Homoseksüellik sizin ülkenizde yasadışı mı?Is sodomy illegal in your country?
Transgenderizm genellikle homoseksüellik ile ilişkilendirilir.In Chile, transgenderism is often associated with homosexuality.
Çoğu batı ülkelerinde, homoseksüellik hukuki olarak artık takip edilmiyor.In most Western countries, suicide is no longer a crime.
Ben homoseksüellikten korkuyorum.I afraid of homosexuality.
Homoseksüellik... bir hastalık gibi. Ben hastalıktan korkarım.Homosexuality is like... is like disease, and I'm afraid of disease. man:
Heteroseksüellik ve HomoseksüellikHeterosexuality and Homosexuality
Çoğu batı ülkelerinde, homoseksüellik hukuki olarak artık takip edilmiyor.La plupart des pays occidentaux ne reconnaissent plus de religion d'État.
Transgenderizm genellikle homoseksüellik ile ilişkilendirilir.La transexualidad se asocia generalmente con la homosexualidad.
Transgenderizm genellikle homoseksüellik ile ilişkilendirilir.In Cile il transgenderismo è spesso associato con l'omosessualità.
Ancak biseksüellik terimi, hetero- ve homoseksüellik gibi, 19. yüzyılda ortaya atıldı.Однако термин «бисексуальность», как и термины «гетеро- и гомосексуальность», был придуман в XIX веке.
1858'de homoseksüellik, Osmanlı İmparatorluğu'nda bir suç olmaktan çıkarıldı.تم تقنين المثلية الجنسية في عام 1858 في جميع أنحاء الإمبراطورية العثمانية.
Öyle bir dönemdi, hatta kolsuz tişört giymenin bile homoseksüellik sayıldığı yıllardı.Detta var också en tid då det faktiskt var olagligt för en kvinna att bära byxor.
Ayrıca Loras Tyrell'i de homoseksüellikten tutuklarlar.Відомо також, що Константінос Кавафіс був гомосексуалом.
Transgenderizm genellikle homoseksüellik ile ilişkilendirilir.Chilané si transgender často spojují s homosexualitou.
Homoseksüellik imalarının bulunduğu filmde Clooney karakteri bir eşcinsel gibi oynadığını söyledi.Cartman a sorozat bizonyos utalásai szerint látens homoszexuális.
Ancak biseksüellik terimi, hetero- ve homoseksüellik gibi, 19. yüzyılda ortaya atıldı.Ο όρος αμφιφυλοφιλία, ωστόσο, όπως η ετεροφυλοφιλία και η ομοφυλοφιλία, επινοήθηκε το 19ο αιώνα.
Çoğu batı ülkelerinde, homoseksüellik hukuki olarak artık takip edilmiyor.I de fleste vestlige kulturer er selvmord ikke længere en forbrydelse.
Homoseksüellik iddiaları ve "ahlâksızlıklar" orduda biliniyordu.Han var meget optaget af modernisering og "indianisering" af hæren i Indien.
Çoğu batı ülkelerinde, homoseksüellik hukuki olarak artık takip edilmiyor.I mange vestlige land brukes ikke regimenter lenger som operativ avdeling.
Transgenderizm genellikle homoseksüellik ile ilişkilendirilir.Transgenderisme umumnya berhubungan dengan homoseksualitas.
Gynophobia daha önce homoseksüellik yönünde bir itici güç olarak düşünülmüştür.Исторически, гинофобията е считана за движещата сила към хомосексуалността.
Transgenderizm genellikle homoseksüellik ile ilişkilendirilir.Chytilová preto býva často spájaná s feminizmom.
Adam: Ben homoseksüellikten korkuyorum.Ich habe Angst vor Homosexualität.
Adam: Ben homoseksüellikten korkuyorum.J'ai peur de l'homosexualité.
Adam: Ben homoseksüellikten korkuyorum.남자: 전 동성애가 무서워요.
Adam: Ben homoseksüellikten korkuyorum.الرجل: أخاف من اللوطية.
Adam: Ben homoseksüellikten korkuyorum.同性愛って...
Ben homoseksüellikten korkuyorum.Félek a homoszexualitástól.
Ben homoseksüellikten korkuyorum.Ho paura dell'omosessualità.
Ben homoseksüellikten korkuyorum.Ik ben bang voor homoseksualiteit.
Ben homoseksüellikten korkuyorum.Jag är rädd homosexualitet.
Ben homoseksüellikten korkuyorum.Jeg er bange for homoseksualitet.
Ben homoseksüellikten korkuyorum.Mám strach z homosexuality.
Ben homoseksüellikten korkuyorum.Obawiam się homoseksualizmu.
Ben homoseksüellikten korkuyorum.Pelkään homoseksuaalisuutta.
Ben homoseksüellikten korkuyorum.Φοβάμαι την ομοφυλοφιλία.
Ben homoseksüellikten korkuyorum.Я боюсь гомосексуализма.
Homoseksüellik... bir hastalık gibi. Ben hastalıktan korkarım.A homoszexualitás olyan, mint egy betegség, és én félek a betegségtől. férfi:
Homoseksüellik... bir hastalık gibi. Ben hastalıktan korkarım.Homoseksualiteit is... is een soort ziekte, en ik ben bang voor ziektes. man:
Homoseksüellik... bir hastalık gibi. Ben hastalıktan korkarım.Homoseksualitet er som... som en sygdom, og jeg er bange for sygdom. mand:
Homoseksüellik... bir hastalık gibi. Ben hastalıktan korkarım.Homoseksualizm jest jak... jest jak choroba, a ja się boję chorób. mężczyzna:
Homoseksüellik... bir hastalık gibi. Ben hastalıktan korkarım.Homosexualita je jako... jako nemoc a z nemocí mám strach. muž:
Homoseksüellik... bir hastalık gibi. Ben hastalıktan korkarım.Homosexualitet är som... är som en sjukdom och jag är rädd för sjukdomar. man:
Homoseksüellik... bir hastalık gibi. Ben hastalıktan korkarım.Homous on kuin... kuin sairaus, ja pelkään sairauksia. mies:
Homoseksüellik... bir hastalık gibi. Ben hastalıktan korkarım.L'homosexualité, c'est comme... comme une maladie, et j'ai peur de la maladie.
Homoseksüellik... bir hastalık gibi. Ben hastalıktan korkarım.L'omosessualità è come... è come una malattia, e io ho paura delle malattie. uomo:
Homoseksüellik... bir hastalık gibi. Ben hastalıktan korkarım.Η ομοφυλοφιλία είναι σαν... είναι σαν αρρώστια και φοβάμαι τις αρρώστιες. άντρας:
Homoseksüellik... bir hastalık gibi. Ben hastalıktan korkarım.Гомосексуализм - это болезнь, и я ее боюсь. мужчина:
Homoseksüellik... bir hastalık gibi.Homosexualität ist wie ... eine Krankheit.
Homoseksüellik... bir hastalık gibi.동성애는 일종의...
Homoseksüellik... bir hastalık gibi.اللوطية مثل...
Homoseksüellik... bir hastalık gibi.病気のようなもので 病気は心配です