içeriyi ile cümle
içeriyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.57
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Perdeler kapalı olduğu için içeriyi göremiyorum.I can't see in because the curtains are closed.
Onu içeriyi göster.Show him in.
Tom içeriyi dolduracak.Tom will fill in.
Komşular içeriyi göremesin diye perdeleri ört.Close the curtains so the neighbors can't see in.
Sana içeriyi gezdireyim.Now then, let me give you the guided tour.
Ama sadece içeriyi eksi 1'le çarpamam.But I can't just multiply just the inside by minus 1.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Lights glaring in off the street, and we had to hire a security guard and all these things.
Bu işaretleyicileri ışıklandırabiliyoruz ve özel kameralar kullanarak içeriyi görebiliyoruz.And we can make those markers glow. And we can take special cameras, and we can look at it.
Bu bize n'nin sayfadan içeriyi işaret ettiğini gösterir.So that tells us that the vector n points into the page.
İçeriyi görebilir miyiz?"Can we see inside?"
Bayırdan (dışarıdan) bakan olsaydı içeriyi görmek olmazdı.Da die Kirche einsturzgefährdet ist, kann sie nicht von innen besichtigt werden.
Bayırdan (dışarıdan) bakan olsaydı içeriyi görmek olmazdı.Bien qu'impressionnant depuis l'extérieur, il ne peut pas se visiter.
Ama sadece içeriyi eksi 1'le çarpamam.Mas eu não poso multiplicar apenas o interior por menos 1.
Ama sadece içeriyi eksi 1'le çarpamam.ولكن أنا فقط لا يمكن أن تتكاثر فقط الداخل بناقص 1.
Biraz garipti, Çünkü dışarı karanlık ama içeriyi arka taraftan aydınlatan bir ışık vardı.Het was best merkwaardig, omdat het buiten donker was, maar achter haar TL-licht scheen.
Bu bize n'nin sayfadan içeriyi işaret ettiğini gösterir.Por lo nos dice que el vector n puntos en la página.
Bu bize n'nin sayfadan içeriyi işaret ettiğini gösterir.זה אומר לנו שווקטור n מכוון אל תוך הדף.
Bu işaretleyicileri ışıklandırabiliyoruz ve özel kameralar kullanarak içeriyi görebiliyoruz.A w dodatku świecą. Wtedy my, za pomocą, specjalnych kamer, możemy podziwiać nowotwór.
Bu işaretleyicileri ışıklandırabiliyoruz ve özel kameralar kullanarak içeriyi görebiliyoruz.E possiamo farli brillare. Usando speciali telecamere possiamo vedere la massa cancerosa.
Bu işaretleyicileri ışıklandırabiliyoruz ve özel kameralar kullanarak içeriyi görebiliyoruz.그리고 우리는 그 마커가 발광하도록 만들어 특수한 카메라를 써서 암을 볼 수 있죠.
Bu işaretleyicileri ışıklandırabiliyoruz ve özel kameralar kullanarak içeriyi görebiliyoruz.Nous pouvons faire briller ces marqueurs. Nous pouvons prendre des caméras spéciales pour pouvoir les voir.
Bu işaretleyicileri ışıklandırabiliyoruz ve özel kameralar kullanarak içeriyi görebiliyoruz.Podemos fazer com que esses marcadores brilhem. Podemos usar câmaras especiais e podemos ver o cancro.
Bu işaretleyicileri ışıklandırabiliyoruz ve özel kameralar kullanarak içeriyi görebiliyoruz.Și putem face ca acei markeri să strălucească. Și putem lua camere speciale și ne putem uita la ea (tumoare).
Bu işaretleyicileri ışıklandırabiliyoruz ve özel kameralar kullanarak içeriyi görebiliyoruz.We kunnen die markers laten oplichten. We kunnen speciale camera's nemen er ernaar kijken.
Bu işaretleyicileri ışıklandırabiliyoruz ve özel kameralar kullanarak içeriyi görebiliyoruz.Y podemos hacer que brille. Y podemos llevar cámaras especiales, podemos verlo.
Bu işaretleyicileri ışıklandırabiliyoruz ve özel kameralar kullanarak içeriyi görebiliyoruz.Μπορούμε να κάνουμε αυτή την ουσία να λάμπει. Μπορούμε να πάρουμε ειδικές κάμερες και να το παρατηρήσουμε.
Bu işaretleyicileri ışıklandırabiliyoruz ve özel kameralar kullanarak içeriyi görebiliyoruz.И можем да накараме тези маркери да светят. Можем да вземем специални камери и да го разгледаме.
Bu işaretleyicileri ışıklandırabiliyoruz ve özel kameralar kullanarak içeriyi görebiliyoruz.И мы можем сделать эти метки светящимися. И мы можем взять специальные камеры, и посмотреть на это.
Bu işaretleyicileri ışıklandırabiliyoruz ve özel kameralar kullanarak içeriyi görebiliyoruz.ואנחנו יכולים לגרום לסמנים האלה לזהור אנחנו יכולים לקחת מצלמות מיוחדות ואנחנו יכולים לראות את זה
Bu işaretleyicileri ışıklandırabiliyoruz ve özel kameralar kullanarak içeriyi görebiliyoruz.ويمكننا أن نجعل ذلك السّائل يتوّهج. ويمكن أن نستعمل كاميرات خاصة , ويمكننا عندها مشاهدة السّرطان.
Bu işaretleyicileri ışıklandırabiliyoruz ve özel kameralar kullanarak içeriyi görebiliyoruz.そこで特殊なカメラを使って それを見ることができるのです これで、表面下にある場合でも
Çünkü dışarı karanlık ama içeriyi arka taraftan aydınlatan bir ışık vardı.왜냐하면, 밖은 어두웠지만 그 소녀는 후광을 받으며
Çünkü dışarı karanlık ama içeriyi arka taraftan aydınlatan bir ışık vardı.כי היה חשוך בחוץ, אבל היא היתה מוארת מאחור באור של פלורסנט,
İçeriyi görebilir miyiz?"안에 들어가도 되나요?"
İçeriyi görebilir miyiz?"Podemos ver por dentro?"
İçeriyi görebilir miyiz?"Possiamo guardare dentro?"
İçeriyi görebilir miyiz? Tabii! [güler]"On peut voir à l'intérieur?" " Oh oui" [rire]
İçeriyi görebilir miyiz?"Μπορούμε να ρίξουμε μια ματιά";
İçeriyi görebilir miyiz?"אפשר להציץ בפנים?"
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Ánh sáng chói lòa rọi xuống đường phố và chúng tôi phải thuê một vệ sỹ và tất cả những thứ này.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Az utcai fények élesen bevilágítottak, és fel kellett bérelnünk egy biztonsági őrt, és így tovább.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Die Lichter schienen rein von der Straße, und wir mussten einen Sicherheitsmann anheuern, und all diese Dinge.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.거리의 불빛들이 그대로 들어오고 보안 경비를 고용하는 등 여러가지 일이 있었지만
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Lampen schenen vanaf de straat naar binnen, en we moesten een bewaker inhuren, en al die dingen.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Lampu terang benderang di jalanan, dan kami harus menyewa seorang satpam dan semua benda ini.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Les lumières de la rue nous éblouissaient, et nous avons dû embaucher un gardien, et tout ça.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Luči so svetile z ulice, morala sva najeti varnostnika in podobno.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Luminile din stradă orbindu-ne, şi a trebuit să angajăm un paznic şi tot felul.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Luzes a brilhar da rua, tivemos que contratar um segurança.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Lyset stod ind fra gaden, og vi måtte leje en sikkerhedsvagt og alle den slags ting.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Przyświecały nam uliczne lampy. Musieliśmy zatrudnić ochroniarza i tak dalej.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Světla ozařovala ulici a museli jsme si najmout bezpečnostní ochranku atd.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Уличните лампи светеха силно, трябваше да наемем охрана - такива неща.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.Фонари светили на улице, и пришлось нанять охранника и все такое.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.האורות של הרחוב בוהקים פנימה, והיינו צריכים לשכור מאבטח וכל הדברים האלה.
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.حيث الأضواء ساطعة في الخارج واضطررنا لتعيين حارس أمن وما إلى ذلك
Sokaktaki ışıklar içeriyi aydınlatıyordu ve güvenlik görevlisi tutmak zorunda kaldık.警備員を雇わなければなりませんでした いずれせよ すばらしい眠りが得られました