Ana içeriğe geç
Sözlük

iç çamaşır ile cümle

iç çamaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tek kanıt, iç çamaşırına yapışmış sperm iziydi.The only evidence was the traces of semen stuck to the underwear.
İç çamaşırı bölümünüz nerede?Where is your underwear section?
Tek kanıt iç çamaşıra yapışmış meni kalıntılarıydı.The only proof was the remains of the semen which had stuck to the underwear.
İç çamaşırım ıslak.My underpants are wet.
Hiç iç çamaşırı giymiyorum.I am not wearing any underwear.
İç çamaşırlarıyla geziniyor.He's walking around in his underwear.
İç çamaşırı hariç hiçbir şey giymiyordu.He was wearing nothing but his underwear.
O, iç çamaşırından başka bir şey giymiyordu.She was wearing nothing but her underwear.
"İç çamaşırın ne renk?" "Ben hiç giymiyorum.""What color is your underwear?" "I'm not wearing any."
Tom iç çamaşırıylaydı.Tom was in his underwear.
Ben odaya girdiğimde Tom iç çamaşırı ile TV izliyordu.Tom was watching TV in his underwear when I entered the room.
Bu iç çamaşırı yıkanmalı.This underwear needs to be washed.
Ben iç çamaşırı giymeye son verme kararı aldım.I've decided to stop wearing underwear.
Tom iç çamaşırından başka bir şey giymiyordu.Tom was wearing nothing but his underwear.
Günlük olarak iç çamaşırı değiştirin.Change underwear daily.
Her gün iç çamaşırımı değiştiririm.I change my underwear every day.
Tom parayı iç çamaşırı çekmecesinde sakladı.Tom hid the money in his underwear drawer.
Tom uzun iç çamaşırı giydi.Tom wore long underwear.
Hiç uzun iç çamaşırı giydin mi?Have you ever worn long underwear?
Tom iç çamaşırlarının içindeydi.Tom was in his undies.
Tom iç çamaşırından başka bir şey giymiyor.Tom is wearing nothing but his underwear.
Sami, Leyla'nın iç çamaşırında bir yüzük buldu.Sami found a ring in Layla's lingerie.
Lütfen iç çamaşırlarınız dışındaki tüm giysilerinizi çıkarın.Please remove all of your clothes, except your underwear.
İç çamaşırın içinde veya tek başına giyilebilirler ve küçük elastik kayışlarla tutulurlardı.They could be worn inside underwear or alone, and were held on by small elastic belts.
Hatta Charlie'nin iç çamaşırları, sevdiği sinema oyuncusu Jack Oakie'nin giydikleriyle eştir.Even Charlie's underwear matches that worn by his filmic hero Jack Oakie.
II. Dünya Savaşı'ndan önce, fundoshi Japon yetişkin erkeklerin geleneksel iç çamaşırıydı.Before World War II, the fundoshi was the main form of underwear for Japanese adult males.
Bunlar bebek bezlerine benzer, ancak normal iç çamaşırlar gibi giyilebilirler.These are similar to infant diapers in construction but they can be put on like normal underwear.
1999'da 16 yaşındayken Victoria's Secret'ın iç çamaşırı katalogunda yer aldı.In 1999, at the age of 16, she appeared in the Victoria's Secret lingerie catalogue.
Lutz, 2010 Calvin Klein iç çamaşırı kampanyasının modellerinden biri.He is one of the models featuring the Calvin Klein underwear campaign 2010.
İngiliz İngilizcesinde terim erkek iç çamaşırını ifade eder, ABD'de ise terim toplumsal cinsiyettir.In British English the term refers to men's underwear, while in the US the term is gender neutral.
1987 yılında iç çamaşırları dokumasız örtü ve plastik örtü gibi yapıldı.In 1987, the undergarments were made in both cloth like non-woven covers and plastic covers.
AussieBum Avustralyalı erkek mayo ve iç çamaşırı üreticisi.aussieBum is an Australian men's swimwear and underwear manufacturer.
"İkinci çanta": Judy Maxwell (Barbra Streisand)'e aittir ve içi kadın iç çamaşırlarıyla doludur.The third bag belongs to Judy Maxwell and is filled with her clothing and a large dictionary.
Paulo, tuvalete giderek elmasları alır ve iç çamaşırına saklar.Paulo returns to the toilet to retrieve the diamonds, storing them in his underwear thereafter.
String, genellikle bazı ülkelerde iç çamaşırı ya da mayo olarak giyilen bir giysidir.The thong is a garment generally worn as either underwear or as a swimsuit in some countries.
İç çamaşırı hem erkek hem kadınlar için önemli birer moda aksesuarı olmuşlardır.The line produces casual wear for both men and women.
Kadınlar için diğer bir moda da dışa giyilen kadın iç çamaşırlarıydı.Washing clothes was another occupation women engaged in.
Küçük / orta boy, 4-8 beden iç çamaşırına denktir.The small/medium size is the equivalent of size 4-8 underwear.
Görünen iç çamaşırı, sosyal bir yersizlik göstergesiydi.A visible undergarment had been a sign of social ineptness.
Çok eğildi, anne bir moda mağazası için ince iç çamaşırları dikilir.Bent far over, the mother sewed fine undergarments for a fashion shop.
Hey! İç çamaşırını giy.Hey, put your underwear on.
Bizim reklam panolarımız iç çamaşırları içindeki çıplak çocukları göklere çıkarıyorlar.Our billboards celebrate naked children in underwear.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Exactly one week's worth of undies is all I put in my suitcase.
İç çamaşırlarında bomba taşıyan gençleri hatırlarsınız belki.You may remember these guys.
İç çamaşırlarımı bile.Even my underwear.
İç çamaşırı, iç çamaşırı!Underwear, underwear!
Kim böyle çocuksu iç çamaşırını çalar ki?Who would steal childish panties like those?
Toplam yedi kişi iç çamaşırlarıyla trene binecek.A total of seven guys enter anonymously in their underwear.
Sonra da bu seksi iç çamaşırlarını giyorsun, böyle.Then you wear this underwear all sexy, like this.
Sen bir ejderha avcısı değilsin, sadece iç çamaşırı giyen bir eziksin.Get your fat butt un-stuck from that chair.
Toplamda yedi adam iç çamaşırlarıyla biniyor.A total of seven guys enter anonymously in their underwear.
Oyuncak ve iç çamaşırı verilmesi bize yetecektir.And we think it's a given, and toys and lingerie are going to save us with that.
Hemen hemen bütün kızların iç çamaşırları yağıyor, sokakta yürürken.It's practically raining women's undergarments when he walks down the street.
İç çamaşırı hem erkek hem kadınlar için önemli birer moda aksesuarı olmuşlardır.Strumpfhalter für Kompressionsstrümpfe gibt es sowohl für Männer als auch für Frauen.
Lutz, 2010 Calvin Klein iç çamaşırı kampanyasının modellerinden biri.Il était l'un des modèles présents dans la campagne de sous-vêtement de 2010 de Calvin Klein.
Paulo, tuvalete giderek elmasları alır ve iç çamaşırına saklar.Paulo retourne aux toilettes pour rechercher les diamants, les cachant dans ses sous-vêtements ensuite.
Kıyafet olarak bayan Simler için iç çamaşırları ve gecelikler gelir.Mais pour récupérer le ballon et les vêtements, Mme.
Görünen iç çamaşırı, sosyal bir yersizlik göstergesiydi.Sa tenue vestimentaire témoigne d'une réussite sociale.
İç çamaşırı bölümünüz nerede?¿Dónde está su sección de ropa interior?
Hatta Charlie'nin iç çamaşırları, sevdiği sinema oyuncusu Jack Oakie'nin giydikleriyle eştir.Hasta la ropa interior de Charlie es igual a la usada por su héroe fílmico Jack Oakie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod