Ana içeriğe geç
Sözlük

içeri girmek ile cümle

içeri girmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
57
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Kedi yavrusu içeri girmek istedi.The kitten wanted in.
İçeri girmek için nereden bir bilet alabilirsin?Where can you buy a ticket to get in?
İçeri girmek ister misin?Do you want to come in?
İçeri girmek ister misiniz?Do you want to come in?
İçeri girmek istiyorum.I'd like to go inside.
İçeri girmek mi istedin?Did you want to come in?
İçeri girmek istedin mi?Did you want to come in?
İçeri girmek istemez misin?Don't you want to come inside?
İçeri girmek istemez misiniz?Don't you want to come inside?
İçeri girmekten mutlu olurum.I'd be happy to come in.
Kendimi evimin dışında kilitledim, bu yüzden içeri girmek için pencereyi kıracağım.I've locked myself out of my house, so I'm going to break a window to get in.
İçeri girmek zorundayım.I've got to come in.
İçeri girmek zorundasın.You have to go inside.
İstemiyorsan içeri girmek zorunda değilsin.You don't have to go in if you don't want to.
İçeri girmek için başka yol yok.There's no other way in.
İçeri girmek istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to come inside?
Kediyi duyabiliyor musun? O içeri girmek istiyor.Can you hear the cat? She's wanting in.
İçeri girmek için ne kadar para ödemek zorundayız?How much do we have to pay to get in?
Sami içeri girmek istiyordu.Sami wanted to come in.
Felix içeri girmek için o anahtarı kullandı.Felix used that key to get in.
İçeri girmek son derece zordu ve neredeyse daha da zorlaşıyordu.It was extremely hard to get in and nearly as hard to stay.
İçeri girmek için şifreyi bilmiyoruz. oh, biliyorum.Oh wait.
Eğer bir hücrenin zarı yumuşaksa, virüs içeri girmek için bir yol bulmayı becerir. .In the case of cells that have soft membranes, the virus figures out some way to enter it.
İçeri girmek için duvara delik açtılar.They made a hole in the wall[br]to get in.
Üzerinde yabancı cisimle içeri girmek mümkün değil.Dabei darf er fremde Grundstücke betreten.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.Es war ihm nicht möglich, hinzugelangen und es zu betreten.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.Al entrar no encontraron resistencia.
İçeri girmek son derece zordu ve neredeyse daha da zorlaşıyordu.Войти туда просто, а выйти куда сложнее.
Trumpets içeri girmekte ısrar edince Abruzzi kenara çekilir ve hücreye girer.Ao ouvir o alarme, Harpuia entra e fecha-o.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.Het had hem geen moeite gekost binnen te komen.
Leonov, uzay aracının kapısından içeri girmekte de güçlük çekti.Leonov klarade nästan inte att komma tillbaka till rymdskeppet.
Üzerinde yabancı cisimle içeri girmek mümkün değil.Ej att förväxla med Foreign Intrigue.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.Tiineitä se ei vaivautunut astumaan.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.Den trak sig imidlertid tilbage, så den ikke kom i kamp.
Leonov, uzay aracının kapısından içeri girmekte de güçlük çekti.Leonov klarte så vidt å komme tilbake til romskipet.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.Tapi Dan tak berdaya untuk melawannya.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.協力して進軍していたわけではない。
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.軍隊沒有嘗試進入。
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.일당은 읍으로 들어가면서 아무런 저항도 받지 않았다.
İçeri girmek için direnmemiz işe yaramadı.В бой не влизаше.
İçeri girmek son derece zordu ve neredeyse daha da zorlaşıyordu.Täielikult liigutatavat koodi oli raskem teha ja see oli ka keerulisem.
Eğer bir hücrenin zarı yumuşaksa, virüs içeri girmek için bir yol bulmayı becerir. .바이러스는 세포의 부드러운 막을
Eğer bir hücrenin zarı yumuşaksa, virüs içeri girmek için bir yol bulmayı becerir. .No caso de células que possuem membranas suaves, o vírus descobre alguma forma para entrar
Eğer bir hücrenin zarı yumuşaksa, virüs içeri girmek için bir yol bulmayı becerir. .Nos casos de células que tem membranas finas, o vírus descobre um jeito de passar por ela e entrar.
Eğer bir hücrenin zarı yumuşaksa, virüs içeri girmek için bir yol bulmayı becerir. .V případě buněk, které mají měkké membrány, virus vyřeší způsob, jak se dostat dovnitř.
Eğer bir hücrenin zarı yumuşaksa, virüs içeri girmek için bir yol bulmayı becerir. .W przypadku komórek otoczonych jedynie błoną, wirus znajduje drogę, żeby się do nich dostać.
Eğer bir hücrenin zarı yumuşaksa, virüs içeri girmek için bir yol bulmayı becerir. .У випадку, якщо у клітини є м'яка мембрана, вірус шукає шляхи проникнення всередину.
Eğer bir hücrenin zarı yumuşaksa, virüs içeri girmek için bir yol bulmayı becerir. .それを入力する方法はいくつかの数字。 時々 本質的にヒューズ--をしないのそれをすることができます。
İçeri girmek için duvara delik açtılar.Ei au făcut o gaură în perete [br] pentru a obţine în.
İçeri girmek için şifreyi bilmiyoruz. oh, biliyorum.Espera.
İçeri girmek için şifreyi bilmiyoruz. oh, biliyorum.Oh aspetta.
İçeri girmek için şifreyi bilmiyoruz. oh, biliyorum.Oh attends! On n'a pas le code pour rentrer.
İçeri girmek için şifreyi bilmiyoruz. oh, biliyorum.Oh warte, wir haben den Code nicht um reinzukommen.
İçeri girmek için şifreyi bilmiyoruz. oh, biliyorum.Αχ περίμενε. Δεν έχουμε τον κωδικό για να μπούμε.
İçeri girmek için şifreyi bilmiyoruz. oh, biliyorum.それ、7、9、12よ
Sana Disney Kanalında oyunculuk ayarlarım! İçeri girmek için şifreyi bilmiyoruz. oh, biliyorum.Я выбью для тебя роль в шоу на канале Дисней.
Ya da pozitif yükler veya pozitif yüklü iyonlar içeri girmek isteyecektiالهرب او الشحن الموجبه للايونات الموجبه
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod