içerisinde ile cümle

içerisinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bir beyaz cüce içerisindeki elektronların öz kütle numarası 1036 electrons/m³ sırasındadır.La densità elettronica in una nana bianca raggiunge l'ordine di 1036 elettroni/m3.
Burada kaldığı süre içerisinde 14 farklı tapınak inşasının sorumluluğunu aldı.In questo periodo fu responsabile della creazione di 14 templi.
4 saat içerisinde muharebe bitmişti.Nel giro di sole quattro ore la battaglia era conclusa.
NGC 1365 içerisinde 2001du, 1983V, ve 1957C süpernovaları gözlemlenmiştir.Sono state osservate in NGC 1365 le Supernovae 2001du, 1983V e 1957C.
Platini gümüş cevherleri içerisinde istenmeyen bir empürite olarak görmüşler ve çoğunlukla da atmışlardır.Il platino veniva considerato allora un'impurezza indesiderata dell'argento e spesso veniva gettato via.
Aynı yıl içerisinde Orion Nebula’sını (takımyıldızı) gözlemledi ve çizdi.Nello stesso anno osservò la Nebulosa di Orione.
Vişnelerin içerisinde bulunan şeker, birada ikinci bir fermentasyona neden olur.Si ha così un'ulteriore aggiunta di zuccheri che provocano una seconda fermentazione.
Tedaviyle birlikte çoğu bakteriyel pnömoni türü 3–6 gün içerisinde stabil hale gelir.Con il trattamento, la maggior parte delle polmoniti di origine batterica tende a stabilizzarsi in 3-6 giorni.
Hazırlanan taslak 13 Şubat 1946 günü şaşkınlık içerisindeki Japon yetkililerine sunulur.La bozza della costituzione fu presentata il 13 febbraio 1946 per la sorpresa degli ufficiali giapponesi.
Bu değişikliklerin ana bileşeni 413.000 yıllık bir süre içerisinde ortaya çıkar (±0.012’lik eğiklik değişimi).La maggiore componente di queste variazioni (±0,012) ha un periodo di 413 000 anni.
BOOTP protokolü ilk olarak RFC 951 içerisinde tanımlanmıştı.Tale protocollo è stato definito dal RFC 951.
Söz konusu bölgeler kendi içerisinde ayrıca 71 adet ilçeye ayrılmış konumdadır.Le prefetture sono a loro volta divise in 71 subprefetture.
Not: 2014 yılı içerisindeki durumlar göz önünde bulundurulmuştur.Aspetto già richiamato nel rapporto di Legambiente del 2014.
Adolf Hitler iktidara gelene kadar, birkaç ay içerisinde kitap çok ilgi gördü.Preso il potere dopo qualche mese, Adolf Hitler li graziò nel lasso di poche settimane.
Bu süre içerisinde Bayramov İkinci Dünya Savaşı temasını Türkmen sanatçıları arasında başlatmıştır.Durante questo periodo, Bayramov aprì la strada al tema della seconda guerra mondiale nella pittura Turkmena.
Nüfusun 2/3 den fazla kısmı içerisinde Las Vegas şehrinide barındıran Clark ilçesinde yaşamaktadır.Oltre due terzi della popolazione dello Stato vive nella Contea di Clark nell'area metropolitana di Las Vegas.
Şarkı Sebastian tarafından bir hafta içerisinde yazılmıştır.La canzone è stata scritta in un'ora ...
Güney Afrika Ulusal Öğrenci Birliği içerisinde yer aldı.Siede nel Forum nazionale delle associazioni studentesche.
Yaklaşık iki yıl içerisinde bina inşası tamamlandı.In un anno l'edificio fu completato.
Joss Whedon, kendisinin içerisinde bulunduğu yapımların "resmi" ya da "evrene dahil" olduğunu belirtmiştir.Joss Whedon ha specificato che ciò che è legato a lui deve essere considerato "ufficiale" e "canonico" .
Kısa süre içerisinde kocasına götürülür.Dopo qualche tempo viene raggiunta dal marito.
1 Düzine içerisinde 12 adet eleman bulunur.Possiede uno dei dodici Versi.
Galaxy S7'nin teknik özellikleri içerisinde Samsung Exynos 8890 işlemci ve 4 GB RAM bulunuyor.Il Galaxy S7 è dotato della CPU Exynos Exynos 8890 e 4 GB di RAM.
Hay Day ücretsiz bir oyundur, ama oyunun içerisinde bazı ögeler gerçek para ile satın alınılabilir.Sebbene Hay Day sia un gioco gratuito, è possibile acquistare diamanti con soldi reali.
Yavrular yumurtadan 3 ay içerisinde çıkarlar.La femmina trasporta sul dorso le uova per 3 mesi.
Zaman içerisinde Mısırlılar kediye tapmaya başladılar.Per secoli gli egizi ripercorsero tale viaggio in venerazione dei gatti.
Bu derelerden başka göl içerisinde mevcut olan kaynaklar da gölü devamlı olarak beslemektedirler.Oltre a questi torrenti, sorgenti sul fondo nel lago alimentano continuamente il lago.
Bu süre içerisinde Azerbaycan Bestecileri Birliği üyesi oldu.Durante questo periodo fece parte della Commissione per la Pace con gli Indiani.
Çoğu Linux sisteminde iptables /usr/sbin/iptables dizininde ve içerisinde de kullanım kılavuzu bulunmaktadır.Sulla maggior parte dei sistemi Linux, iptables è installato come /usr/sbin/iptables.
Sophie ile bir ilişki içerisindedirler.Ha una relazione con Josephine.
1984'te bu tarz desenler yarı kristallerin içerisinde bulunan atomların diziliminde gözlemlendi .Nel 1984, si sono ritrovati schemi simili nella disposizione degli atomi nei quasicristalli.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.Il comportamento sessuale animale ha differenti forme, anche nella stessa specie.
Poşeti açan elemanlar, içerisinde eski model bir cep telefonu olduğunu fark etmiştir.Apri questa, solo per vedere che è inserita una nuova bambola.
Duyuru, Uluslararası Astronomi Birliği Genelgesi (IAUC) 8627 içerisinde yer alır.L'annuncio è stato ufficializzato con la circolare 8627 dell'Unione Astronomica Internazionale.
Bu üç gün içerisinde müttefikler 19 km2'lik bir alanı daha ele geçirdiler.In queste due operazioni gli Alleati strapparono ai tedeschi un territorio pari a duecento miglia quadrate.
Bu yapının manastır içerisinde bazilikalı planlı olarak yapıldığı sanılmaktadır.Si deduce quindi che tale monastero appartenga all'ordine dei basiliani.
Bu pozisyonlar da, saha içindeki dizilime göre kendi içerisinde ayrılmaktadır.Queste risposte devono essere, in qualche misura, presenti nel suo proprio essere.
Kaliforniya Silikon Vadisi'ndeki Moffett Federal Havaalanı içerisindedir.È situato nella Silicon Valley californiana, presso l'aeroporto Moffett Field.
Ama acil durumlarda araç içerisinden de ateşlenebiliyordu.Le granate possono anche essere lanciate dal veicolo.
Zaman içerisinde ise Buffy ile birlikte olurlar.Tuttavia si terrà sempre in contatto con Buffy e gli altri.
İlk iki gün içerisinde doksan Seminole teslim olur.Ambrosoli resse la direzione per i primi due anni.
Dönem içerisinde çeşitli kampanyalar ve toplantılar düzenlemiştir.Nel corso degli anni ha organizzato numerose manifestazioni e convegni.
Bu üçü içerisinde sadece Epir ve İznik Konstantinopolis'i tekrar ele geçirme fırsatları elde etti.Dei tre stati successori, Epiro e Nicea avevano le migliori possibilità di recuperare Costantinopoli.
Sonrasında aynı yıl içerisinde "Olanlar Oldu" single'ını sundu.Hanno quindi pubblicato nel dicembre di quell'anno il singolo I Missed You.
Burkina Faso kendi içerisinde 13 yönetim bölgesine (region) ayrılmıştır.La regione è suddivisa in 13 distretti (tuman):
Roma içerisinde toga giyme hakkı ettiklerinden beri Roma yurttaşıydılar.Tuttavia, erano senza dubbio cittadini romani, dato che indossavano la toga dentro Roma.
Erie Gölü içerisindedir.All'interno trova Lara.
Zaman içerisinde şu anki yerine taşınmıştır.Per poi essere spostato all'orario attuale.
Ulaşım özgürlüğü bu sınırlar içerisinde garanti altına alınır.Su queste strade verrà assicurata una piena libertà di comunicazione.
Bu süreç içerisinde bazı aileler ikiye bölünmüş, bir kısmı Yeniköy'e yerleşmiştir.Attorno si trovano numerose isole, di cui due sono abitate».
Ağdaki bilgisayarlar belirli bir hedefe ulaşmak için birbirleriyle etkileşim içerisindedirler.I computer interagiscono tra loro al fine di raggiungere un obiettivo comune.
Videonun diğer karelerinde ise Kiraly siyah bir elbise içerisinde şarkısını söylemeye devam eder.Per sottolineare questa alternanza, nel video la giacca di Ryan ha un numero diverso ad ogni ripetizione.
Vilayetin merkezi günümüz Miyagi prefektörlüğünün sınırları içerisinde yer alan Tagajō idi.L'antica capitale si trovava nella odierna prefettura di Miyagi.
Ayrıca semt içerisinde bir de havagazı fabrikası bulunmaktadır.Vi è anche una fabbrica di elettrodomestici.
Unimoglarda aktarma organları tüp içerisinde yer alır.Tengono sospesi gli organi al loro giusto posto.
UEFA, FIFA'ya bağlı altı konfederasyon içerisindeki en büyük konfederasyondur.È, tra l'altro, una delle sei confederazioni continentali affiliate alla FIFA.
Grup içerisinde anlaşmazlık çok nadir görülür.Disturbi del movimento sono rari.
Altıgen şeklindedir ve içerisinde çanı olan bir saat takılıdır.Al centro del corpo vi è un orologio, e sulla sommità una cella con la campana che suona l'ora.
Tarihsel süreç içerisinde Osmanlı ile Avusturya arasında şiddetli çatışmalar olmuştur.La crisi bulgara ebbe serie conseguenze nei rapporti fra Austria e Russia.
Bazı durumlarda arakurgu içerisinde bir tezat karakter oluşturabilir.In alcuni casi può avere aspetti infiltranti.
İlgili Sayfalar