Horladığımı kabul etmek zorundayım.I must admit that I snore.
Horladığımı kabul etmeliyim.I must admit that I snore.
Zenginlerin fakirleri hor görme eğilimleri vardır.The rich are apt to look down upon the poor.
Zenginler bazen fakirleri hor görürler.The rich sometimes despise the poor.
Hor görüldüğü zaman tehlike en kısa sürede gelir.Danger comes soonest when it is despised.
Aşinalık ırkları hor görür.Familiarity breeds contempt.
Fakir olduğundan dolayı bir insanı hor görmemeliyiz.We should not despise a man because he is poor.
Tom'un derste horladığını duydum.I heard Tom snoring during the class.
Tom'u sınıfta horlarken duydum.I heard Tom snoring during the class.
Van Horn ailesi zengindi.The Van Horn family was in the chips.
Bugünlerde hiç kimse hortlaklara inanmıyor.Nowadays nobody believes in ghosts.
Gerçekten bir hortlak gördüm.I actually saw a ghost.
Ona amcasının anısına Horatio adı verildi.He was named Horatio after his uncle.
Azınlıklar birçok ülkede hor görülüyor.Minorities are despised in many countries.
Bir insanı fakir olduğu için hor görmemelisin.You should not despise a man because he is poor.
Her horoz kendi çöplüğünde öter.Every cock crows on his own dunghill.
Diğerlerini hor görme.Don't look down on others.
Diğer insanları hor görmemeliyiz.We shouldn't look down on other people.
O bahçesini bir hortum ile suladı.He was watering his garden with a hose.
o uyurken gürültülü bir şekilde horluyorduHe was snoring loudly while he slept.
Uyurken yüksek sesle horluyordu.He was snoring loudly while he slept.
O kadınları hor görür.He looks down on women.
Uyurken yüksek sesle horladı.While sleeping, he snored loudly.
Onlar yalancıyı horladılar.They scorned the liar.
O onu hor gördü.She despised him.
Fakir oldukları için diğerlerini hor görme.Don't look down on others because they are poor.
Fakirleri hor görme.Don't look down on the poor.
Horyuji dünyanın en eski ahşap binasıdır.The Horyuji is the oldest wooden building in the world.
Horozu çok olan köyde sabah geç olur.Too many cooks spoil the broth.
Uçakta sürekli horlayan bir adamın yanında oturdum.I sat next to a man on the airplane who snored the whole time.
O yalan söyleyen insanları hor görüyor.She despises people who lie.
Dün ben Denizli'ye gittim ve kümesin yakınında bir horoz gördüm.Yesterday I went to Denizli and I saw a rooster near the coop.
O uyurken yüksek sesle horladı.He snored loudly while he slept.
Jig, reel ve hornpipe en popüler İrlanda danslarıdır.Jig, reel and hornpipe are the most popular irish dances.
Onun büyük bir horozu var.He has a huge cock.
Saeb Horace'ı gerçekten seviyor.Saeb is really fond of Horace.
Hortumlar çok yıkıcıdır.Tornadoes are very destructive.
Tom Mary'nin sınıfta horladığını duydu.Tom heard Mary snoring in class.
Tom Mary'yi hor gördü.Tom despised Mary.
Horoz döğüşü birçok ülkede yasal değildir.Cockfighting is illegal in many countries.
Benim horladığımı bilmelisin.You must know that I snore.
Tom'un evi bir hortum tarafından yıkıldı.Tom's house was destroyed by a tornado.
Tom'un büyük bir horozu var.Tom has a huge cock.
Kocam horlarsa ne yapmalıyım?What should I do if my wife snores?
Aşk basit bir hormonal dengesizliktir.Love is simply a temporary hormonal imbalance.
Tom horluyor.Tom is snoring.
O, uykusu sırasında yüksek sesle horladı.He snored loudly during his sleep.
Horoz sabahleyin "kukuriku" diye öter.The rooster crows, "Cock-a-doodle-doo!" in the morning.
Tom horoz dövüşünü sever.Tom likes cockfighting.
Horoz dövüşü birçok ülkede yasaklanmıştır.Cockfighting is banned in many countries.
Onun nasıl horladığını dinle.Listen to how he snores.
Horoz bacağımı gagalıyor.The rooster is pecking at my leg.
Mary horluyor.Mary is snoring.
Benim yatağım büyük ve hortlaklar gelir ve gün boyunca onun üzerinde uyur.My bed is large, and ghosts come and sleep on it during the day.
Hiç horladın mı?Have you ever snored?
Yüksek sesle horluyordu.He was snoring loudly.
O yüksek sesle horluyordu.She was snoring loudly.
Tom kendi çöplüğünün horozu.Tom is just a large fish in a very small pond.
Tom horlar.Tom snores.
Tom'u hor görüyorum.I despise Tom.