Ana içeriğe geç
Sözlük

içer ile cümle

içer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir Bloody Mary içerken barda oturuyordu.Tom was sitting at the bar drinking a Bloody Mary.
Tom altı ay içerisinde yatırımını üçe katladı.Tom tripled his investment in six months.
Tom tamir edilmesi için bilgisayarını içeri götürdü.Tom took his computer in to be repaired.
Tom Mary'nin maviler içerisinde muhteşem göründüğünü düşünüyor.Tom thinks Mary looks great in blue.
Tom bazen içerde güneş gözlüğü takar.Tom sometimes wears sunglasses indoors.
Tom on beş dakika içerisinde burada olmalı.Tom should be here within fifteen minutes.
Tom içeriye temiz hava girdirmek için pencereyi birazcık açtı.Tom opened the window a crack to let in a bit of fresh air.
Tom akşam yemeğinden sonra çoğunlukla biraz şarap içer.Tom often drinks a little wine after dinner.
Tom az önce içeriye gelen adama baktı.Tom looked at the man who had just come in.
Tom odasının anahtarını içeride unuttu.Tom locked himself out of his room.
Tom tanıdığım başka herhangi birinden daha çok içer.Tom drinks more than anyone else I know.
Tom her gün içer.Tom drinks every day.
Tom her gün içki içer.Tom drinks every day.
Tom çok içer.Tom drinks a lot.
Tom biraz içer.Tom drinks a little.
Tom Mary'den daha fazla içer.Tom drank Mary under the table.
Tom sahip olduğu her şeyi küçük bir valiz içerisinde taşıdı.Tom carried everything he owned in a small suitcase.
Onlar Tom'u bir sedyenin üstünde içeri getirdiler.They brought Tom in on a stretcher.
Telefon aramasından sonra üç dakika içerisinde polisler Tom'un kapısındaydılar.The police were at Tom's door within three minutes after the phone call.
Bu kasaba son on yıl içerisinde çok fazla değişmedi.This town hasn't changed much in the last ten years.
Sabah kahvaltısı tabakları hâlâ lavabonun içerisindeydi.The breakfast dishes were still in the sink.
Belki bir aylık zaman içerisinde akıcı şekilde konuşabileceğim.Maybe I'll be able to speak fluently in a month's time.
Şarap içer misin?Do you drink wine?
Onun içeri girmesine kim izin verdi?Who allowed him in?
İçeri nasıl girdin? Anahtarın var mı?How did you get inside? Do you have a key?
O, pencereden içeri girdi.He entered through the window.
Ben meyve yer ve su içerim.I eat fruit and drink water.
Çocukların hepsi içerdeler, Şimdi istirahat edebilir ve dinlenebiliriz.Our kids are all tucked in. Now we can kick back and relax.
Tom kapıdan içeri tam zamanında girdi.Tom walked in the door at just the right time.
Tom eskiden çok fazla içerdi.Tom used to drink like a fish.
Tom gömleğini içeri soktu.Tom tucked in his shirt.
Öğle yemeğinden sonra kahve içerler.They drink coffee after lunch.
Bu kapı içeriden kilitli.This door is locked from the inside.
Tom nadiren kahve içer.Tom seldom drinks coffee.
Her gün kafeye gidip kahve içerim.Every day I go to the café and have coffee.
Tom epeyce içer.Tom drinks quite a bit.
O orada ne yapıyor? Onu içeri davet et!What's he doing out there? Invite him inside!
Et protein içerir.Meat contains proteins.
Benim çocuklarım hava karardıktan sonra içeride kalmak zorundalar.My children have to stay indoors after dark.
İki ya da üç dakika içerisinde onu bitirmeyi planlıyorum.I plan to finish it in two or three minutes.
İki ya da üç dakika içerisinde onu bitireceğim.I'll finish it in two or three minutes.
Çok sigara içerdim ama şimdi bıraktım.I used to smoke a lot, but now I've quit.
Sert kabuklu meyveler içerebilir.May contain nuts.
Ben kedinin içeri girmesine izin verdim.I let the cat in.
Eğer alkol içersem bir sakıncası var mı?Is it OK if I drink alcohol?
Çay mı yoksa kahve mi içersin?Do you drink tea or coffee?
O, çay içer ve müzik dinler.He drinks tea and listens to music.
Babam her sabah bir fincan kahve içer.My father drinks a cup of coffee every morning.
Sabah kahvaltısında her zaman kahve içer misin?Do you always drink coffee with your breakfast?
Sabahleyin, Sandra bir dilim ekmek yer ve bir fincan kahve içer.In the morning, Sandra eats a slice of bread and drinks a cup of coffee.
Sabahleyin her zaman iki fincan kahve içerim.I always drink two cups of coffee in the morning.
O büyük oranda içeriğe bağlı.It depends largely on the context.
İnsan kalıntıları içeren bir kutuyu kazarak çıkardılar.They dug up a box containing human remains.
Etiket kutusunun içeriğinin kırılgan olduğunu uyarıyor.The label warns that the contents of the box are fragile.
Yatmaya gitmeden önce her zaman bir bardak süt içerim.I always drink a glass of milk before going to bed.
Bu cümle birkaç hata içeriyor.This sentence contains several mistakes.
Dışarı çık veya içeri gel.Get out or come in.
O çok içki içer.He boozes too much.
O, günde yirmi sigara içer.He smokes twenty cigarettes per day.
Bu temel birçok hata içerir.This basis contains many errors.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod