içeceği ile cümle

içeceği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
İçeceğin ismi insanları şaşırtmak için verilmiş gibi görünür.Jootmist kutsutakse rahvapäraselt ka tinutamiseks.
1898 - Caleb Bradham, ürettiği karbonatlı içeceğin adını "Pepsi-Cola" olarak değiştirdi.1898 – Apteeker Caleb Bradham nimetas enda avastatud joogi Brad's Drink-i ümber Pepsi-Cola-ks.
5 kere 2 10 eder. Parti için 10 litre gazlı içeceğimiz var.Dus we hebben 10 liters frisdrank voor het feestje.
Ama bu bizim kaç litre gazlı içeceğimiz olduğunu bilmemize yardımcı olmuyor.Aber das hilft uns nicht zu wissen, wie viel Soda wir haben.
Ama bu bizim kaç litre gazlı içeceğimiz olduğunu bilmemize yardımcı olmuyor.Ale to nám nepomůže zjistit, kolik litrů sodovky momentálně máme.
Ama bu bizim kaç litre gazlı içeceğimiz olduğunu bilmemize yardımcı olmuyor.Det hjælper os dog ikke rigtig til at finde ud af, hvor mange liter sodavand vi har.
Ama bu bizim kaç litre gazlı içeceğimiz olduğunu bilmemize yardımcı olmuyor.Esto no nos ayuda a saber cuántos litros de soda tenemos en realidad.
Ama bu bizim kaç litre gazlı içeceğimiz olduğunu bilmemize yardımcı olmuyor.이 정보는 파티를 위해 실제 가지고 있는 음료수의 양을 구하는데 직접적으로 도움이 되지 않습니다
Ama bu bizim kaç litre gazlı içeceğimiz olduğunu bilmemize yardımcı olmuyor.Maar deze informatie helpt ons niet, of zegt niks over hoeveel liters frisdrank we eigenlijk hebben.
Ama bu bizim kaç litre gazlı içeceğimiz olduğunu bilmemize yardımcı olmuyor.Ma questo non ci aiuta a sapere quanti litri di bevande abbiamo.
Ama bu bizim kaç litre gazlı içeceğimiz olduğunu bilmemize yardımcı olmuyor.Men det hjälper oss inte att veta hur många liter läsk vi faktiskt har.
Ama bu bizim kaç litre gazlı içeceğimiz olduğunu bilmemize yardımcı olmuyor.Але це нам не допоможе дізнатися скільки літрів содової ми маємо насправді.
Ama bu bizim kaç litre gazlı içeceğimiz olduğunu bilmemize yardımcı olmuyor.Но това не ни помага или позволява да разберем колко литра сода всъщност имаме.
Ama bu bizim kaç litre gazlı içeceğimiz olduğunu bilmemize yardımcı olmuyor.だから我々 はこれを無視できます。
Anında buz gibi bir içeceğiniz hazırИ у вас будет мгновенно охлождённый напиток
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Abbiamo dato ad alcune persone questa bevanda disgustosa che ha influenzato i loro livelli di triptofano.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Am dat subiecților această băutură cu gust oribil care le-a controlat nivelul de triptofan.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Annoimme ihmisille hirveältä maistuvaa juomaa, joka vaikutti heidän tryptofaanitasoihinsa.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Chúng tôi cho người ta món đồ uống kinh khủng ảnh hưởng đến mức trytophan của họ.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Dali jsme lidem tento příšerný nápoj, který u nich ovlivnil hladinu tryptofanu.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Ezzel a borzalmas ízű turmixal itattuk az embereket, ami hatással volt a triptofán szintjükre.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.저희는 사람들한테 맛없는 음료를 줬고 그게 트립토판의 양을 조절했을 뿐입니다.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Le dimos a la gente esta bebida con sabor horrible y afectaba sus niveles de triptófano.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Nous avons donné cette boisson affreuse aux sujets qui a affecté leurs niveaux de tryptophane.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Podawaliśmy badanym ten ohydny napój, który wpływał na poziom tryptofanu w ich organizmach.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Wij gaven mensen een walgelijk drankje dat hun tryptofaanniveau beïnvloedde.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Wir gaben Personen dieses grauenhaft schmeckende Getränk, das ihren Tryptophanspiegel beeinflusst hat.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Εμείς απλά δώσαμε ένα αηδιαστικό ποτό που επηρέασε τα επίπεδα θρυπτοφάνης.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Мы давали людям этот ужасный на вкус напиток, что влияло на их уровень триптофана.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.נתנו לאנשים משקה בטעם נורא שהשפיע על רמות הטריפטופן שלהם.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.فقط اعطينا الناس هذا الشراب كريه الطعم و الذي اثر على مستوى التربتوفان لديهم
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.ひどい味のドリンクを 飲ませただけですから しかし トリプトファンは チーズやチョコレートにも
Bu harika içeceği gün geçtikçe daha çok kişi keşfetmeye başladı, ve Coca-Cola tüm Amerika'ya yayıldıBay Candler tam anlamıyla bir pazarlama dehasıydı, ve ürünü tanıtmak için aklına yüzlerce fikir geldi.
Bu harika içeceği gün geçtikçe daha çok kişi keşfetmeye başladı, ve Coca-Cola tüm Amerika'ya yayıldıCoca-Cola yı üretmek ve dağıtmak için bir şirket kuran
Bu harika içeceği gün geçtikçe daha çok kişi keşfetmeye başladı, ve Coca-Cola tüm Amerika'ya yayıldıDaha sonra Coca Cola yı üretmek ve dağıtmak için bir şirket kurdu.
Bu harika içeceği gün geçtikçe daha çok kişi keşfetmeye başladı, ve Coca-Cola tüm Amerika'ya yayıldıO kişi de daha sonra Coca-Cola üretmek ve dağıtmak için bir şirkey kurdu.
Bu harika içeceği gün geçtikçe daha çok kişi keşfetmeye başladı, ve Coca-Cola tüm Amerika'ya yayıldı...şirket kuran Asa Candler adlı işadamına sır formülü sattı. Bay Candler pazarlama dehasıydı.
Bunun kaç litre gazlı içeceğimiz olduğuyla hiçbir alakası yok.Beh non ha niente a che fare con quanti litri di bevande abbiamo
Bunun kaç litre gazlı içeceğimiz olduğuyla hiçbir alakası yok.Det har ingenting att göra med hur många liter läsk vi har.
Bunun kaç litre gazlı içeceğimiz olduğuyla hiçbir alakası yok.Dobře, toto ale nemá nic společného s tím, kolik litrů sodovky máme.
Bunun kaç litre gazlı içeceğimiz olduğuyla hiçbir alakası yok.Esto no tiene nada que ver con cuántos litros de soda tenemos.
Bunun kaç litre gazlı içeceğimiz olduğuyla hiçbir alakası yok.이것은 음료수를 얼마나 가지고 있는지와 무관한 정보네요
Bunun kaç litre gazlı içeceğimiz olduğuyla hiçbir alakası yok.Nou, dit heeft niks te maken met hoeveel liters frisdrank we hebben.
Bunun kaç litre gazlı içeceğimiz olduğuyla hiçbir alakası yok.Но това няма нищо общо с това колко литра сода имаме.
Bunun kaç litre gazlı içeceğimiz olduğuyla hiçbir alakası yok.Це не має відношення до питання "Скільки літрів содової нам потрібно для вечірки?"
Bunun kaç litre gazlı içeceğimiz olduğuyla hiçbir alakası yok.それぞれのボトルは、ソーダの 2 リットル。
Bu yorumdan sonra katılan herkese bu yedi içeceği ikram etmeye başladım.이 언급에 의해 저는 매우 놀랐었습니다 모든 참가자에게 이 7가지의 탄산음료를 나눠주기 시작했었습니다.
Bu yorumdan sonra katılan herkese bu yedi içeceği ikram etmeye başladım.Annyira hatott rám ez a megjegyzés, hogy onnantól fogva, minden résztvevőt megkínáltam ezzel a hét szódával.
Bu yorumdan sonra katılan herkese bu yedi içeceği ikram etmeye başladım.Deze opmerking trof mij zo dat ik sindsdien alle deelnemers deze zeven frisdranken begon aan te bieden.
Bu yorumdan sonra katılan herkese bu yedi içeceği ikram etmeye başladım.Ten komentář mě tak zaskočil, že od té doby jsem všem účastníkům začala nabízet těchto 7 limonád.
Bu yorumdan sonra katılan herkese bu yedi içeceği ikram etmeye başladım.Tento komentár ma tak zasiahol, že odvtedy som začala všetkým účastníkom ponúkať tých sedem druhov sódy.
Bu yorumdan sonra katılan herkese bu yedi içeceği ikram etmeye başladım.Мене настільки вразила ця фраза, що пізніше я почала пропонувати ці сім видів газованої води усім учасникам.
Bu yorumdan sonra katılan herkese bu yedi içeceği ikram etmeye başladım.הופתעתי כ"כ מההערה הזו שהחל מאותו רגע התחלתי להציע לכל המשתתפים את 7 משקאות הסודה האלה.
Bu yorumdan sonra katılan herkese bu yedi içeceği ikram etmeye başladım.لقد صعقت بهذا التعليق ومن ثم قررت ان اسأل الجميع نفس السؤال فعرضت هذه الانواع السبع من المشروبات الغازية
Bu yorumdan sonra katılan herkese bu yedi içeceği ikram etmeye başladım.全員に7種のソーダを 勧め始めました 選択肢はいくつかと
Coca-Cola bir büfe içeceği olarak yok satıyordu, peki bunu bir de şişelere koysalar neler olurdu?Bu lezzetli içeçiği bir çok insan keşfetti.
Coca-Cola bir büfe içeceği olarak yok satıyordu, peki bunu bir de şişelere koysalar neler olurdu?Bu lezzetli yeni içeceği bir çok insan keşfetti.
Coca-Cola bir büfe içeceği olarak yok satıyordu, peki bunu bir de şişelere koysalar neler olurdu?Bu muhteşem içeceği gün geçtikçe daha çok kişi keşfetmeye başladı,
Coca-Cola bir büfe içeceği olarak yok satıyordu, peki bunu bir de şişelere koysalar neler olurdu?Bu yeni lezzetli içeçeği bir çok insan keşfetti.
Coca-Cola bir büfe içeceği olarak yok satıyordu, peki bunu bir de şişelere koysalar neler olurdu?Daha ve daha fazla insan keşfettiği için...

İlgili Sayfalar