Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Edward Hopper oli todellinen mestari luomaan tarinan työskentelemällä valon ja pimeyden kanssa.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Edward Hopper quả là một bậc thầy thực sự, ông đã kể chuyện chỉ bằng cách dùng những mảng sáng và tối.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Edward Hopper war ein wahrer Meister, der die Erzählung durch das Arbeiten mit Hell und Dunkel aufbaute.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Edward Hopper was echt een meester in het creëren van een verhaal door te werken met licht en donker.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.에드워드 호퍼는 빛과 어둠을 사용해 묘사를 하는데에는 전문가였습니다.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Ο Έντουαρντ Χόπερ ήταν αυθεντία στο να αφηγείται δουλεύοντας με το φως και το σκοτάδι.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Едвард Хоппер був майстром створення розповіді, працюючи із світлом й тінню.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Едуард Хопър е бил истински майстор в създаването на разказ, използвайки светлината и тъмнината.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.Эдвард Хоппер был настоящим мастером в создании рассказа, работая тенью и светом.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.אדוארד הופר הוא אשף אמיתי ביכולת ליצור את הסיפור על ידי עבודת אור וצל.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.كان إدوارد هوبر كان مبدعاً حقيقياً في خلق رواية من خلال العمل مع الضوء والظلام.
Edward Hopper ışık ve karanlık ile tasvir sanatının gerçek ustasıydı.闇を利用した物語作りの 本物のマイスターでした 彼に学び より心をひかれ
Every day, I sleep with hope to wake up in a whole different morning.Κάθε ημέρα, θα κομαμαι με την ελπιδα οτι θα ξυπνησω σε ένα τελείως διαφορετικό πρωί.
Everything is fine I hope?Todo está bien espero?
Everything is fine I hope?Όλα είναι καλά ελπίζω;
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Als je thuis in stereo naar je audiosysteem luistert, horen beide oren beide speakers.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Când ascultați stereo la sistemul de acasă, ambele urechi aud ambele difuzoare.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Cuando escucháis el estéreo en vuestro home system, ambos oídos escuchan a los dos altavoces.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Khi bạn nghe máy hát tại nhà, cả hai tai bạn nghe hai loa.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Kiedy słuchasz radia w domu, oba uszy słyszą oba głośniki.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.집에서 홈시어토로 스테레오 음향을 들을 때, 양쪽 귀로 양쪽 소리를 다 듣습니다.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Når man lytter til stereo på ens anlæg derhjemme, hører begge ører begge højtalere.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Quando ascoltate lo stereo sul vostro impianto di casa entrambe le orecchie odono entrambi gli altoparlanti.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Quand vous écoutez en stéréo sur votre système à la maison, vos deux oreilles entendent les deux enceintes.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Saat Anda mendengar stereo di rumah Anda kedua telinga Anda mendengar kedua speaker.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Wenn Sie dem Stereogerät an Ihrer Heimanlage zuhören, hören beide Ohren beide Lautsprecher.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Когато слушаш стерео на домашната си система, и двете ти уши чуват и двата усилвателя.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.Когда вы дома слушаете стереосистему, оба уха слышат оба динамика одновременно.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.כשאתם מקשיבים לסטריאו במערכת הביתית, שתי אוזניכם שומעות את שני הרמקולים.
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.عندما تستمع إلى الستريو في نظام منزلك تستمع أذنيك إلى كلتا مكبري الصوت
Ev sisteminde stereo bir şey dinlerken, iki kulağınız iki hoparlörü de duyuyor.両方の耳で両方のスピーカーの音を聞いています。 左スピーカーだけをつけても
Five and the half month now. Hopefully give Birth in May.. חמש ובחודש וחצי עכשיו. בתקווה ללדת בחודש מאי.
Fort Good HopeFort Good Hope
"Free to be you and me", (Tezahürat) hip hop, salondan hip hop'a çok fazla tezahürat gelmediIk ben opgegroeid met "Free to be you and me" (Gejuich) hip hop -- Niet zoveel gejuich voor hip hop hier.
"Free to be you and me", (Tezahürat) hip hop, salondan hip hop'a çok fazla tezahürat gelmedi저는 "자유로운 너와 나" 라는 이념 속에서 자랐고 (환호성) 힙합을 들으며 자랐죠.
"Free to be you and me", (Tezahürat) hip hop, salondan hip hop'a çok fazla tezahürat gelmediגדלתי על האלבום "חופשי להיות... אתה ואני" (הקהל מריע) היפ הופ-
"Free to be you and me", (Tezahürat) hip hop, salondan hip hop'a çok fazla tezahürat gelmediلقد تربيت على مبدأ " كن نفسك .. فأنت حرٌ بذلك " (تهليل ) والهيب هوب ..
"Free to be you and me", (Tezahürat) hip hop, salondan hip hop'a çok fazla tezahürat gelmedi(歓声) ヒップホップで育ちました。 今日ヒップホップファンは少ないのかな?
Gerard Manley Hopkins, aziz gibi bir adam.Gerard Manley Hopkins, een vrome man.
Gerard Manley Hopkins, aziz gibi bir adam.Gerard Manley Hopkins, một người thánh thiện.
Gerard Manley Hopkins, aziz gibi bir adam.Gerard Manley Hopkins, muž žijúci v zbožnosti.
Gerard Manley Hopkins, aziz gibi bir adam.Gerard Manley Hopkins, un hombre piadoso.
Gerard Manley Hopkins, aziz gibi bir adam.Gerard Manley Hopkins, un om pios.
Gerard Manley Hopkins, aziz gibi bir adam.Gerard Manley Hopkins, un saint homme.
Gerard Manley Hopkins, aziz gibi bir adam.Gerard Manley Hopkins, un sant'uomo.
Gerard Manley Hopkins, aziz gibi bir adam.Gerard Manley Hopkins, zacny człowiek.
Gerard Manley Hopkins, aziz gibi bir adam.Gerard Many Hopkins, ein heiliger Mann.
Gerard Manley Hopkins, aziz gibi bir adam.'제라드 맨리 홉킨스'는 신앙심이 깊어서
Gerard Manley Hopkins, aziz gibi bir adam.Джералд Манли Хопкинс, свят човек.
Gerard Manley Hopkins, aziz gibi bir adam.Джерард Мэнли Хопкинс, святой человек.
Gerard Manley Hopkins, aziz gibi bir adam.ג'רארד מנלי הופקינס, איש קדושה.
Gerard Manley Hopkins, aziz gibi bir adam.غيرراد مانلي هوبكينز، الرجل القديس.
Gerard Manley Hopkins, aziz gibi bir adam.敬虔な人でした 彼はイエズス会士になりました
Güney is confused. You shouldn't get any false hopes from what he told you.Тогава, защо мина целия този път да говориш с мен?
Hepsinin etrafında hoplayıp zıplıyor.De alla bouncing runt.
Hepsinin etrafında hoplayıp zıplıyor.전부다 여기저기로 막튀어디닌다구요
Hepsinin etrafında hoplayıp zıplıyor.Mereka semua terpental sekitar.
Hepsinin etrafında hoplayıp zıplıyor.Poskakujú kade tade.
Hepsinin etrafında hoplayıp zıplıyor.Různě do sebe naráží.
Hepsinin etrafında hoplayıp zıplıyor.Sie prallen alle gegeneinander.