hoşlanmaz ile cümle

hoşlanmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'dan hoşlanmazsın.You wouldn't like Tom.
Tom kesinlikle Mary'den hoşlanmaz.Tom definitely doesn't like Mary.
Tom bundan çok fazla hoşlanmaz.Tom doesn't like this very much.
Tom ve Mary birbirlerinden hoşlanmazlar.Tom and Mary hate each other.
Tom hiçbirimizden hoşlanmaz.Tom doesn't like any of us.
O, çalışmaktan hoşlanmaz.She doesn't like to work.
Tom ondan çok fazla hoşlanmazdı.Tom didn't like that very much.
O, vanilyadan hoşlanmaz.She hated vanilla.
Kimse yanmış bir barbekü yemekten hoşlanmaz!No one likes to eat a burnt barbecue!
Partilerden hoşlanmazsın, değil miYou hate parties, don't you?
Tom yüzme turlarından gerçekten hoşlanmaz.Tom doesn't really enjoy swimming laps.
Emet o kadından hoşlanmaz.Emet dislikes that woman.
Onlar kedilerden hoşlanmazlar.They don't like cats.
Çocuklar doğayı tahrip eden insanlardan hoşlanmazlar.Children don't like people who destroy nature.
Halkın önünde konuşmaktan hoşlanmaz.He doesn't like to speak in public.
Tom kavga etmekten hoşlanmaz.Tom doesn't like fighting.
Tom onun hakkında konuşmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to talk about it.
Tom spor hakkında konuşmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like talking about sports.
Tom siyaset hakkında konuşmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like talking about politics.
Tom sorunları hakkında konuşmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to talk about his problems.
Tom bu tür bir şey hakkında konuşmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to talk about this kind of thing.
Tom ne zaman yatacağının söylenmesinden hoşlanmaz.Tom doesn't like being told when to go to bed.
Tom odasının temizlenmesinin söylenmesinden hoşlanmaz.Tom doesn't like being told to clean his room.
Sana bunu söylemekten nefret ediyorum ama Tom gerçekten senden hoşlanmaz.I hate to tell you this, but Tom doesn't really like you.
Tom kirli giysilerini yere bıraktığında Mary bundan hoşlanmaz.Mary doesn't like it when Tom leaves his dirty clothes on the floor.
Tom kendisine karşı gelinmesinden hoşlanmaz.Tom doesn't like being contradicted.
Mary yalnız uyumaktan hoşlanmaz.Mary doesn't like sleeping alone.
Tom risk almaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like taking risks.
Tom Boston'da yaşamaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like living in Boston.
Tom kendisiyle zıtlaşılmasından hoşlanmaz.Tom doesn't like to be contradicted.
Tom aptal denilmesinden hoşlanmaz.Tom doesn't like to be called a fool.
Tom kendini tekrarlamaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like repeating himself.
Tom bekletilmekten hoşlanmaz.Tom doesn't like to be kept waiting.
O ne zaman olursa olsun, bir otobüse binmekten hoşlanmaz.He does not like to take a bus, no matter when.
Tom poker oynamaktan hiç hoşlanmaz.Tom doesn't like to play poker at all.
Annem televizyondan hoşlanmaz.My mother does not like television.
Annem televizyon izlemekten hoşlanmaz.My mother does not like to watch the television.
İnsanlar ona hayır dediğinde Tom bundan hoşlanmaz.Tom doesn't like it when people say no to him.
Geç kalırsan Tom bundan hoşlanmaz.Tom won't like it if you're late.
Ayılar ormanlarda yaşar ve insanlardan hoşlanmazlar.Bears live in forests and do not like people.
Dan benden de hoşlanmaz.Dan doesn't like me either.
Tom ve Mary'nin her ikisi de John'dan hoşlanmazlar.Both Tom and Mary don't like John.
Hem Tom hem de Mary John'dan hoşlanmazlar.Both Tom and Mary don't like John.
Anneniz birbirimizi gördüğümüzü bilseydi bundan hoşlanmazdı.Your mother wouldn't like it if she knew we were seeing each other.
Hiç kimse, tüm ilgiyi üzerinde toplamaya çalışan tiplerden hoşlanmaz.Nobody likes attention whores.
Birçok üniversite fakültesi üniversite başkanından hoşlanmaz.Many university faculty dislike the university president.
Dakik olmayan insanlardan hoşlanmaz.She doesn't like people who are not punctual.
"Peki Mary'den hoşlanıyor musun?" "Hoşlanmaz olur muyum? O inanılmaz bir kadın.""So, do you like Mary?" "What's not to like? She's an amazing woman."
O, losyondan hiç hoşlanmaz.She doesn't like lotion at all.
Annem egzersiz yapmaktan hoşlanmaz.Mom doesn't like to exercise.
Kızlar o şarkıdan hoşlanmazlar.The girls don't like that song.
Birçok sağır insan "özürlü" olarak düşünülmekten hoşlanmazlar.Many Deaf people dislike being thought of as "disabled".
Liisa yılanlardan hoşlanmaz.Liisa dislikes snakes.
Mary, Tom'a benzeyen erkeklerden hoşlanmaz.Mary doesn't like men who look like Tom.
Mary, Tom gibi davranan erkeklerden hoşlanmaz.Mary doesn't like men who act like Tom.
Mary, Tom gibi konuşan erkeklerden hoşlanmaz.Mary doesn't like men who speak like Tom.
Mary, Tom gibi düşünen erkeklerden hoşlanmaz.Mary doesn't like men who think like Tom.
Mary, Tom gibi yılda 100.000 dolardan az kazanan erkeklerden hoşlanmaz.Mary doesn't like men who make less than $100,000 a year like Tom.
Tüm Almanlar bira içmekten hoşlanmaz.Not all Germans like to drink beer.
İnsanlar genellikle anlamadıkları şeyden hoşlanmazlar.People usually don't like what they don't understand.

İlgili Sayfalar