Çalışmanı bölmemek için elimden gelenin en iyisini yapacağım.I'll do my best not to disturb your studying.
Çalışmanı rahatsız etmemek için elimden geleni yapacağım.I'll do my best not to disturb your studying.
Sadece bunun başka biri için aynı olup olmadığını merak edebilirim.I can only wonder if this is the same for everyone else.
Eğer para kazanmak için buradaysan, Amerika bulunmak için hoş bir yer.America is a lovely place to be, if you are here to earn money.
Bu yerine koymak için bulmak istediğim bir kelime.It's a word I'd like to find a substitute for.
Onu yapmak için, risk almak zorundasın.In order to do that, you have to take risks.
Bunu yapmak için riskler almak zorundasın.In order to do that, you have to take risks.
Yalnız olan herkes diğer insanlardan korktuğu için yalnızdır.Every person who is alone is alone because they are afraid of others.
Yalnız olan her insan başkalarından korktuğu için yalnızdır.Every person who is alone is alone because they are afraid of others.
Belki bu onun için tam olarak aynı olacaktır.Maybe it will be exactly the same for him.
İnsanların neden beni aptal yerine koyduklarını nihayet bana açıkladığın için teşekkürler.Thanks for having explained to me at last why people take me for an idiot.
Açıklaman için teşekkürler.Thanks for your explanation.
Bütün bir gün seni çevrim içi görmemem neredeyse beni korkuttu.It almost scared me not to see you online for a whole day.
Bilgisayarım bir şey için yararlı olmak zorunda.My computer has got to be useful for something.
O çok bariz olduğu için onu nasıl kanıtlayacağımı bilmiyorum.I don't know how to demonstrate it, since it's too obvious!
Yapmadığınız bir şey için niçin üzülüyorsunuz?Why are you sorry for something you haven't done?
Cevabı öğrenmek için gerçekten soru sorman gerekiyor mu?Do you really need to ask the question to know the answer?
Başkalarının senin için düşünmesini bekleme.Don't expect others to think for you!
Önemli şeyler için asla zamanın yoktur!You never have time for important things!
"Bana yardım ettiğiniz için teşekkür ederim." " Bir şey değil.""Thank you for helping me." "Don't mention it."
"Bana yardım ettiğin için teşekkürler." "Rica ederim.""Thank you for helping me." "Don't mention it."
On yıl beklemek için uzun bir süre.Ten years is a long time to wait.
Seni ısırmadığı için şanslısın.You're lucky because he didn't bite you.
Pek çok insan amaçsızca hayatın içinde sürükleniyor.Many people drift through life without a purpose.
Alışverişe gitmek zorundayım. Bir saat içinde döneceğim.I have to go shopping. I'll be back in an hour.
Benim için arar mısın? Telefon çok yüksekte.Could you dial for me? The telephone is too high.
Seni daha iyi hissettirmek için ne söyleyeceğimi bilmiyorum.I don't know what to say to make you feel better.
Bisikletler kentsel sürdürülebilirlik için araçlardır.Bicycles are tools for urban sustainability.
Ona doğum günü için bir hediye vermek istiyorum.I would like to give him a present for his birthday.
Doğum günü için ona bir hediye vermek istiyorum.I would like to give him a present for his birthday.
Sahip olduğum her şeyi sana vermek için bana zaman ver!Give me time to give you everything I have!
Çok yorgun olduğum için öğle yemeği molası sırasında biraz uyudum.I slept a little during lunch break because I was so tired.
Bir telgraf gönderdiğinde, kısalığı önemli çünkü her kelime için ücretlendirileceksin.When you send a telegram, brevity is essential because you will be charged for every word.
Seyirci, performansları için oyuncuları alkışladı.The audience acclaimed the actors for their performance.
Bir cimri tedbirli olduğu için değil fakat açgözlü olduğu için para biriktirir.A miser hoards money not because he is prudent but because he is greedy.
Orijinal fikrini kopyalanmaktan korumak için, Henry suskunluğa başvurdu.In order to keep his original idea from being copied, Henry resorted to reticence.
Bir an için onun delirmiş olduğunu düşündüm.For a moment there, I thought he had gone mad.
Bu dünya için çok yaşlıyım.I am too old for this world.
Öğrenmek için asla çok geç değildir.It is never too late to learn.
Sabah kahvaltısı için gözleme yaptık.We made pancakes for breakfast.
Tatile gitmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to go on a vacation.
Onun hikayesi herhangi birinin inanması için çok fazla saçma.His story was too ridiculous for anyone to believe.
Ben senin için deli oluyorum.I'm crazy about you.
Meyve ve sebzeler dengeli bir diyet için gereklidir.Fruits and vegetables are essential to a balanced diet.
Anahtarlarımı nereye koyduğumu bilmen için şans var mı?Any chance you know where I put my keys?
En kötüsü için hazırlanıyorum.I'm getting ready for the worst.
Bir şeyi kendisi yapmak zorunda olmayan biri için hiçbir şey imkansız değildir.Nothing is impossible for the man who doesn't have to do it himself.
Kapının önünde senin için bekliyorlar.They are waiting for you in front of the door.
O para içinde yüzüyor.She's rolling in money.
Senin için yalan söyleyecek insanlar, sana da yalan söylerler.People who will lie for you, will lie to you.
Onu benim için yapıp yapmadığını bilmiyorum.I don't know if he would have done it for me.
Arkadaşlarla birlikte bir bira içmek için gittim.I went to drink a beer with friends.
Bu bıçak benim için çok yararlıydı.This knife was very useful to me.
Onu yapmak için zamanım olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know if I'll have time to do it.
Hadi çok fazla acele içinde olmayalım.Let's not be in too much of a hurry.
Sizin cesur ruhunuz sizi içinden taşıyacak.Your undaunted spirit will carry you through.
Senin çok iyi bir avukat olacağına dair içimde bir his var.I have a feeling you'll be a very good lawyer.
Yorgun göründüğün için biraz dinlensen iyi olur.Since you look tired, you had better take a rest.
Onu kızdırmamak için dikkatli olmalısın.You must be careful not to make him angry.
Kayıp için ona pes etmemelisin.You should not give him up for lost.