hollandalı ile cümle
hollandalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu Hollandalı, kıvırcık saçlı tombul adam -- neden ıslık çalıyor?Wat doet een mollige krullenbol uit Holland -- waarom fluit hij?
Bu Hollandalı, kıvırcık saçlı tombul adam -- neden ıslık çalıyor?Τί είναι ένας στρουμπουλός , σγουρομάλλης τύπος από την Ολλανδία ; Γιατί σφυρίζει ;
Bu Hollandalı, kıvırcık saçlı tombul adam -- neden ıslık çalıyor?Кой е този пълничък, къдрокос мъж от Холандия - защо подсвирква?
Bu Hollandalı, kıvırcık saçlı tombul adam -- neden ıslık çalıyor?Хто цей круглолиций кучерявий хлопець з Голандії, чому він насвистує?
Bu Hollandalı, kıvırcık saçlı tombul adam -- neden ıslık çalıyor?Что это за кудрявый толстяк из Голландии, чегой-то он свистит?
Bu Hollandalı, kıvırcık saçlı tombul adam -- neden ıslık çalıyor?מה בחור שמנמן ומתולתל מהולנד--- למה הוא שורק?
Bu Hollandalı, kıvırcık saçlı tombul adam -- neden ıslık çalıyor?ما هذا السمين , شاب ذو شعر مجعد من هولندا لماذا يصفر ؟
Bu Hollandalı, kıvırcık saçlı tombul adam -- neden ıslık çalıyor?そう お思いかもしれませんね 私は実際4歳の頃から口笛ばかり吹いていました
Bu Hollandalı tasarımcı Cindy van der Bremen'den bir dizi başörtüsü.Đây là Cindy van den Bremen, nhà thiết kế Hà Lan người đã tạo ra đồ Capsters.
Bu Hollandalı tasarımcı Cindy van der Bremen'den bir dizi başörtüsü.Dit is Cindy van der Bremen, een Nederlandse ontwerpster die een serie van hoofdbedekking heeft gemaakt.
Bu Hollandalı tasarımcı Cindy van der Bremen'den bir dizi başörtüsü.Esta es Cindy van der Bremen, quien es una diseñadora holandesa que ha hecho esta serie de velos.
Bu Hollandalı tasarımcı Cindy van der Bremen'den bir dizi başörtüsü.이것은 네델란든 디자이너 신디 반 더 브레멘인데 캡스터 시리즈를 만들었죠
Bu Hollandalı tasarımcı Cindy van der Bremen'den bir dizi başörtüsü.Questa è Cindy van den Bremen, una designer olandese che ha creato questa serie di copricapo sportivi.
Bu Hollandalı tasarımcı Cindy van der Bremen'den bir dizi başörtüsü.To jest Cindy van den Bremen, holenderska projektantka, która zrobiła serię burek.
Bu Hollandalı tasarımcı Cindy van der Bremen'den bir dizi başörtüsü.Voici Cindy van der Bremen, une designer hollandaise qui a fait cette série de voiles.
Bu Hollandalı tasarımcı Cindy van der Bremen'den bir dizi başörtüsü.Голландский дизайнер Синди ван ден Бремен создала серию головных уборов.
Bu Hollandalı tasarımcı Cindy van der Bremen'den bir dizi başörtüsü.Това е Синди Ван Бремен -- холандски дизайнер, автор на тази серия фереджета.
Bu Hollandalı tasarımcı Cindy van der Bremen'den bir dizi başörtüsü.זו סינדי ון דן ברמן, שהיא מעצבת הולנדית היא עשתה סידרה של קאפסטרים.
Bu Hollandalı tasarımcı Cindy van der Bremen'den bir dizi başörtüsü.هذه سيندي فان دير بريمن ، وهي مصممة هولندية التي أنجزت هذه السلسلة من ذوات الأغطية.
Bu Hollandalı tasarımcı Cindy van der Bremen'den bir dizi başörtüsü.彼女は このキャップスターを創りました これは イスラム女性がスキーやテニスを 楽しむ時に着用するスポーツウェアです
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.Aşadar, aş vrea să încep cu această minunată iluzie a artistului olandez M.C. Escher.
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.Chcel by som začať touto úžasnou ilúziou [holandského] umelca M.C Eschera.
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.Et donc je vais commencer avec cette merveilleuse illusion par l'artiste hollandais M.C. Escher.
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.Ezzel a csodálatos érzékcsalódással szeretném kezdeni
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.Haluan aloittaa tällä hienolla taiteilija M.C Escherin illuusiolla.
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.Ik wil beginnen met deze prachtige illusie door de Nederlandse kunstenaar M.C. Escher.
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.먼저 네덜란드 화가 M.C.에셔가 그린
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.Por isso, quero começar com esta ilusão maravilhosa do artista holandês M.C. Escher.
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.Quiero empezar con esta maravillosa ilusión del artista holandés M.C. Escher.
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.Quindi vorrei cominciare con questa splendida illusione dell'artista olandese M.C. Escher.
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.Rád bych začal tímto nádherným optickým klamem od [holandského] umělce M.C.
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.Så jeg vil begynde med denne skønne illusion af [hollandske] kunstner M.C. Escher.
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.Tôi muốn bắt đầu với bức vẽ tuyệt đẹp này của nghệ sĩ người Hà Lan M.C.
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.Zacznę od cudownej iluzji optycznej autorstwa holenderskiego artysty M. Eshera,
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.Έτσι θέλω να ξεκινήσω με αυτή την υπέροχη οπτική απάτη του [Ολλανδού] καλλιτέχνη Μ.Κ.
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.И така искам да започна с тази прекасна илюзия от (холандския) художник М.Ц.
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.Так что я хочу начать с этой чудесной иллюзии [датского] художника М.К.
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.Тож, хочу почати з цієї чудової ілюзії [датського] художника М.
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.אני רוצה לפתוח עם האשליה החזותית הנפלאה הזו
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.ومن هنا أريد أن أبدأ مع هذه الخدعة البصرية الرائعة
Bu nedenle [Hollandalı] Escher'in bu mükemmel illüzyonuyla başlamak istiyorum.素晴らしいだまし絵から始めたいと思います
Bunlardan, VOC olarak da bilinen Hollandalı olanı,라는 회사는 네델란드가 발견한 모든 교역로를 통치하기
Bunlardan, VOC olarak da bilinen Hollandalı olanı,として知られているが、オランダが発見した交易ルートを完全に支配する目的であった。
Bunun Türkçede doğru olup olmadığını bilmiyorum. Ama Hollandalı'lar ne demek istediğimi anlayacaktır.Neviem, či je to v angličtine správny výraz, ale Holanďania, ktorí tu sedia, budú chápať, čo som myslel.
Bunun Türkçede doğru olup olmadığını bilmiyorum. Ama Hollandalı'lar ne demek istediğimi anlayacaktır.Я не знаю, чи так правильно казати англійською, але голландці зрозуміють про що я кажу.
Derler ki, biz Hollandalılar, biz gerçeği severiz, doğal, özgün deneyimleri.Dicono, a noi Olandesi, piace la realtà, esperienze autentiche, naturali.
Derler ki, biz Hollandalılar, biz gerçeği severiz, doğal, özgün deneyimleri.Ei spun, nouă olandezilor ne plac experiențele reale, naturale, autentice.
Derler ki, biz Hollandalılar, biz gerçeği severiz, doğal, özgün deneyimleri.Ellos dicen, a nosotros los Holandeses, nos gusta lo real, lo natural, las experiencias auténticas.
Derler ki, biz Hollandalılar, biz gerçeği severiz, doğal, özgün deneyimleri.Họ nói, người Hà Lan chúng tôi thích các trải nghiệm thật, tự nhiên, đích thực.
Derler ki, biz Hollandalılar, biz gerçeği severiz, doğal, özgün deneyimleri.Ils disent, que eux les Néerlandais, ils aiment les expériences vraies, naturelles, authentiques.
Derler ki, biz Hollandalılar, biz gerçeği severiz, doğal, özgün deneyimleri.그들은 네덜란드인들은 진짜를 좋아한다고 말합니다 자연적이고 진정한 경험말입니다.
Derler ki, biz Hollandalılar, biz gerçeği severiz, doğal, özgün deneyimleri.Mi, hollandok, szeretjük az igazi, természetes, hiteles élményeket.
Derler ki, biz Hollandalılar, biz gerçeği severiz, doğal, özgün deneyimleri.Mówią "My, Holendrzy, lubimy prawdziwe," "naturalne, autentyczne doświadczenia."
Derler ki, biz Hollandalılar, biz gerçeği severiz, doğal, özgün deneyimleri."Wir Niederländer, wir mögen echte, natürliche, authentische Erlebnisse."
Derler ki, biz Hollandalılar, biz gerçeği severiz, doğal, özgün deneyimleri.Ze zeggen: wij Nederlanders houden van echte, natuurlijke, authentieke ervaringen.
Derler ki, biz Hollandalılar, biz gerçeği severiz, doğal, özgün deneyimleri.Λένε, σε μας τους Ολλανδούς αρέσουν οι πραγματικές, οι φυσικές, αυθεντικές εμπειρίες.
Derler ki, biz Hollandalılar, biz gerçeği severiz, doğal, özgün deneyimleri.Казват - ние, холандците, обичаме истинските, естествени, автентични преживявания.
Derler ki, biz Hollandalılar, biz gerçeği severiz, doğal, özgün deneyimleri.Они говорят, вот мы, голландцы - мы любим настоящие, естественные и аутентичные впечатления.
Derler ki, biz Hollandalılar, biz gerçeği severiz, doğal, özgün deneyimleri.הם אומרים, "אנחנו ההולנדים, אוהבים חוויות אמיתיות, טבעיות ואותנטיות."
Derler ki, biz Hollandalılar, biz gerçeği severiz, doğal, özgün deneyimleri.يقولون، نحن الهولنديون، نحب الحقيقة، الطبيعة، التجارب الأصلية.