Ama hayvanlar arasında herhangi bir homofobik davranışa rastlanmamıştır.Eläinten keskuudessa ei ole havaittu homofobista käytöstä.
Ama hayvanlar arasında herhangi bir homofobik davranışa rastlanmamıştır.Je uznané, že u zvierat neexistuje homofóbne správanie.
Ama hayvanlar arasında herhangi bir homofobik davranışa rastlanmamıştır.Je uznáno, že u žviřat neexistuje homofóbní chování.
Ama hayvanlar arasında herhangi bir homofobik davranışa rastlanmamıştır.동물들에게서는 동성애 혐오증이 발견되지 않았다.
Ama hayvanlar arasında herhangi bir homofobik davranışa rastlanmamıştır.Man hat bei Tieren kein homophobes Verhalten erkannt.
Ama hayvanlar arasında herhangi bir homofobik davranışa rastlanmamıştır.Non è stato trovato alcun comportamento omofobico negli animali.
Ama hayvanlar arasında herhangi bir homofobik davranışa rastlanmamıştır.On n'a décelé aucun comportement homophobe chez les animaux.
Ama hayvanlar arasında herhangi bir homofobik davranışa rastlanmamıştır.U zwierząt nie jednak rozpoznano homofibycznych zachowań.
Ama hayvanlar arasında herhangi bir homofobik davranışa rastlanmamıştır.Δεν έχει παρατηρηθεί κάποια ομοφοβική συμπεριφορά στα ζώα.
Ama hayvanlar arasında herhangi bir homofobik davranışa rastlanmamıştır.ولم نجد أي سلوك الكر اهية للمتلية في الحيوانات.
Ama hayvanlar arasında herhangi bir homofobik davranışa rastlanmamıştır.問題なのは、学校で人種差別や少数民族への寛容については非常に頻繁に話題にされても、
Bunun sebebi de, onun gibi insanların homofobik fikirleri kışkırtmaları.유럽보다 동성애자 수가 적어 보이는 것이라고 말했다
Bunun sebebi de, onun gibi insanların homofobik fikirleri kışkırtmaları.Это происходит как раз из-за таких людей как он, которые провоцируют своими гомофобными идеями, вроде этой.
Bunun sebebi de, onun gibi insanların homofobik fikirleri kışkırtmaları.بالضبط لأن من الناس من أمثاله الذين يشتغلون ضدهم.
Bunun sebebi de, onun gibi insanların homofobik fikirleri kışkırtmaları.モラレス氏によれば、ヨーロッパにおける食品の遺伝子組み換えが、同性愛者が多い原因だとのことです。
Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Chad a vrut să lupte împotriva homofobiei din Rusia.
Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Chad az orosz homofóbia ellen akart harcolni.
Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Chad chciał walczyć z homofobią w Rosji.
Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Chad chtěl bojovat proti homofobii v Rusku.
Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Chad muốn đấu tranh chống hội chứng Ghê Sợ Xu Hướng đồng Tính Luyến ái ở Nga.
Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Chad quería luchar contra la homofobia en Rusia.
Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Chad queria lutar contra a homofobia na Rússia.
Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Chad voleva lottare contro l'omofobia in Russia.
Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Chad voulait se battre contre l'homophobie en Russie.
Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Chad wilde vechten tegen homofobie in Rusland.
Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Chad wollte gegen die Homophobie in Russland kämpfen.
Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Ο Τσαντ ήθελε να καταπολεμήσει την ομοφοβία στη Ρωσία.
Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Чад иска да се бори срещу Хомофобията в Русия.
Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Чад хотел бороться с гомофобией в России.
Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Чад хотів боротися проти гомофобії в Росії.
'Gururlu Lübnan' Etkili Bir Homofobi Karşıtı Video YayınladıPublican poderoso vídeo antihomofobia en el Líbano
'Gururlu Lübnan' Etkili Bir Homofobi Karşıtı Video YayınladıVideo contro l'omofobia e per la promozione dei diritti LGBT in Libano
'Gururlu Lübnan' Etkili Bir Homofobi Karşıtı Video Yayınladı"براود ليبانون" ينشر فيديو ترويجي يطالب بحقوق المثليين
Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,Cơ Đốc Giáo dẫn dắt bởi những người đạo đức giả ghê sợ đồng tính và những ngừơi ghét đàn bà mù quáng,
Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,Kekristenan oleh para hipokrit homofobia dan fanatik misoginis,
Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,동성애 혐오증을 가진 위선자들과 여성 혐오증 편견에 사로잡힌 자들에게 기독교를,
Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,le christianisme, par des hypocrites homophobes et des fanatiques misogynes ;
Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,לנצרות, על ידי הומופובים צבועים ויותר מדי קנאים מיזוגניים,
Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,النصرانية من قبل متخوفي المثلية المنافقين وكارهي النساء من المتعصبين،
Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,女性を蔑視する偏屈者たちに また- イスラム教は自爆テロ犯に その名を用いることを許してきました
Mesela, maymunlar arasında. Ama hayvanlar arasında herhangi bir homofobik davranışa rastlanmamıştır.Er is bij dieren geen homofoob gedrag bekend.
Mesela, maymunlar arasında. Ama hayvanlar arasında herhangi bir homofobik davranışa rastlanmamıştır.Nu a fost descoperit nici un comportament homofobic printre animale.
Mesela, maymunlar arasında. Ama hayvanlar arasında herhangi bir homofobik davranışa rastlanmamıştır.Pa vendar med živalmi ne opazimo homofobnega vedenja.
Rusya. Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Di Rusia, Chad ingin memerangi homofobia.
Rusya. Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.러시아에서 챠드는 동성애 혐오증에 반대하는 투쟁을 했습니다.
Rusya. Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.Rusko, Čad chcel bojovať proti homofóbii v Rusku.
Rusya. Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.רוסיה. צ'אד רצה להלחם נגד הומופוביה ברוסיה.
Rusya. Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.في روسيا, تشاد يريد محاربة كراهية المثليين .
Rusya. Chad Rusya'daki homofobiyle savaşmak istedi.友達とヨーロッパ中のロシア大使館に出かけ