hoşlanmadı ile cümle
hoşlanmadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.39
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Senden hoşlanmadığını söyledi.Каза, че не те харесва.
Senden hoşlanmadığını söyledi.Он сказал, что ты ему не нравишься.
Sen iyi bir genç kadınsın, ve benden hoşlanmadığına üzüldüm.Dommage que tu ne m'aimes pas !
Sen iyi bir genç kadınsın, ve benden hoşlanmadığına üzüldüm.Du bist eine zuverlässige junge Frau. Es tut mir Leid, dass du mich ablehnst.
Sen iyi bir genç kadınsın, ve benden hoşlanmadığına üzüldüm.Du bist eine zuverlässige junge Frau. Es tut mir Leid, dass du mich ablehnst.
Sen iyi bir genç kadınsın, ve benden hoşlanmadığına üzüldüm.Eºti o tânãrã foarte plãcutã, ºi îmi pare rãu cã mã antipatizezi.
Sen iyi bir genç kadınsın, ve benden hoşlanmadığına üzüldüm.Eres una bella y joven mujer y siento que me detestes.
Sen iyi bir genç kadınsın, ve benden hoşlanmadığına üzüldüm.Jag beklagar att du tycker illa om mig. Jag tycker inte illa om dig.
Sen iyi bir genç kadınsın, ve benden hoşlanmadığına üzüldüm.Olet kerrassaan mainio nuori nainen ja on ikävää, että vihaat minua.
Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.Tôi sẽ đóng vai người mà không ai thích.
Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.Voi interpreta pe cineva care nu e plăcut de nimeni.
Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.Voy a representar a alguien que no le gusta a nadie.
Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.Zamierzam teraz zagrać osobę, której nikt nie lubi.
Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.Ще се заема с някого, когото никой не харесва.
Sizlere kimsenin hoşlanmadığı bir karakteri canlandıracağım.Я покажу кое-кого, кто никому не нравится.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.A ak vidíme veci, ktoré sa nám na našej kultúre nepáčia, potom máme na výber.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.Dan jika ada hal yang kita lihat dan tidak kita sukai dalam budaya kita, kita memiliki pilihan.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.En als we dingen zien die ons niet aanstaan in onze cultuur, hebben we een keuze.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.E se ci sono cose della nostra cultura che osserviamo e non apprezziamo, allora abbiamo una scelta.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.E se há coisas que vemos e de que não gostamos, na nossa cultura, então temos uma alternativa.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.És ha látunk dolgokat, amelyek nem tetszenek kultúránkban, akkor van választásunk.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.Et si nous voyons des choses que nous n'aimons pas dans notre culture, alors nous avons le choix.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.I gdy widzimy rzeczy, których nie lubimy w naszej kulturze, mamy wybór.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.만약 우리 문화의 어떤 부분이 마음에 들지 않는다면 우리는 어떻게 행동할지 선택할 수 있습니다.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.Och om det finns saker vi ser i vår kultur som vi inte uppskattar, har vi ett val.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.Und wenn wir da Dinge sehen, die wir an unserer Kultur nicht mögen, dann haben wir eine Wahl.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.Và nếu có những thứ trong văn hóa chúng ta mà ta không thích. khi đó ta luôn có một lựa chọn.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.Y que si hay cosas que vemos que no nos gustan sobre nuestra cultura, entonces tenemos una opción.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.Και αν υπάρχουν πράγματα τα οποία βλέπουμε και δεν μας αρέσουν στον πολιτισμό μας, τότε έχουμε μια επιλογή.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.И ако има неща, които виждаме, които не харесваме в нашата култура, тогава имаме избор.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.И если это те вещи которые мы видим, и которые нам не нравятся в нашей культуре, тогда у нас есть выбор.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.І, якщо ми зараз бачимо ті моменти, які нас не влаштовують у нашій культурі, тоді у нас є вибір.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.ואם אנחנו מזהים בתרבותנו דברים שאינם מוצאים חן בעינינו, כי אז יש לנו ברירה.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.وإذا كانت هناك أشياء نراها ولاتعجبنا في ثقافتنا، فلدينا خيار.
Ve eğer kültümüz hakkında görüp de hoşlanmadıklarımız varsa, o zaman bir tercihimiz vardır.好ましくない部分があれば 選択肢はあります
Yabancı güçler müdahele edip, kral ve kraliçenin tahttan indirilmesinden hoşlanmadıklarını söylüyorlar.외국 세력이 끼어 들어서는 이렇게 말했습니다 "이봐 그들은 그들이 거기서 보고 있는 걸 좋아하지 않는다고 그래서 왕과 왕비를 타도하려고 하지
Yabancı güçler müdahele edip, kral ve kraliçenin tahttan indirilmesinden hoşlanmadıklarını söylüyorlar.Puterile străine încep să se implice, zic că nu le place ce văd, regi și regine detronați.
Yabancı güçler müdahele edip, kral ve kraliçenin tahttan indirilmesinden hoşlanmadıklarını söylüyorlar.و القوات الغربيه بدأت بالتدخل و بقول انها لايعجبها الذي حدث مع الملك والملكه انهم نزعوا من السلطه
Yabancı güçler müdahele edip, kral ve kraliçenin tahttan indirilmesinden hoşlanmadıklarını söylüyorlar.「こいつらは、国王制が気に入らないから、 廃止しようとしている。 この考えが、うちの国にも影響するかもしれない。