hoşlandı ile cümle

hoşlandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onu yapmaktan biraz hoşlandım.I kind of enjoyed doing that.
Senden hoşlandığımı sana düşündüren nedir?What makes you think I like you?
Bilirsin, Tom'un gerçekten senden hoşlandığını düşünüyorum.You know, I think that Tom really liked you.
Tom gördüklerinden hoşlandı.Tom liked what he saw.
O dükkanda hoşlandığın bir şey bulabilirsin.You might find something that you like in that store.
Mary erkek kardeşini kızdırmaktan hoşlandı.Mary liked teasing her brother.
Tom Mary ile olmaktan hoşlandı.Tom liked being with Mary.
Tom ondan hoşlandığını Mary'ye söylemeye çalıştı.Tom tried to tell Mary that he liked her.
Bunun Tom'un gerçekten hoşlandığı bir şey olduğunu düşünüyorum.I think this is something Tom would really have enjoyed.
Senin kahveden hoşlandığını biliyorum.I know that you like coffee.
Tom, Mary'nin ondan hoşlandığını biliyor.Tom knows that Mary likes him.
Tom, onunla tanışır tanışmaz Mary'den hoşlandı.Tom liked Mary as soon as he met her.
Tom, Mary'nin hikayesinden hoşlandı.Tom enjoyed Mary's story.
Dan, Linda'nın nelerden hoşlandığını biliyordu.Dan knew what Linda liked.
Tom bana araba sürmekten hoşlandığını söyledi.Tom told me that he enjoyed the drive.
Tom'un kayak yapmaktan hoşlandığını sanmıyorum.I don't think Tom likes to ski.
Tom Boston'dan hoşlandı mı?Did Tom like Boston?
Tom'un Meryem'den hoşlandığını herkes biliyor.Everybody knows that Tom likes Mary.
Bu kitaptan hoşlandım.I liked this book.
O kitaptan tamamen hoşlandım.I thoroughly enjoyed that book.
Tom tam hoşlandığım şekilde biftek pişirdi.Tom cooked the steak just the way I like it.
Filmden tamamen hoşlandım.I thoroughly enjoyed the movie.
Tom gösteriden hoşlandığını söyledi.Tom said he enjoyed the show.
Ailem piknikten hoşlandı.My family enjoyed the picnic.
İnsanlar gerçekten ondan hoşlandı.People really enjoyed that.
Herkes gerçekten ondan hoşlandı.Everyone really enjoyed it.
Makalenden hoşlandım.I enjoyed your article.
Bu makaleden hoşlandım.I enjoyed this article.
Tom'un cazdan hoşlandığını biliyorum.I know that Tom likes jazz.
O yorumdan hoşlandım.I liked that comment.
Tom, Mary'nin nelerden hoşlandığını biliyordu.Tom knew what Mary liked.
Hoşlandığın spor hangisidir?Which is the sport that you like?
Herkesin patates kızartmasından hoşlandığına oldukça eminim.I'm pretty sure that everybody likes french fries.
Tom'dan neden bu kadar çok hoşlandığımı ben bile anlamıyorum.Even I don't understand why I like Tom this much.
Bu gece burada olmaktan hoşlandım.I enjoyed being here tonight.
Bana göre Tom hoşlandığı her şeyi yapabilir.Tom can do whatever he likes as far as I'm concerned.
Tom yıllarca Mary'den hoşlandı ama bir noktada onun için hisleri aşka dönüştü.Tom liked Mary for years, but at some point, his feelings for her changed to love.
Bu senin hakkında hoşlandığım şeylerden biri.It's one of the things that I like about you.
Tom gerçekten dans etmekten hoşlandığını söylüyor.Tom says he actually enjoys dancing.
Onun beklenmeyen ziyaretinden hoşlandım.I enjoyed her unexpected visit.
Ben bundan çok hoşlandım.I enjoyed it a lot.
Ben partiden çok hoşlandım.I enjoyed the party a lot.
Tom bundan hoşlandığını söyledi.Tom said he enjoyed it.
Ben gerçekten filmden hoşlandım.I actually enjoyed the movie.
Bu çizgili gömlekten hoşlandım.I liked this striped shirt.
Şu anda hoşlandığın biri var mı?Is there anyone that you like right now?
Bu her zaman hoşlandığım bir şey.It's something I've always liked.
Tom Mary'nin neyden hoşlandığını biliyor.Tom knows what Mary likes.
Tom'dan hoşlandığımı itiraf etmeliyim.I must admit I like Tom.
Ben her zaman seninle olmaktan hoşlandım.I've always enjoyed being with you.
Çocuklarla çalışmaktan her zaman hoşlandım.I've always enjoyed working with kids.
Tom yaptığı şeyden hoşlandı.Tom liked what he was doing.
Ben her zaman Tom ile tenis oynamaktan hoşlandım.I've always enjoyed playing tennis with Tom.
Onların benden hoşlandıklarını sanmıyorum.I don't think they like me.
Tom'un bundan hoşlandığını biliyorum.I know Tom would've liked that.
Sanırım Tom, Mary'nin ondan hoşlandığını sandı.I think Tom thought Mary liked him.
Sadece internetten kurtul ve hoşlandığın bir şey yap.Just get off the internet and do something you enjoy.
Johannes satranç oynamaktan hoşlandı.John liked to play chess.
Futboldan her zaman hoşlandım.I always liked soccer.
Tom Mary'den hemen hoşlandı.Tom liked Mary right off.

İlgili Sayfalar