hoşlanmam ile cümle

hoşlanmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Fiyaka yapan kızlardan hoşlanmam.I don't like girls who put on airs.
Ben yalnız olmaktan hoşlanmam.I dislike being alone.
Herkesin önünde konuşmaktan hoşlanmam.I don't like to speak in public.
Havaalanında gümrüklerden geçmekten hoşlanmam çünkü çok uzun sürüyor.I dislike going through customs at the airport because it takes so long.
Alkollü içeceklerden hoşlanmam.I don't care for alcoholic drinks.
Bu tür içkiden fazla hoşlanmam.I do not much care for this kind of drink.
Kolay öfkelenen insanlardan hoşlanmam.I don't like people who get angry easily.
Sporlardan hoşlanmam.I don't care for sports.
Hata yapmaktan hoşlanmam.I do not like to make mistakes.
Bana bir çocuk gibi davranılmasından hoşlanmam.I don't like being treated like a child.
Büyük şehirleri ziyaret etmekten hoşlanmam.I don't like visiting big cities.
Benden alışverişe gitmemin rica edilmesinden hoşlanmam.I don't like being asked to go shopping.
Ben yabancı yemekten hoşlanmam.I don't care for foreign food.
Ben konuşulmaktan hoşlanmam.I don't like to be spoken to.
Çiğ balık şöyle dursun,ızgara balıktan hoşlanmam.I don't like grilled fish, let alone raw fish.
Herkesin önünde şarkı söylemekten hoşlanmam.I don't like to sing in public.
Çok sayıda hatasına rağmen ondan hoşlanmamak elimde değil.I cannot help liking him in spite of his many faults.
O, matematikten hoşlanır fakat ben hoşlanmam.He likes mathematics, but I don't.
Muhtemelen o onun tavsiyesini uymayı reddedecektir, çünkü ondan hoşlanmamaktadır.She will probably refuse to follow his advice, because she doesn't like him.
Hava karardığında dışarı çıkmaktan hoşlanmam.I don't like to go out when it's dark.
Başlangıçta bu fikirden hoşlanmamıştın ama şimdi memnun görünüyorsun.At the beginning you had disliked the idea, but now you seem to be content.
Ben bu sınıftan hoşlanmam gerektiğini biliyorum fakat hoşlanmıyorum.I know that I'm supposed to enjoy this class, but I don't.
Tom Mary'nin ondan hoşlanmamış olma ihtimalini kabul edemedi.Tom couldn't rule out the possibility that Mary didn't like him.
Okyanustan hoşlanmam.I don't like the ocean.
Ben yalancılardan hoşlanmam.I don't like liars.
Ben kahve içmekten hoşlanmam.I don't like drinking coffee.
Bana gelince yumurtadan hoşlanmam.As for me, I don't like eggs.
Bazı şeyleri konuşmaktan hoşlanmam.I don't like to talk about certain things.
Ben şaraptan hoşlanmam.I don't like wine.
Ben kavga etmekten hoşlanmam.I don't enjoy fighting.
Küfürden hoşlanmam.I don't like profanity.
Kontrol edilmekten hoşlanmam.I don't like being controlled.
Şaşırmaktan hoşlanmam.I don't like being surprised.
Sıcak mekanlardan hoşlanmam.I don't like hot places.
Beklemekten hoşlanmam.I don't like waiting.
Arkamda duran insanlardan hoşlanmam.I don't like people standing behind me.
Sevilmemekten hoşlanmam.I don't like not being liked.
Kimseyi hayal kırıklığına uğratmaktan hoşlanmam.I don't like to disappoint anyone.
Tom Mary'nin ondan hoşlanmama nedenini bilmek istiyordu.Tom wanted to know the reason Mary didn't like him.
Ben senden hoşlanmamaya başlıyorum.I'm beginning to not like you.
Yürümekten hoşlanmam.I don't like to walk.
Bizimle birlikte yemek yemek istememesinin sebebi bizden hoşlanmamasıdır.It's because he doesn't like us that he doesn't want to eat with us.
Genellikle country müzikten hoşlanmam.Generally I don't like country music.
"Acıysa onu istemiyorum" "Onu iç!" "Acı bir şeyden hoşlanmam.""If it's bitter, I don't want it." "Drink it!" "I don't like anything bitter."
Yemek yapmaktan hoşlanmam.I don't like to cook.
Anneler çocuklarına bağırdığında bundan hoşlanmam.I don't like when mothers yell at children.
Ondan hoşlanmamamın nedeni bu.That's the reason I don't like him.
Erken sabah toplantılardan hoşlanmam.I don't like early morning meetings.
Tom ve ben şimdi iyi arkadaşız fakat ilk tanıştığımızda birbirimizden hoşlanmamıştık.Tom and I are good friends now, but we didn't like each other the first time we met.
Tom'dan hoşlanmamak zor.It's hard not to like Tom.
Tom'dan hoşlanmama nedenim bu.That's the reason I don't like Tom.
İnsanlar beni önemsemediği zaman bundan hoşlanmam.I don't like it when people ignore me.
İnsanlar bana bağırdığında bundan hoşlanmam.I don't like it when people yell at me.
İnsanlar bana isimlerle seslendiğinde bundan hoşlanmam.I don't like it when people call me names.
Ondan hoşlanmamak için Tom'u henüz yeterince iyi tanımıyorumI don't know Tom well enough to dislike him yet.
Ben çok fazla plan yapmaktan hoşlanmam.I don't like to plan too much.
İğnelerden hoşlanmamI don't like needles.
Sözümün kesilmesinden hoşlanmam.I don't like to be interrupted.
Tom bana kızgın olduğu zaman bundan hoşlanmam.I don't like it when Tom is mad at me.
Tom gece geç saatlere kadar dışarıda kaldığında bundan hoşlanmam.I don't like it when Tom stays out late at night.

İlgili Sayfalar