Ana içeriğe geç
Sözlük

hormon ile cümle

hormon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Almanya, Fransa ve Hollanda'da hormon tedavilerine özel ilgi gösteren başka dersler aldı.Był pod szczególnym wrażeniem nowoczesnych praktyk lekarskich w Niemczech i Holandii.
15 yaşına geldiğinde kadınsı duyguları hissetmeye başlayan Gia aynı yaşlarda hormon tedavisine başladı.W Holandii już osoba szesnastoletnia może ubiegać o proces zmiany płci i rozpoczęcie hormonoterapii.
Genç bir yetişkin olmak, kadın olmak, hormonal kontrasepsiyon kullanmak ve sigara içmek bu riski arttırır.Som ung vuxen och kvinna kan rökning och användning av hormonella preventivmedel öka risken ännu mer.
Bu hormonal etkilerin aurasız migrende daha çok rol oynadığı görülmektedir.Denna hormonella påverkan verkar spela en större roll vid migrän utan aura.
Hormon yetersizliği hormon tedavileriyle düzenlenebilir.Menstruationspsykoser kan behandlas med hormoner.
Glukagon insülinin etkisine ters etki gösteren bir hormondur.Glukagon har alltså en motsatt verkan till insulin.
Anjiyotensin II aynı zamanda adrenal korteksten aldosteron hormonunun salınımını uyarır.Angiotensin stimulerar även sekretion av hormonet aldosteron från binjurebarken.
Hormonun temel görevi vücudun biyolojik saatini koruyup ritmini ayarlamaktır.Kroppen kan ställa om den biologiska klockan för att rätta till problemet.
Örneğin, insan büyüme hormonunda ve birkaç sitokrom çeşidinde mevcuttur.Утворюється в оксидних умовах у родовищах і гірських породах різних генетичних типів.
Bu yedi güç istasyonunun her biri bedenimizde hormon salgılayan bezlere karşılık gelir.Кожна з станція буде оснащена по 26 такими вітровими турбінами.
11 yaşında kendisine büyüme hormonu eksikliği teşhisi konuldu.V jedenácti mu byl diagnostikován nedostatek růstových hormonů.
Hormon uygulama.Hormonální řízení.
Bu hormonal etkilerin aurasız migrende daha çok rol oynadığı görülmektedir.Zdá se, že tyto hormonální faktory hrají větší roli u migrény bez aury.
Testosteron androjen grubundan bir steroid hormondur.Testosteron je steroidní hormon ze skupiny androgenů.
Genç bir yetişkin olmak, kadın olmak, hormonal kontrasepsiyon kullanmak ve sigara içmek bu riski arttırır.Riziko dále roste, pokud je postiženou osobou mladá dospělá žena, která užívá hormonální antikoncepci a kouří.
Hormonlara benzerler ancak kanla taşınmazlar ve lokal etki gösterirler.Na rozdíl od hormonů je netvoří specializované buňky (žlázy) a nepřenášejí se krví, nýbrž účinkují místně.
Âdet döngüsü, hormonal değişiklikler tarafından yönetilir.Změny barvy jsou řízené hormonálně.
Bu durum hormonlar yüzünden olmaktadır.To všechno kvůli heroinu.
Bu hormonal etkilerin aurasız migrende daha çok rol oynadığı görülmektedir.Se pare că aceste influențe hormonale joacă un rol mai important în cazul migrenelor fără aură.
Steroid hormonlar, steroid hormon reseptör proteinlere bağlanarak fizyolojik etkilerini gösterirler.Hormonii steroizi produc efectele fiziologice prin legarea de o proteină receptoare de hormoni steroizi.
Funk ayrıca, hormonlar, diyabet, peptik ülser ve kanser biyokimyası üzerine çalışmalar yürüttü.Funk a coordonat și cercetări asupra diabetului, ulcerelor și biochimiei cancerului.
Hormon yetersizliği hormon tedavileriyle düzenlenebilir.Poate fi tratată cu inhibitori hormonali.
Kortizol hormonu seviyesi artar.Sanctorius a măsurat greutatea corporală.
Timus: Timik hormonlar.Graffiti în Timișoara.
11 yaşında kendisine büyüme hormonu eksikliği teşhisi konuldu.11 éves korában növekedésihormon-hiányt diagnosztizáltak nála.
Yumurta üretimi ve kadınsal hormonların üretiminden sorumludur.A női nemi hormonok és az érett petesejt termeléséért felelős.
Hormonun sadece serbest formu biyolojik olayları regüle edebilir.Csak a szabadon keringő, ionizált forma biológialag aktív.
FSH Hormonu ise düşük veya normaldir.Ekkor a hisztogram relatív vagy normált.
Hormon salgılanmasının feedback düzenlenmesi, kandaki kimyasal maddelerle ve tropik hormonlar ile olabilir.A Legionella növekedésének szabályozása vegyszerekkel és hőszabályozással történhet.
Bu protein ise embriyoda testosteron ve Anti Müller hormon salgılanmasına yol açar.Érdekes, hogy ez a mutáns fehérje ellenáll a gyomorsavaknak, sőt a hőnek is.
TSH salgısı da hipotalamustan salgılanan tirotropin serbestleştirici hormon (TRH) tarafından kontrol edilir.A sejtekből a tireotropinfelszabadító hormon (TRH) hatására szabadul fel.
Dhea hormonu doğum anından itibaren olmak üzere aniden düşer ve ergenlik döneminde de yeniden yükselişe geçer.Szülés előtt erősíti a méhet, a szülés után pedig felgyorsítja a regenerálódási folyamatot.
DHT, erkek vücudundaki en güçlü androjen hormondur.DHT on androgeenisiltä vaikutuksiltaan voimakkain kehon luontaisista mieshormoneista.
Muhtemel sebepleri arasında genetik, hormonal, çevresel ve bulaşıcı nedenler vardır.Näitä ovat muiden muassa geneettiset syyt, hormonaaliset seikat sekä ympäristötekijät.
Hormonun azlığı ya da çokluğu çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir.Otsoni voi liian suurina pitoisuuksina aiheuttaa monenlaisia terveysongelmia.
Steroid hormonlar hormon olarak iş gören steroidlerdir.Steroidihormoneiksi kutsutaan steroideja, jotka toimivat myös hormoneina.
Hormon tüm omurgalılarda ve bazı böceklerde de bulunur.Estrogeenia esiintyy kaikilla selkärankaisilla ja joillain hyönteisillä.
Âdet döngüsü evreleri ve yumurtalık hormonları , kadınlarda empatinin artmasına katkıda bulunabilir.Heidän rasvakudoksensa määrä ja sijoittuminen vartaloon voivat olla naismaiset.
Hormon değişimleri yaşayan kadınlar, örneğin hamile olanlar veya doğum kontrol hapı kullananlar.Puutetta voi esiintyä esimerkiksi alkoholisteilla, raskauden aikana ja ehkäisypillerien käyttäjillä.
Polipeptit yapısında bir hormondur.Ωριμότητας πολύκλωνης.
Testosteron androjen grubundan bir steroid hormondur.Η τεστοστερόνη είναι μια στεροειδής ορμόνη που ανήκει στην ομάδα των ανδρογόνων.
Sindirim kanalı hormonudur.Πιθανό σύνδρομο Horner.
Âdet döngüsü, hormonal değişiklikler tarafından yönetilir.Menstruationscyklussen styres af hormonelle forandringer.
Funk ayrıca, hormonlar, diyabet, peptik ülser ve kanser biyokimyası üzerine çalışmalar yürüttü.Funk foretog ligeledes forskning i hormoner, diabetes, ulcus og de biokemiske egenskaber ved kræft.
Âdet döngüsü evreleri ve yumurtalık hormonları , kadınlarda empatinin artmasına katkıda bulunabilir.Fasen af cyklus og ægløsende hormoner kan bidrage til øget empati hos nogle kvinder.
Timus: Timik hormonlar.KMD. Horsens.
Santral diabetes insipidus (SDI), vazopressin hormonu (antidiüretik hormon) eksikliğinden kaynaklanmaktadır.Central diabetes insipidus, der skyldes mangel på antidiuretisk hormon (ADH, vasopressin).
Melatonin hormonunu bu hücreler salgılar.Som respons udskiller koglekirtlen hormonet melatonin.
Bu nedenle bu hormona bazen "aşk hormonu" da denmektedir.Af samme årsag kaldes dette hormon også for graviditetshormonet.
Steroid hormonlar hormon olarak iş gören steroidlerdir.Steroidhormoner er steroider som fungerer som hormoner.
Diğer steroid hormonlar gibi, polar fonksiyonel grupların yokluğundan dolayı hidrofobiktir.Det er som alle steroidhormoner på grunn av manglende polare funksjonelle grupper hydrofob.
Funk ayrıca, hormonlar, diyabet, peptik ülser ve kanser biyokimyası üzerine çalışmalar yürüttü.Funk foretok likeledes forskning i hormoner, diabetes, ulcus og de biokjemiske egenskaper ved kreft.
Progesteron, diğer steroid hormonlar gibi, bir kolesterol türevi olan pregnenolondan sentezlenir.Progesteron syntetiseres som alle steroidhormoner fra pregnelon, et kolesterolderivat.
Âdet döngüsü, hormonal değişiklikler tarafından yönetilir.Den antas å være utløst av hormonelle forandringer.
Hormonun sadece serbest formu biyolojik olayları regüle edebilir.Det er den frie fraksjonen som utløser hormonets biologiske virkninger.
Yolaktaki farklı hormon ve enzimler bu farkı oluşturur.Testosteron og etterlikninger av dette hormonet er i en særstilling i så måte.
Genç bir yetişkin olmak, kadın olmak, hormonal kontrasepsiyon kullanmak ve sigara içmek bu riski arttırır.Orang dewasa muda, wanita, pengguna kontrasepsi hormonal, dan perokok meningkatkan risiko ini lebih lanjut.
Zıt olarak, testosteron gibi erkek eşey hormonları bağışıklık baskılayıcı olarak görünmektedirler.Sebaliknya, hormon seks pria seperti testosteron tampak menekan sistem imun.
Testosteron androjen grubundan bir steroid hormondur.Testosteron adalah hormon steroid dari kelompok androgen.
Özellikle testosteron hormonunun miktarı ile anlaşılabilen bir hastalıktır.Kemungkinan pertama adalah tingkat hormon testosteron yang rendah.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod