hoşlandı ile cümle
hoşlandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Kaymaktan hoşlandığına sevindim ama sadece bu bana göre değil.I'm glad you enjoy skiing, but I guess it's just not my cup of tea.
Ondan hoşlandığına memnun oldum.I'm glad you enjoyed it.
Filmden hoşlandınız mı?Did you enjoy the movies?
Miho en çok hoşlandığım kızdır.Miho is the girl I like best.
Hemingway, Afrika'daki büyük hayvan avından hoşlandı.Hemingway enjoyed big game hunting in Africa.
Hoşlandığın herhangi birini seçebilirsin.You may choose whichever you like.
Hoşlandığın herhangi birini ye.Eat whichever one you like.
Hoşlandığın herhangi birini al.Take whichever you like.
Ben bu kitaptan çok hoşlandım.I enjoyed this book so much!
Bu romanı okumaktan hoşlandım.I have enjoyed reading this novel.
Biz lezzetli yemekten epeyce hoşlandık.We thoroughly enjoyed the delicious meal.
Üç aydır buradayım ve şimdiye kadar bundan hoşlandım.I've been here three months, and so far I've enjoyed it.
Seninle konuşmaktan hoşlandım.I've enjoyed talking to you.
Ondan hoşlandığını sanıyorum.I suppose you like her.
Hoşlandığın bir elbise seç.Choose a dress you like.
Sizin şirketten hoşlandım.I enjoyed your company.
Şirketinizden çok hoşlandım.I enjoyed your company very much.
"Ben senin işinden hoşlandığına inanıyorum"."Tam tersine, ondan nefret ediyorum."I believe you like your job" "On the contrary, I hate it".
Hoşlandığınız herhangi bir elbiseyi alın.Buy any dress you like.
Dün partiden hoşlandın mı?Did you enjoy the party yesterday?
Dün gece gece maçını izlemekten hoşlandın mı?Did you enjoy watching the night game last night?
Dün gece izlediğin filmden hoşlandın mı?Did you enjoy the movie you saw last night?
Hoşlandığım şey onun konuşma tarzıdır.What I like is her way of talking.
Birbirimizle konuşmaktan hoşlandık.We enjoyed talking with each other.
Biz hepimiz filmden hoşlandık.We all enjoyed the film.
Birlikte şarkı söylemekten hoşlandık.We enjoyed singing songs together.
Yüzmekten hoşlandık.We enjoyed swimming.
Kişisel olarak, bundan hoşlandım.Personally, I liked this one.
Nehirde yüzmekten hoşlandım.I enjoyed swimming in the river.
Bütün erkekler kayaktan hoşlandı.All the boys enjoyed skiing.
Ben senin yeni işinden hoşlandığına eminim.I'm sure you like your new job.
Yüzme hoşlandığım bir şeydir.Swimming is one thing I enjoy.
O, karısı hoşlandığı için o evi satın aldı.He bought that house because his wife took a fancy to it.
Onun hangisinden hoşlandığını bilmek istiyorum.I'd like to know which he likes.
Onun hangi renkten hoşlandığını biliyor musun?Do you know what color she likes?
Çocuklara bakmaktan hoşlandı.She liked to take care of the children.
O, benim için hoşlandığım şeyleri pişiriyor.She cooks things for me that I like.
O, onunla konuşmaktan hoşlandı.She enjoyed talking with him.
Annemin hazırladığı akşam yemeğinden hoşlandık.We enjoyed the dinner my mother prepared.
Hokkaido'da kalmaktan hoşlandın mı?Did you enjoy staying in Hokkaido?
Ondan hoşlandım.I took to her.
Çok fazla hoşlandığın hoşlanmadığın şeyler var.You have too many likes and dislikes.
Gezinizden hoşlandınız mı?Did you enjoy your trip?
Onun hoşlandığı jöledir.What he likes is jelly.
Gerçekten hoşlandığım sandalye odur.That's the chair that I really like.
Ondan hoşlandın mı?Did you like that?
Şarkı söyledik ve bundan hoşlandık.We sang and we loved it.
Herkes Jessie'nin senden hoşlandığını biliyor.Everyone knows that Jessie has a thing for you.
Çinli bayan arkadaşlarımın onları disipline sokmamdan hoşlandıklarını biliyorum.I know that my Chinese female friends enjoy my disciplining them.
O, polisiye hikâyeler okumaktan hoşlandı.He enjoyed reading detective stories.
Politika hakkında yaptığımız konuşmadan gerçekten hoşlandım.I really enjoyed the talk we had about politics.
Hoşlandığın bir şeyi yaparak zamanını geçirmeyi tercih etmez misin?Wouldn't you rather spend your time doing something you enjoy?
Bütün arkadaşlarım benim hoşlandığım aynı müzik türünden hoşlanırlar.All my friends like the same kind of music that I do.
Senin o filmden hoşlandığına inanamıyorum.I can't believe that you enjoyed that movie.
Memleketin hakkında hoşlandığın bazı şeyler nedir?What are some things you like about your hometown?
Sen birlikte şarkı söylemekten hoşlandığım gitarist tipisin.You are the kind of guitarist I like to sing with.
Karısı ondan hoşlandığı için o evi satın aldı.He bought that house because his wife liked it.
Tom gölde yüzmekten hoşlandı.Tom enjoyed swimming in the lake.
Tom hoşlandığı her yere gidebilir.Tom can go wherever he likes.
Tom Mary ile iskambil oynamaktan her zaman hoşlandığını söylüyor.Tom says that he always enjoys playing cards with Mary.