Bir ihtimale göre tortular tarih öncesi iç denizlerin çekilmesiyle oluştu.One possibility is that the deposits were formed when a prehistoric inland sea evaporated.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekAnd if this happens, an inland sea would fill a good portion of the Mississippi Valley.
Karadeniz, coğrafi açıdan en izole durumdaki iç denizlerden biri.Geographically, the Black Sea is one of the most isolated inland seas.
Paleozoyik Çağ'da (250-300 milyon yıl önce), Kazakistan'ın bu bölgesi bir iç denizdi.In the Paleozoic Age (250-300 million years ago), this area of Kazakhstan was an inland sea.
Atlantik Okyanusu kıtalar arasında sıkışarak bir iç denize dönüşecek.Così si rifugeranno in una fortezza tra l'oceano.
Núrnen Denizi Mordor'da bir iç deniz.Núrnen är ett innanhav i Mordor.
Bir ihtimale göre tortular tarih öncesi iç denizlerin çekilmesiyle oluştu.Uskotaan, että sen luonnonmuodot ovat levinneet merivirtojen mukana jo esihistoriallisena aikana.
Rhûn Denizi Rhûn bölgesinde çok büyük bir tuzlu göl ya da iç denizdir.Ketauhilah sesungguhnya dia (Dajjal) ada di laut Syam atau di laut Yaman.
Uyandıkları yer, Orocarni'nin (Kızıl Dağlar'ın) eteğindeki iç deniz Helcar'ın kıyılarındaki Cuiviénen idi.그러나 서북에 구등산이 막아 바다가 잔잔하여 편안한 갯마을 물안이다.
Ayvalık kıyılarını çevreleyen adalar bir iç deniz görüntüsü oluşturmaktadır.Студените океански течения близо до бреговете водят до образуването на крайбрежни пустини.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekAls dit gebeurt, zou een binnenzee een groot deel van de Mississippivallei opvullen.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekA pokud k tomu dojde, vnitrozemské moře pokryje značnou část Mississipské nížiny.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekEt si cela arrivait, une mer intérieure viendrait noyer une bonne partie de la vallée du Mississippi.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekGdyby do tego doszło, woda wypełniłaby znaczną część doliny Mississippi.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecek그렇게 되면, 미시시피 계곡의 상당 지역이 내해에 의해 침수될 겁니다.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekŞi dacă asta s-ar întâmpla, o mare interioară ar umple o bună parte din Valea Mississippi.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekUnd wenn das geschieht, würde ein großer Teil des Mississippi Valleys zu einem See.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekY si esto ocurre, el mar tierra adentro llenaría una buena porción del valle de Mississippi.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekА ако това се случи, вътрешно море би запълнило голяма част от долината на Мисисипи.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekЕсли это произойдёт, континентальные воды затопят большую часть Долины Миссисипи.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekאם זה יקרה, מי ים יציפו חלק נכבד מעמק המיסיסיפי.
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekولو حدث هذا , فان مياه البحر سوف تغطى جزء كبير من وادى المسيسبى
Böyle bir şey gerçekleşirse Mississippi Vadisi'nin büyük bir bölümü iç denize dönüşecekグラスボートに乗った観光客は 水没したマイアミの高層ビルを
Bu Bölüm, demiryolu, karayolu ve iç denizyolu için geçerlidir.Brez poseganja v člen III-247 olajša usklajevanje ukrepov pristojnih organov držav članic.
Bu Bölüm, demiryolu, karayolu ve iç denizyolu için geçerlidir.Prezenta secţiune se aplicătransporturilor pe cale ferată, rutiere şi pe căi navigabile.
Bu Bölüm, demiryolu, karayolu ve iç denizyolu için geçerlidir.Tätä jaksoa sovelletaan rautatie-, maantie- ja sisävesiliikenteeseen.
Bu Bölüm, demiryolu, karayolu ve iç denizyolu için geçerlidir.Vid unionens insatser skall hänsyn tas till projektens potentiella ekonomiska livskraft.