içi boş ile cümle
içi boş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Warum, mein Gott, es klingt ganz hohl!" Er bemerkte, blickte überrascht auf.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Zakaj, dragi mi je, da se sliši precej votel!" Je pripomnil, videti v presenečenje.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Γιατί, αγαπητέ μου, ακούγεται αρκετά κούφια!" Αυτός παρατήρησε, ανατρέχοντας στην έκπληξη.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Защо, скъпи ми, тя звучи доста куха!" отбеляза, погледна учудено.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Ну, боже мій, це звучить досить полого!" Він зауважив, дивлячись в подиві.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti."Ну, боже мой, это звучит довольно полого!" Он заметил, глядя в изумлении.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.לאורך הרצפה. "למה, יקר לי, זה נשמע די חלול!" הוא העיר, מביט למעלה בהפתעה.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.واصطف الكلمة. "لماذا ، يا عزيزي لي ، يبدو أجوف تماما!" انه لاحظ ، يبحث حتى في مفاجأة.
"Neden bana, sevgili, oldukça içi boş geliyor!" Diye şaşkınlıkla bakarak belirtti.驚きを見上げた、述べた。 "私は本当にもう少し静かにするように要求する必要があります!"ホームズは厳しく言った。
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.Auta, která si vybrali, nevypadají jak vyřazená policejní s vyrvanou mříží nebo tak něco.
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.Az általuk kiválasztott kocsik nem úgy néztek ki, mintha valami kibelezett rendőrautók lettek volna.
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.De auto's die ze kozen, waren bepaald geen uitgeleefde ex-politiewagens of zoiets.
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.Die Autos waren nicht heruntergekommen, oder verbeult.
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.Ich samochody nie wyglądają jak stare, wybebeszone radiowozy.
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.그들이 고른 차는 알맹이가 빈 전직 경찰의 차 같이 생기지 않았습니다.
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.Le vetture che hanno scelto non sembravano vecchie macchine di polizia truccate o qualcosa del genere.
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.Los autos de la empresa no parecían viejos coches policiales reciclados.
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.Mașinile alese nu arătau ca foste mașini de poliție recuperate din vreo groapă.
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.Os carros que elas arranjaram não pareciam carros de ex-polícias, a que faltassem bocados.
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.Выбранные ими машины не выглядят как бывшие полицейские тачки с которых сняли мигалки и прочую атрибуцию.
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.Колите, които избират, не изглеждат като бивши полицейски коли, които са изхвърлени или изоставени.
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.המכוניות שהם בחרו לא נראו כמו ניידות לשעבר שהיו מרופטות וכדומה.
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.لم تكن السيارات التي اختاروها تشبه سيارات الشرطة القديمة، التي تم تفريغها أو شئ من هذا القبيل.
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.などではなく かっこいい車です
Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.A uvlékl ty sochory do těch kruhů po obou stranách oltáře k nošení jeho na nich; prázdný z prken udělal jej.
Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.A vîrît drugii în verigile de pe laturile altarului ca să -l ducă. L -a făcut din scînduri, gol pe dinlăuntru.
Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.A vovliekol sochory do kruhov po oboch stranách oltára nosiť ho na nich; dutý z dosiek ho spravil.
Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.E meteu os varais pelas argolas aos lados do altar, para com eles se levar o altar; fê-lo oco, de tábuas.
Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.In vtaknil je droga v oboda na obeh straneh oltarja, da se ž njima prenaša; votlega, iz desek ga je naredil.
Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.I przewlókł drążki przez one kolce po stronach ołtarza, aby noszony był na nich; czczy z desek uczynił go.
Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.단 양편 고리에 그 채를 꿰어 메게 하였으며 단은 널판으로 비게 만들었더라
Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.und tat sie in die Ringe an den Seiten des Altars, daß man ihn damit trüge; und machte ihn inwendig hohl.
Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.xỏ đòn vào khoen nơi hai bên bàn thờ, đặng khiêng bàn đi. Người đóng bàn thờ bằng ván, trống bộng.
Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.xỏ đòn vào khoen nơi hai bên bàn_thờ , đặng khiêng bàn đi . Người đóng bàn_thờ bằng ván , trống bộng .
Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.И провря върлините през колелцата от страните на олтара, за да се носи с тях. Кух, от дъски, направи олтара.
Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.ויבא את הבדים בטבעת על צלעת המזבח לשאת אתו בהם נבוב לחת עשה אתו׃
Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.وادخل العصوين في الحلقات على جانبي المذبح لحمله بهما. مجوّفا صنعه من الواح
Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.把 杠 穿 在 壇 兩 旁 的 環 子 內 、 用 以 抬 壇 . 並 用 板 作 壇 、 壇 是 空 的
Sunağın taşınması için yan tarafındaki halkalara geçirdi. Sunağı tahtadan, içi boş yaptı.把杠 穿在 壇兩 旁 的 環子內 、 用以 抬壇 . 並用板 作壇 、 壇是 空的
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Aby był czczy wewnątrz, uczynisz go z desek; jakoć ukazano na górze, tak go uczynią.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Alteret skal du gjøre av bord; det skal være hult; som det blev vist dig på fjellet, således skal det gjøres.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Bàn thờ sẽ đóng bằng ván, trống bộng, làm y như đã chỉ cho ngươi trên núi vậy.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Bàn_thờ sẽ đóng bằng ván , trống bộng , làm y_như đã chỉ cho ngươi trên núi vậy .
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Du skal lave det hult af Brædder; som det vises dig på Bjerget, skal du lave det.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Dutý, z dosiek ho spravíš. Ako ti bolo ukázané na vrchu, tak spravia.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››èco, de tábuas, o farás; como se te mostrou no monte, assim o farão.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Harás el altar hueco, hecho de tablas. De la manera que te fue mostrado en el monte, así lo harán
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Het altaar moet hol zijn, gemaakt van planken, zoals u het op de berg hebt gezien.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Ihåligt skall du göra det, av plankor. Såsom det har blivit dig visat på berget, så skall det göras.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››단은 널판으로 비게 만들되 산에서 네게 보인대로 그들이 만들지니라
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Lo farai di tavole, vuoto nell'interno: lo si farà come ti fu mostrato sul monte
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Să -l faci din scînduri şi gol pe din lăuntru. Să fie făcut aşa cum ţi s'a arătat pe munte.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Tee se laudoista, ontoksi. Niinkuin sinulle näytettiin vuorella, niin se tehtäköön.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Tu le feras creux, avec des planches; il sera fait tel qu`il t`est montré sur la montagne.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Uděláš jej z desk, aby byl vnitř prázdný; jakž ukázáno tobě na hoře, tak udělají.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Und sollst ihn also von Brettern machen, daß er inwendig hohl sei, wie dir auf dem Berge gezeigt ist.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Üresre csináld azt, deszkákból; a mint néked a hegyen mutattatott, úgy csinálják.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Votlega, iz desek ga naredi; kakor ti je bilo pokazano na gori, tako naj ga napravijo.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Κοιλον σανιδωτον θελεις καμει αυτο, καθως εδειχθη εις σε επι του ορους ουτω θελουσι καμει.
Sunağı tahtadan, içi boş yapacaksın. Tıpkı dağda sana gösterildiği gibi olacak.››Кух, от дъски, да направиш олтара посред, както ти се показа на планината, така да го направиш.