I feel for you deeply.
Partiye gidemem, yine de beni davet ettiğin için teşekkür ederim.I cannot go to the party, but thank you for inviting me all the same.
Bu teyp için 40,000 yen ödedim.I paid 40,000 yen for this tape recorder.
O, tavsiyelerine uymayı kabul etmediği için çok sinirlendi.He got very angry, for she refused to follow his advice.
Televizyon izlemek için zamanım yok.I have no time to watch TV.
Böyle yapmak için özel bir nedenim yok.I have no particular reason to do so.
Biz araba içinde yaklaşık 100 mil katettik.We covered some 100 miles in the car.
Biz herkesi tehlikeyle ilgili uyarmak için bağırdık.We shouted in order to warn everyone of the danger.
Hayatta derece yapmak için hepimiz çok çalışırız fakat sadece birkaç kişi başarır.We all try hard to make the grade in life, but only a few succeed.
Zamanında oraya ulaşmak için bir taksiye bindik.We took a taxi so as to reach there on time.
Konserin başlaması için sabırsızdık.We were impatient for the concert to begin.
Şimdi toplantı için yer hakkında karar vermek gerekli değil.It isn't necessary to make a decision now about where we'll meet.
Küçük emeklilik maaşıyla yaşamak, onun için zordur.It's hard for him to live on his small pension.
Onu aramak için zahmet etmeyin.Don't bother to call on him.
Beni aramak için zahmet etme.Don't bother to call me.
Bana yardım etme zahmetine girdiğiniz için çok naziksiniz.It is kind of you go out of your way to help me.
Bütün yolu beni uğurlamak için geldiğiniz için çok teşekkür ederim.Thank you very much for coming all the way to see me off.
Gelip beni karşılamak için zahmet etmeyin.Don't take the trouble to come and meet me.
Bu kadar yolu beni görmek için geldiğiniz için teşekkürler.Thank you for coming all the way to see me.
Evime gelmek için zahmet etmeyin.Do not bother to come to my home.
Beni otelden almak için rahatsız olmayın.Don't bother to pick me up at the hotel.
Beni uğurlamak için bütün yolu geldiğin için teşekkür ederim.Thank you for coming all the way to see me off.
Doğal kaynaklarımız için yabancı milletlere bağımlıyız.We depend on foreign nations for our natural resources.
Bir şişe şarap almak için yeterli para var mı?Is there enough money to get a bottle of wine?
Waikiki'ye gitmek için kaç numaralı otobüse bineceğim?What number bus do I take to get to Waikiki?
O, Londra'da kalırken, o onu görmek için gitti.He went to see her while she stayed in London.
Uzun bir elbise yapmak için bir sürü kumaşa ihtiyacım var.I need a lot of cloth to make a long dress.
Robert toplantı için henüz geç kalmadı.Robert has not yet been late for a meeting.
Rusça, öğrenmek için çok zordur.Russian is very difficult to learn.
Laura için yapılan sürpriz parti bu gece değil, yarın gece.The surprise party for Laura is not tonight, but tomorrow night.
Rosie'ye saat on bire kadar yatmaması için izin verildi.Rosie was allowed to stay up till eleven o'clock.
Roy'un ebeveynlerini karşılamak için havaalanına acele gitmesi gerekmezdi.Roy needn't have hurried to the airport to meet his parents.
Raporunuz toplantı için zamanında bitmiş olacak mı?Will your report be finished in time for the meeting?
Restoran bana parti için 250.000 yenlik bir fatura çıkardı.The restaurant billed me 250,000 yen for the party.
Linda şarkı söylemek için ayağa kalktı.Linda stood up to sing.
Linda müzik dinlemek için parka gitti.Linda went to the park to listen to the music.
Linda on altı yaşındaydı fakat yirmi olarak kabul edilmesi için sorun yoktu.Linda is sixteen, but had no trouble passing for twenty.
Lincoln ABD'de köleliğin kaldırılması için yola çıktı.Lincoln set out to abolish slavery in the United States.
Oldukça güzel olduğu için diğer kızlar onu kıskanıyorlar.The other girls are jealous of Lily because she is extremely pretty.
Rahatlamak için rahatlatıcı müzik dinlemem gerekiyor.In order to relax, I need to listen to soothing music.
Liverpool için ücret nedir?What's the fare to Liverpool?
İyi bir öğretmen, öğrencileri için sabırlı olmalı.A good teacher must be patient with his pupils.
Lider umutsuzluk içinde plandan vazgeçti.The leader gave up the plan in despair.
Tamir etmek için radyoyu parçalara ayırdım.I took the radio apart to repair it.
Bir rugby oyunu için kaç kişiye ihtiyacınız var?How many people do you need for a rugby game?
Develer genellikle çölde seyahat etmek için kullanılır.Camels are often used to travel in the desert.
Biz leylakları görmek için birkaç hafta beklemeliyiz.We must wait for a few weeks to see the lilacs.
Aslanlar yiyeceği almak için birbirleri ile döğüştüler.The lions fought with each other to get food.
Aslan kafesinden dışarı çıkmak için mücadele etti.The lion struggled to get out of his cage.
Aslan bütün gün kafesinin içinde ileri geri yürüdü.The lion walked to and fro in its cage all day.
Size daha iyi hizmet verebilmek için, çağrınız izlenebilir.In order to serve you better, your call may be monitored.
Besinin kolay sindirebilmesi için iyi çiğnenmesi gerekir.Food must be chewed well to be digested properly.
Üzerinde düşünmem için bana birkaç gün daha ver.Give me another couple of days to think it over.
Avrupa'ya giden bir arkadaşı yolcu etmek için havaalanına gittim.I've just been to the airport to see off a friend who was leaving for Europe.
Kitabı bana vermesi için sonunda onu ikna ettim.I finally talked her into lending me the book.
Çok sayıda iyi arkadaşım olduğu için mutluyum.I am happy to have so many good friends.
İyi arkadaşlar seçmek bizim için önemli.It is important for us to choose good friends.
Güzel bir gün, değil mi? Neden bir yürüyüş için dışarı çıkmıyoruz?A nice day, isn't it? Why not go out for a walk?
İyi bir koltuk almak için yapmanız gereken tek şey, erken çıkmaktır.All that you have to do to get a good seat is to leave early.
İlgili Sayfalar