hoşlanmadı ile cümle
hoşlanmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un neden Mary'den hoşlanmadığına dair bir fikrin var mı?Do you have any idea why Tom doesn't like Mary?
Tom'un neden Marry'den hoşlanmadığını biliyor musun?Do you know why Tom doesn't like Mary?
Tom'un Mary'den neden hoşlanmadığını merak ediyorum.I wonder why Tom doesn't like Mary.
Tom Mary'nin neden John'dan hoşlanmadığını merak ediyordu.Tom wondered why Mary didn't like John.
Neden ondan hoşlanmadığını sadece Tom'a söylemiyorsun?Why don't you just tell Tom you don't like him.
Neden onlardan hoşlanmadın?Why did you dislike them?
Neden senden hoşlanmadılar?Why did they dislike you?
Neden bizden hoşlanmadın?What didn't you like about us?
Tom kendisinden hoşlanmadığımı biliyor.Tom knows that I don't like him.
Tom, Mary'nin ondan hoşlanmadığını biliyor.Tom knows that Mary doesn't like him.
Dan silahlardan bile hoşlanmadı.Dan didn't even like guns.
Dün gece akşam yemeğinden hoşlanmadınız mı?Didn't you enjoy dinner last night?
Tom Mary'ye onun eşarbından hoşlanmadığını söyledi, bu yüzden o ondan kurtuldu.Tom told Mary he didn't like her scarf, so she got rid of it.
Tom Mary'nin neden John'dan hoşlanmadığını bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary didn't like John.
Yemekten hoşlanmadım ama onu yemek için kendimi zorladım.I did not like the food, but I forced myself to eat it.
Tom'un neden buradan hoşlanmadığını anlamak kolaydır.It's easy to understand why Tom doesn't like it here.
Tom'un neden Boston'dan hoşlanmadığını hiç anlamadım.I never understood why Tom didn't like Boston.
Tom konserden hiç hoşlanmadığını söyledi.Tom said he didn't like the concert at all.
Tom, Mary'den hoşlanmadığını söyledi.Tom said that he didn't like Mary.
Onun, benim telefonumu çok fazla kullanmasından hoşlanmadım.I didn't like her using my phone too much.
O ondan hoşlanmadığından yakındı.She complained that she didn't like him.
Tom işinden hoşlanmadığını söyledi.Tom said that he didn't enjoy his job.
Onun arkadaşları onun herkesin önünde dışarı çıkmaktan hoşlanmadığını söyledi.His friends said he didn't like going out in public.
Bulaşık yıkama gerçekten yapmaktan hoşlanmadığım bir şey.Washing dishes is something I don't really enjoy doing.
Sanırım Tom'a ondan hoşlanmadığını söylemen gerek.I think you should tell Tom that you don't like him.
Çok uzun bekletilmekten hoşlanmadım.I didn't like being kept waiting so long.
Topluluk önünde konuşmaktan asla çok hoşlanmadım.I never much liked public speaking.
Ben gerçekten ondan hoşlanmadım.I didn't really enjoy that.
Dinini okudum ama ondan hoşlanmadım.I studied your religion, but I didn't like it.
Bir kızın benden hoşlanıp hoşlanmadığını nasıl bilebilirim?How can I know if a girl likes me?
İlk zamanlar bunu yapmaktan hoşlanmadım.I didn't like doing this at first.
Ben ondan hiç hoşlanmadım.I didn't like that at all.
Tom artık Mary'den hoşlanmadığını söyledi.Tom said he didn't like Mary anymore.
Birinin senden hoşlanıp hoşlanmadığını nasıl söyleyebilirsin?How can you tell if someone likes you?
Tom'a ondan hoşlanmadığımı söyledim.I told Tom that I didn't like him.
Onlar kitabımdan hoşlanmadı.They did not like my book.
O, kitabımdan hoşlanmadı.He did not like my book.
Buradaki çoğu kişinin benden çok fazla hoşlanmadığını biliyorum.I know that most people here don't like me very much.
Zaten ondan hiç hoşlanmadım.I never liked him anyway.
Tom duyduğundan hoşlanmadı.Tom didn't like what he heard.
Onun benden hoşlanıp hoşlanmadığını nasıl bilirim?How do I know if she likes me?
Biz şimdi iyi arkadaşlarız ama birbirimizden hoşlanmadığımız bir zaman vardı.We are good friends now, but there was a time when we didn't like each other.
Tom asla benden hoşlanmadı.Tom never cared much for me.
Tom Boston'dan hoşlanmadı.Tom didn't like Boston.
Onu yapmaktan hoşlanmadım.I didn't enjoy doing that.
Senin Tom'dan neden hoşlanmadığını bilmiyorum.I don't know why you don't like Tom.
Gerçekten ondan hoşlanmadım.I really didn't like that.
Tom'dan hoşlanmadığımı söylersem yalan söylüyor olurum.I'd be lying if I said I didn't like Tom.
Artık Tom'dan hoşlanmadığını sanıyordum.I thought you didn't like Tom anymore.
Tom artık Mary'nin ondan hoşlanmadığını düşündü.Tom thought Mary didn't like him anymore.
Oh, elbiselerden hoşlanmadığını görebiliyorum! Onlarla ilgili sorun nedir?Oh, I can see you don't like the dresses! What is the matter with them?
Bana bu tıraş sonrası losyondan hoşlanmadığını söyleme.Don't tell me you don't like this aftershave.
Tom, Mary'nin ondan çok hoşlanmadığını fark etti.Tom realized that Mary didn't like him much.
Tom televizyonda spor izlemekten hoşlanmadığını söylüyor.Tom says he doesn't enjoy watching sports on TV.
Tom, Boston'tan çok fazla hoşlanmadı.Tom didn't like Boston very much.
Filmin sona eriş biçiminden hoşlanmadım.I didn't like the way the movie ended.
Konserden çok hoşlanmadın gibi görünüyordu.You didn't seem to enjoy the concert very much.
Tom Mary'nin ondan hoşlanıp hoşlanmadığını bilmiyordu.Tom didn't know whether Mary liked him or not.
Ben filmden çok hoşlanmadım.I didn't like the movie very much.
Senin ve Tom'un birbirinizden hoşlanmadığınızı sanıyordum.I thought you and Tom didn't like each other.