i hali ile cümle

i hali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris was wondering what kind of gods the players would become.
10'lu yaşlarda anne olmak, dediğim gibi adeta bir salgın halinde.Teen pregnancy, like I said, is epidemic.
Çok fazla kuvvet etkileşim halinde.So many forces there.
Size halihazırda bazı nişan alma yöntemlerinden bahsettik.We've already told you about some methods of aiming.
Ama bir şekilde Gerçek'i keşfettiğinde, senin çok iyi bir partner haline dönüşeceğini hissediyorum.But as soon as somehow you discover the Truth, then I feel you'll be a very good partner.
Bu oldukça basitleştirilmiş hali.And this is a huge simplification.
Burada molekülün çizilmiş hali var.They've actually drawn the molecule there.
Büyük parçalar halinde dağılıyor.That's right.
Bu da (10-5z)/11' eşit olacak ki bir önceki hali ile aynı sonuca eşit.You could say this is the same thing as 10 minus 5z over 11.
Warren Buffett ve dünyadaki en büyük halı firması olan Shaw Halı ile çalışıyoruz.Warren Buffett and Shaw Carpet, the largest carpet company in the world.
Milyonda bir parçacığına kadar sürekli olarak geri dönüştürülebilir bir halı geliştirdik.We've developed a carpet that is continuously recyclable, down to the parts per million.
Teknik besinler - bu Shaw Halı için, sınırsız tekrar kullanılabilen halı.Technical nutrients -- this is for Shaw Carpet, infinitely reusable carpet.
Burada naylon kaprolaktama geri dönüyor, o da halıya geri dönüyor.Here's nylon going back to caprolactam back to carpet.
Ve içleri boşaldığı zaman organizmalar için yaşam alanı haline geliyorlar.And when they hollow out, then they become habitats for organisms.
Şu haline bir bak! korkak ! nasıl lider olacaksın ki?Look what a coward you are! How can you be the headman?
Halı yepyeniydi.That carpet is brand new.
Az önce bir tabak dolusu sosisi yere saçtı, yepyeni halının üstüne.PM: So he's just spilled a plate of sausages on the floor, on the brand-new carpet.
Veriyi alır ve karar vermede kullanabileceğimiz bilgi haline getirir.It takes data and turns it into information that we the people can use to make decisions.
Bir de benim getirimin acınası haline bakın.I'm getting this crummy return on asset.
Herhangi bir şeyle tek bir ilişki dahi bulamadım, ama gruplar halinde olmalı.I couldn't find a single correlation with anything, but it had to be in groups.
Hava hep geliyor olsa cümle kullanarak konuşmamız veya cümleler halinde yazmamız gerekmez.We wouldn't have to speak in sentences or write sentences.
Yılda en az bir kere bu halim yüzünden uzaklaştırma alıyordum.I've been suspended at least once every year I was here.
Su küçük bir şurup haline gidiyor, biraz yanı sıra daha viskoz ve akışı.The water's going to become a little syrupy, a little bit more viscous and not flow as well.
Çünkü hücre, imha edilmesi gereken bir virüs fabrikası haline gelmiştir. -So you have to get it out of the way.
Boynumun eski haline dönmesi ve kalbimin düzelmesi için için bir sürü ameliyat geçirdim.I had so many surgeries to put my neck back together, to repair my heart a few times.
Evet çok halısın gayet kızgınım.Yeah, you're damn right I am.
Dünyanın olması gerektiği halini inşaa edecek kadınlar sizlersiniz.You are the women who will build the world as it should be.
Bu mümkün mü, medya dünyasının birdendire feminist bir dünya haline gelmesi mümkün mü?Could this be possible, that suddenly our media landscape will become a feminist landscape?
Her gün işte bunlarla boğuşmak zorunda kalırız. Ve haliyle çareyi politikada ararız.And we have to duke it out every day, so we resort to politics.
Hali hazırda %70 ölüm oranına sahip ama yakalanmak zor.It already has a 70 percent mortality rate if you get it, but it's hard to get.
0.5.3 güncellemesi, oyunu son haline biraz daha yaklaştırmış oluyor.The 0.5.3 update is bringing the game closer to finish.
Hatta bir emtia haline getirebiliyor ki, bu son derece korkunç.And it can also turn into a commodity, which is a very scary thing.
Bu en küçük asal katsayılarına ayrılmış halidir. . .So we can factor this as 3 times 5 times x.
O halde o zaman geldiğinde, bunu kendi haline bırak.It's natural. So in the meantime, leave that alone.
Ben de günlük problemleri alıp onları puzzle haline getiriyorum.Well, I take everyday problems, and I make puzzles out of them.
"Sizi milletler ve kabileler halinde yarattık, ki bir birinizden bir şeyler öğrenebilesiniz.""We made you into nations and tribes so that you could learn from one another."
Tuvalet kağıdının bitmesi halinde... ...duvarın iç kısmını yırtabilirsiniz. (Gülüşmeler)In case you're finished with toilet paper, you can tear off the inside of the wall.
İki milyondan fazla kişi mülteci haline geldi.Over two million people became refugees.
Yani bu yapı kalıcı bir yapı haline geldi.So this building became a permanent building.
Biz ayrıca gruplar halinde çalışıyoruz.We also work in groups.
Halı dokuma üniteleri kurduk kadınlar için meslek eğitimleri verdik.We set up carpet-weaving units, vocational training for the women.
Bu, ayıların bize ilk geldiklerindeki haliydi. ve bu da bizim onları dönüştürdüğümüz hali.This is what happens to the bears when they come in. And this is what we turn them into.
Merkez bu kireç taşından olan silindirik tüpler halinde çıkıyor.The core comes up as these cylindrical tubes of limestone.
Nasıl dalgalar halinde yükselen gibi yla bunu görkemli!How billow-like and boisterously grand!
Ama o anda o küpeşte üzerinde sıçrayan bir panter dalgalar halinde yükselen üzerine yaylı.But at that moment he is sprung upon by a panther billow leaping over the bulwarks.
Yaşayan bu pilot vay haline; "Bu shipmates, bu diğer ders"This, shipmates, this is that other lesson; and woe to that pilot of the living
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Woe to him who seeks to pour oil upon the waters when God has brewed them into a gale!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Woe to him who seeks to please rather than to appal!
Koskaca adam, şunun haline bak ya!He is a grown man, but look at him!
Bu da onu, araştırılması fazlasıyla cazip bir yer haline getiriyor.And that makes it extraordinarily interesting as a place to explore.
Kimlik kartını kimliğin olarak benimsersen, kimliğin haline gelir.If you accept an ID to be your identity, it will be.
Bu kupler halinde metal.That's cubed metal.
Sadece protonu düşünün ufak partiküllerin bir araya gelmiş hali -- bir küme ufak partiküller."Just think of the proton as an assemblage, a swarm, of little particles."
Bakıyorsunuz ki millet tartışıyor bile, arkadaş arkadaşa, çiftler halinde, yazarak, vs.So you get people arguing against each other, friend versus friend, in pairs, journaling, whatever.
Ve bu tehlikeli çember haline gelir.And it becomes this dangerous cycle.
Bunların hepsi birbirine yapışmış ve bir yaratık haline gelmiş tek tek hayvanlar.These are all individual animals banding together to make this one creature.
Bu laboratuvarımızın önceki hali.This was our laboratory before.
Bu da şimdiki hali.This is what it looks like now.
Bu resimde ben varım, benim önceki halim.And here's a shot of me, this is the before shot of me.
Biz kendimizle uyum halinde değiliz ve kitlesel bilinç farkedilmeye başlandı.We are not in tune with ourselves, and mass consciousness is beginning to realize it.

İlgili Sayfalar