Ana içeriğe geç
Sözlük

içe ile cümle

içe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ona içecek bir şey ver.Give him something to drink.
Bize içecek bir şey al.Get us something to drink.
Onlara içecek bir şey al.Get them something to drink.
Ona içecek bir şey al.Get him something to drink.
Birkaç dakika içerisinde onları arayacağım.I'll call them in a few minutes.
Birkaç dakika içerisinde onu arayacağım.I'll call him in a few minutes.
Onları içeri getirin.Bring them inside.
Onu içeri getir.Bring her inside.
Onların içeri girmesini istedim.I asked them to come in.
Onun içeri girmesini istedim.I asked him to come in.
Ondan içeri gelmesini rica ettim.I asked her to come in.
Onların içeri gelmesini ister misin?Would you ask them to come in?
Onun içeri gelmesini ister misin?Would you ask him to come in?
Onun içeri girmesini ister misin?Would you ask him to come in?
Onların içeri gelmesini isteyebilir misin?Can you ask them to come on in?
Onun içeri gelmesini isteyebilir misin?Can you ask him to come on in?
Onun içeri gelmesini rica edebilir misin?Can you ask her to come on in?
Onların içeriye gelmesini isteyebilir misin?Can you ask them to come in?
Onun içeriye gelmesini isteyebilir misin?Can you ask him to come in?
Ondan içeri gelmesini rica edebilir misin?Can you ask her to come in?
Tom Mary'nin içeri girmesine izin vermeyecek.Tom won't let Mary in.
Umarım içeri girdiğim umrunda değildir.I hope you don't mind that I let myself in.
Bir saatten daha az bir süre içerisinde bir randevum var.I have an appointment in less than an hour.
Tom Mary'ye birkaç içecek aldı.Tom bought Mary a few drinks.
Ben evde değilsem, sadece kapıyı açıp içeri gir.If I'm not home, just let yourself in.
Dan yarım milyon dolar içeren bir çanta taşıyordu.Dan was carrying a bag containing half a million dollars.
Tom günde en az iki litre su içer.Tom drinks at least two litres of water a day.
Kurabiyeleri ve şekerlemeleri alkole tercih ederim ama içerim.I prefer cookies and candies to alcohol, but I do drink.
Doğal maden suyu kalsiyum, magnezyum, sodyum, potasyum ve ayrıca nitrat içerir.Natural mineral water contains calcium, magnesium, sodium, potassium as well as nitrate.
Güneş, bizim güneş sistemimizdeki tüm kütlenin % 99,8'ini içerir.The Sun contains 99.8% of all of the mass in our solar system.
Mars güney yarım kürede oluşan yaylalar içeriyor.Mars contains highlands which occur in the southern hemisphere.
Uranus'un kara, kaya parçaları şeklinde nesneleri içeren, onbir bilinen halkası vardır.Uranus has eleven known rings, which contain dark, boulder-sized particles.
Enerji içecekleri ile karışık bir alkol tehlikeli bir kombinasyon olabilir.Alcohol mixed with energy drinks can be a dangerous combination.
Mary'nin üç hafta içerisinde öleceğini hiçbirimiz bilemezdik.Little did any of us know that Mary would be dead within three weeks.
İçeride yalnız hissediyorum?I feel alone inside.
İçeride boş hissediyorum.I feel empty inside.
Dan içeri bile gelmedi.Dan didn't even come in.
Dan içeri geldi ve bağırmaya başladı.Dan came inside and started shouting.
Dan kurbanın çantasının içeriğini inceledi.Dan examined the contents of the victim's purse.
Ben gazlı içecekleri içmeyi durdurdum.I have stopped drinking carbonated drinks.
Sigara içen insan sayısı, son on yılda arttı.The number of people who smoke increased in the last ten years.
Sigara içen insanların oranı son on yıl içinde arttı.The proportion of people who smoke increased in the last ten years.
Şimdi içeri gelmem sorun yaratır mı?Is it OK for me to come in now?
Şimdi içeri gelmemin bir sakıncası var mı?Is it OK for me to come in now?
Şimdi içeri gelmem için uygun mu?Is it OK for me to come in now?
Bir dakika içeri gelmek ister misin?Would you like to come inside for a minute?
Tom kapıyı açtı ve ben içeri girdim.Tom opened the door and I went in.
İçeri girmek için başka yol yok.There's no other way in.
Evde hava daha sıcak. İçeri girelim.It's warmer in the house. Let's go inside.
İçeri girmeye hazır mısın?Are you ready to come inside?
İçeri girmek istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to come inside?
Lütfen içeriye geri gel.Please come back inside.
Biri beni içeri alacak mı?Is somebody going to let me in?
İçeri girmemiz gerektiğini düşünüyor musun?Do you think we ought to go in?
Bu anahtarı almazsan içeri giremeyeceksin.If you don't have this key, you won't be able to get in.
İçeri girmemizin bir sakıncası var mı?Do you mind if we come in?
Kapınızı kilitli tutun ve kimsenin içeri girmesine izin vermeyin.Keep your door locked and don't let anyone in.
Burada içecek bir şey var mı?Is there anything to drink here?
Ne sıklıkta içersin?How often do you drink?
Tom'un yaşı içki içebilecek kadar büyük mü?Is Tom old enough to drink?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod