hoşlanmadım ile cümle

hoşlanmadım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Ondan hoşlanmadım.I didn't like it.
Gerekli arama fikrinden hoşlanmadım, fakat o yapılmalıydı.I disliked the idea of the necessary call, but it had to be done.
Başlangıçta, ondan hoşlanmadım.At first, I didn't like him.
Ben partiden hiç hoşlanmadım.I didn't enjoy the party at all.
O zaman biradan hoşlanmadım.I didn't like beer at that time.
Doğruyu söylemek gerekirse, onun konuşma tarzından hoşlanmadım.To tell the truth, I don't like his way of talking.
Ondan hoşlanmadım çünkü çok kibirli.I don't like him because he is too proud.
Ondan çok fazla hoşlanmadım.I didn't enjoy it very much.
Başlangıçta ben ondan hoşlanmadım ama şimdi hoşlanıyorum.In the beginning I did not like him, but now I do.
Ondan hiç hoşlanmadım ve de asla hoşlanmayacağım.I have never liked her and I never will.
Zaten ondan asla hoşlanmadım.I never liked that one anyway.
Okul oyunlarımda oynamaktan hoşlanmadım.I didn't like to play in my school games.
Ben onun söylediğinden hiç hoşlanmadım.I didn't like what he said at all.
Ben resmi mektup yazmaktan hoşlanmadım.I didn't like to write official letters.
Gerçekten Tom'dan hiç hoşlanmadım.I never really liked Tom.
Sinemaya gittim ama filmden çok hoşlanmadım.I went to the cinema, but I didn't enjoy the film much.
Baştan başlamak zorunda kaldım ve ben bundan hiç hoşlanmadım.I had to start from the beginning, and I didn't like that at all.
Bundan hoşlanmadım.I'm not happy about it.
Ben bile Tom'dan hoşlanmadım.I didn't even like Tom.
Ben meydana gelenlerden hoşlanmadım.I don't like what happened.
İlk başta işimden hoşlanmadım ama artık ondan hoşlanmaya başlıyorum.At first I didn't like my job, but I'm beginning to enjoy it now.
Şimdiye kadar gördüğüm hiçbir şeyden hoşlanmadım.I haven't liked anything I've seen so far.
Oyunun üçüncü perdesinden hoşlanmadım.I didn't care for the third act of the play.
Tom'dan hiç hoşlanmadım.I didn't like Tom at all.
Gerçeği söylemek gerekirse, Tom'dan hiç hoşlanmadım.To tell the truth, I never did like Tom.
Yemekten hoşlanmadım ama onu yemek için kendimi zorladım.I did not like the food, but I forced myself to eat it.
Onun, benim telefonumu çok fazla kullanmasından hoşlanmadım.I didn't like her using my phone too much.
Çok uzun bekletilmekten hoşlanmadım.I didn't like being kept waiting so long.
Topluluk önünde konuşmaktan asla çok hoşlanmadım.I never much liked public speaking.
Ben gerçekten ondan hoşlanmadım.I didn't really enjoy that.
Dinini okudum ama ondan hoşlanmadım.I studied your religion, but I didn't like it.
İlk zamanlar bunu yapmaktan hoşlanmadım.I didn't like doing this at first.
Ben ondan hiç hoşlanmadım.I didn't like that at all.
Zaten ondan hiç hoşlanmadım.I never liked him anyway.
Onu yapmaktan hoşlanmadım.I didn't enjoy doing that.
Gerçekten ondan hoşlanmadım.I really didn't like that.
Filmin sona eriş biçiminden hoşlanmadım.I didn't like the way the movie ended.
Ben filmden çok hoşlanmadım.I didn't like the movie very much.
Tom'la ilk karşılaştığımda ondan hoşlanmadım.When I first met Tom, I didn't like him.
Filmden hoşlanmadım.I didn't enjoy the movie.
Balığa gitmekten hiç hoşlanmadım.I never liked going fishing.
Duyduğum şeyden hoşlanmadım.I didn't like what I heard.
Ben konserden hoşlanmadım.I didn't like the concert.
Gördüğüm şeyden hoşlanmadım.I didn't like what I saw.
Fakir olmaktan hoşlanmadım.I didn't like being poor.
Son işimden hoşlanmadım. Bu yüzden ayrıldım.I didn't enjoy my last job. That's why I quit.
Ben partiden hoşlanmadım ama Tom hoşlandı.I didn't enjoy the party, but Tom did.
Tom'un fikirlerinin hiçbirinden hoşlanmadım.I didn't like any of Tom's ideas.
Onu yapmaktan hiç hoşlanmadım.I never liked doing that.
Aslında onu Tom'la yapmaktan hoşlanmadım.I didn't really enjoy doing that with Tom.
Bu kitapların hiç birinden hoşlanmadım.I didn't like any of these books.
Ondan hoşlanacağımı düşündüm ama hoşlanmadım.I thought I'd like it, but I didn't.
Tom'un köpeğine davranış biçiminden hoşlanmadım.I didn't like the way that Tom treated his dog.
Sırada beklemekten hiçbir zaman hoşlanmadım.I've never liked waiting in line.
Bu bakışından hoşlanmadım.I liked his look.
Ama bundan hoşlanmadım çünkü eğitim çok zayıftı.But I didn't like the way -- the instruction I got was very poor.
Bundan hoşlanmadım!I don't like it!
Bir başka kadının vücuduna dokunmandan hoşlanmadımI don't like it when you touch some other woman's body.
Gördüklerimden hiç bir zaman hoşlanmadım.I never liked what I saw.
Bu bakışından hoşlanmadım.Ich mag diese Einstellung nicht.

İlgili Sayfalar