hoşlandı ile cümle
hoşlandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onlardan hoşlandınmı.Lubisz je?
Onlardan hoşlandınmı.Magst Du die?
Onlardan hoşlandınmı.Máš ich rada?
Onlardan hoşlandınmı.Máš je ráda?
Onlardan hoşlandınmı.Pidätkö niistä?
Onlardan hoşlandınmı.Szereted?
Onlardan hoşlandınmı.Ti piacciono?
Onlardan hoşlandınmı.Tu aimes ?
Onlardan hoşlandınmı.Vind je die lekker?
Onlardan hoşlandınmı.Σου αρέσουν?
Onlardan hoşlandınmı.Ты ешь рисовые шарики?
Onlardan hoşlandınmı.Харесваш ли ги?
Onlardan hoşlandınmı.את אוהבת אותם?
Onlardan hoşlandınmı.أتحبينهم؟
Onlardan hoşlandınmı.オニギリって何よ?
Param yok, güzel de değilim. Benden neden hoşlandın ki? Çünkü benim her şeyim var.Aku tidak cantik,tidak kaya atau apapun juga.. kenapa kamu suka aku? karena aku punya segalanya
Param yok, güzel de değilim. Benden neden hoşlandın ki? Çünkü benim her şeyim var.Nu am bani, si nu sunt frumoasa. de ce macar ma placi? pentru ca eu am totul
Pirinç topları. Onlardan hoşlandınmı.주먹밥이다~
Rahat bırak biraz. Bunu benden hoşlandığı için yaptı.Lo ha fatto solo perché gli piaccio.
Rahat bırak biraz. Bunu benden hoşlandığı için yaptı.Tha cho anh ấy đi. anh ta làm chỉ vì thích em thôi mà.
Rahat bırak biraz. Bunu benden hoşlandığı için yaptı.أعطه مهلة إنه فعل ذلك لولعة بي
Senin kimden daha çok hoşlandığını sordum. Cevap vermeyecek misin?انا اسأل من تحب المديرة اكثر, الن تجيبينني؟
Senin kimden daha çok hoşlandığını sordum.Én azt kérdeztem, kit szeretsz jobban.
Senin kimden daha çok hoşlandığını sordum.Je vous ai demandé qui vous aimiez le plus.
Senin kimden daha çok hoşlandığını sordum.Σε ρώτησα ποιος σου αρέσει περισσότερο.
Seung Jo'nun HaNi'den gerçekten hoşlandığını düşünmüştüm.Aku berpikir bahwa Seung Jo benar-benar menyukai Ha Ni.
Seung Jo'nun HaNi'den gerçekten hoşlandığını düşünmüştüm.Am crezut ca Seun Jo chiar o place pe Ha Ni
Seung Jo'nun HaNi'den gerçekten hoşlandığını düşünmüştüm.Em cứ tưởng Seung Jo thích Ha Ni.
Seung Jo'nun HaNi'den gerçekten hoşlandığını düşünmüştüm.Ich dachte Seung Jo mag Ha Ni wirklich.
Seung Jo'nun HaNi'den gerçekten hoşlandığını düşünmüştüm.Ik dacht dat Seung Jo echt Ha Ni leuk vondt.
Seung Jo'nun HaNi'den gerçekten hoşlandığını düşünmüştüm.Jag trodde att Seung Jo verkligen gillade Ha Ni.
Seung Jo'nun HaNi'den gerçekten hoşlandığını düşünmüştüm.Je pensais que Seung Jo appréciait réellement Ha Ni.
Seung Jo'nun HaNi'den gerçekten hoşlandığını düşünmüştüm.Pensavo che a Seung Jo piacesse veramente Ha Ni.
Seung Jo'nun HaNi'den gerçekten hoşlandığını düşünmüştüm.Res sem mislila, da je Ha Ni Seung Joju močno pri srcu.
Seung Jo'nun HaNi'den gerçekten hoşlandığını düşünmüştüm.Νόμιζα ότι του Σουνγκ Τζο του άρεσε πολύ η Χα Νι.
Seung Jo'nun HaNi'den gerçekten hoşlandığını düşünmüştüm.Я думала, что Сын Чжо правда понравилась Ха Ни.
Seung Jo'nun HaNi'den gerçekten hoşlandığını düşünmüştüm..האמת שחשבתי שסונג ג'ו מחבב את הא ני
Seung Jo'nun HaNi'den gerçekten hoşlandığını düşünmüştüm.اعتقدت ان سيونغ جو حقاَ يحب أو ها إن
Seung Jo'nun HaNi'den gerçekten hoşlandığını düşünmüştüm.私の息子だから 結局ハニの事を 好きになると思っていたのに
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.Agrupam-se em função das coisas que apreciam, daquilo de que gostam.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.Ale okolo vecí, ktoré milujú, a majú radi.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.Ils se regroupent autour de choses qu'ils adorent, les choses qu'ils aiment.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.사람들은 자신이 사랑하는 것, 자신이 좋아하는 것에 따라 모입니다.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.Łączą ich rzeczy, której kochają, rzeczy, które lubią.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.Mereka berkumpul di sekitar hal-hal yang mereka cintai, hal-hal yang mereka sukai.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.Olyan dolgok alapján tömörülnek csoportokba, amelyeket kedvelnek.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.Sdružují se kolem věcí, které mají rádi, které je zajímají.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.Se asociază în jurul lucrurilor pe care le iubesc, lucrurilor care le plac.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.Se congrega en torno a las cosas que ama a las cosas que le gusta.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.Si aggregano a seconda delle cose che amano, le cose che gli piacciono.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.Sie verbinden sich um die Dinge herum, die sie lieben, die Dinge, die sie mögen.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.Ze komen samen rond de dingen waar ze van houden, de dingen die ze leuk vinden.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.Συγκεντρώνονται γύρω από τα πράγματα που αγαπούν, γύρω από τα πράγματα που τους αρέσουν.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.Вони скупчуються довколо того, що вони люблять, речей, що їм подобаються.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.Они объединяются вокруг вещей, которые они любят, и вокруг вещей, которые им нравятся.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.Те се обединяват около нещата, които обичат, нещата, които харесват,
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.הם מתקבצים מסביב לדברים שהם אוהבים, הדברים שמעניינים אותם.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.إنهم يجتمعون حول الأشياء التي يحبونها، الإشياء التي تعجبهم.
Sevdikleri, hoşlandıkları şeylerin etrafında toplanıyorlar.好きなものに集まっているのです 共通の趣味や価値観は
Sizin 4 duvarınız, bir kadına ilk kez, O'ndan hoşlandığınızı söylemek olabilir.Tu armario puede ser decirle por primera vez a alguien que lo amas.