içerler ile cümle

içerler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar İngiltere'de çok çay içerler.They drink a good deal of tea in England.
Bazı koşucular koşarken su içerler.Some runners drink water as they are running.
Yetişkin Japon erkeklerinin yüzde altmışı düzenli olarak alkollü içecekler içerler.Sixty percent of Japanese adult males drink alcoholic beverages on a regular basis.
Onlar kola içerler.They drink coke.
Onlar saat beşte çay içerler.They have tea at five.
İtalyanlar genellikle kahve içerler.The Italians often drink coffee.
İtalyanlar hep şarap içerler.The Italians always drink wine.
Gerçek erkekler çay içerler.Real men drink tea.
Öğle yemeğinden sonra kahve içerler.They drink coffee after lunch.
Kadınlar bugün erkekler kadar içki içerler.Women today drink as much as men.
Tuareg ülkesinde insanlar deve sütü içerler.In the country of the Tuaregs, people drink camel milk.
Tom ve Mary her ikisi de çok fazla kahve içerler.Tom and Mary both drink too much coffee.
Avrupalılar yılda ortalama 12.5 litre saf alkol içerler.Europeans drink, on average, 12.5 liters of pure alcohol per year.
Masai insanları, süt ve sığır kanının bir karışımını içerler.The Masai people drink a mixture of milk and cattle blood.
Koca ve onun karısı çay içerler.The husband and his wife drink tea.
Fransızlar şarap içerler.The French drink wine.
Onlar kahve içerler.They drink coffee.
Su içerler mi?Would they drink water?
Tanrılar onun adı üzerine (dönülemez yemin olarak) ant içerler.He (ה) recalls God's name, as does Waw (ו, see Shab.
Çok su içerler.He drinks a lot of water.
Bu kimseler içtikleri zaman mutlaka sarhoş olmak için içerler.The drinker may then stir it before drinking.
Çok kahve içerler.He also drinks lots of coffee.
Doğu Frizyeliler geleneksel olarak çaylarını krema ve akide şekeri ("Kluntje") ile içerler.East Frisians traditionally have their tea with cream and rock candy (Kluntje).
Yine içerler, yine giderler ve bu epey sürer.He continues to drink, laugh, and drive fast.
Akşam, Lissa ve Xander bir kafede buluşurlar ve kahve içerler.That night, Sharon and Catch meet at a tavern and have a drink.
Otçul hayvanların ise kanını içerler.Vampires gain vitae by drinking blood.
Günde iki paket sigara içerlerdi, ikisi de filtresiz.They each smoked two packs a day, each, nonfiltered, and by the time I was six,
Yağmuru beklercesine beni bekler, Son yağmurları içercesine sözlerimi içerlerdi.They waited for me as for the rain. Their mouths drank as with the spring rain.
Onların ağzı yalan saçar, Sağ ellerini kaldırır, yalan yere ant içerler.whose mouths speak deceit, Whose right hand is a right hand of falsehood.
İyiler de, karışımı kafur olan bir kadehten içerler.Surely the devotees will drink cups flavoured with palm blossoms
Bir kaynak ki Allah'ın kulları ondan içerler, (istedikleri yere de) fışkırtarak akıtırlar.From a spring of which the votaries of God will drink and make it flow in abundance.
Yalnız kaynar su ve irin (içerler);Except boiling water and benumbing cold:
Bir çeşme ki (Allah'a) yaklaştırılanlar ondan içerler.A fountain from which only they who are honoured drink.
Şüphesiz ki iyiler (ebrar), karışımı kafur olan bir kadehten içerler.Surely the devotees will drink cups flavoured with palm blossoms
Şüphesiz iyiler kafur katılmış bir tastan içerler.Surely the devotees will drink cups flavoured with palm blossoms
Sonra da içimi bu zakkum gibi acı kaynar sular içerler.Washing it down with boiling water.
İyilere gelince, onlar, karışımı kâfur olan bir kadehten içerler.Surely the devotees will drink cups flavoured with palm blossoms
Bir kaynak ki, Allah'ın kulları ondan içerler ve onu fışkırtarak akıtırlar.From a spring of which the votaries of God will drink and make it flow in abundance.
Bir kaynak ki, iyice yaklaştırılmış olanlar içerler ondan.A fountain from which only they who are honoured drink.
İyiler ise, kafur katılmış bir kadehten (cennet şarabı) içerler.Surely the devotees will drink cups flavoured with palm blossoms
Kuşkusuz iyiler de karışımı kâfûr olan dolgun bir kadehten içerler.Surely the devotees will drink cups flavoured with palm blossoms
Bir kaynak ki ondan Allah'ın kulları içerler, güzel yollar açarak akıtırlar onu.From a spring of which the votaries of God will drink and make it flow in abundance.
Zakkum yemeğinin üstüne, barsakları parçalayan irin karışık kaynar su içerler.Washing it down with boiling water.
Susayınca kaynar su kaynayan bir çeşmeden içerler.Given water from the boiling spring to drink.
İyiler ise, kafur (CHO) karıştırılmış bir kadehten içerler.Surely the devotees will drink cups flavoured with palm blossoms
Rızanızı almak için size (gelip) Allah'a and içerler.They swear to you by God to please you.
Küfre sapanlarsa zevk edip eğlenmeye bakarlar; davarların yediği gibi yer-içerler.As for the unbelievers, they enjoy the pleasures of this transient life and eat as cattle eat.
Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler.The last of it is musk.
En sonunda zehir içerek intihar etmek isterler ve Madam Raquin'in önünde zehir içerler.They each then break down sobbing and reflect upon their miserable lives.
Loriketler genellikle nektar içerler; diğer pek çok papağan türü de nektar içer.The lorikeets are predominantly nectar feeders; many other parrots drink nectar, as well.
Koalalar çok nadir de olsa su içerler.Wasser wird nur selten getrunken.
İki adam birbirleriyle sonsuza kadar arkadaş olacaklarına and içerler.Die beiden schwören sich, ewig zusammenzuhalten.
Adamın küçük kızı ona evi gezdirir; en son yatak odasına giderek burada içki içerler.Sie machen ihn zunächst betrunken und lassen ihn im Gästezimmer übernachten.
Otçul hayvanların ise kanını içerler.Danach trank er das Blut des Tieres.
Kadınlar ilkönce gönülsüz davransalar da Lysistrata’nın planını benimser, onu gerçekleştirmeye ant içerler.Als die Mehrheit von ihnen seinem Plan begeistert zustimmen will, greift Lysistrata ein.
Tanrılar onun adı üzerine (dönülemez yemin olarak) ant içerler.Die Bezeichnung leitet sich aus dem verehrten Gott Chaldi ab.
Çok su içerler.Trink genug Wasser!
Çok kahve içerler.Il buvait une très grande quantité de café.
İkili, orada kaçak içki içerler ve birbirleri hakkında daha fazla şey öğrenirler.L’alcool délie un peu les langues et ils apprennent des choses l’un sur l’autre.
Otçul hayvanların ise kanını içerler.Il s'agit de la consommation d'animaux vivants pour boire leur sang.
İlgili Sayfalar