hoşlanıyor ile cümle
hoşlanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.Нам нравятся разные вещи.
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.Харесваме различни неща.
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.אנו אוהבים דברים שונים.
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.نحب أشياء مختلفة
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.体の大きさも様々です
Biz simetrik yuzlerden hoslaniyoruz, vesaire, vesaire.Chúng ta thích những bộ mặt cân xứng, hài hòa, vân vân.
Biz simetrik yuzlerden hoslaniyoruz, vesaire, vesaire.Kita suka wajah yang simetris, dan sebagainya.
Biz simetrik yuzlerden hoslaniyoruz, vesaire, vesaire.대칭적인 얼굴을 선호하고, 기타 등등
Biz simetrik yuzlerden hoslaniyoruz, vesaire, vesaire.Lubimy za to twarze symetryczne, itd, itp.
Biz simetrik yuzlerden hoslaniyoruz, vesaire, vesaire.Nos gustan las caras simétricas, etcétera, etcétera.
Biz simetrik yuzlerden hoslaniyoruz, vesaire, vesaire.On aime les figures symétriques, etc, etc.
Biz simetrik yuzlerden hoslaniyoruz, vesaire, vesaire.Szeretjük a szimmetrikus arcokat, és így tovább, és így tovább.
Biz simetrik yuzlerden hoslaniyoruz, vesaire, vesaire.We houden van symmetrische gezichten, etc., etc.
Biz simetrik yuzlerden hoslaniyoruz, vesaire, vesaire.Wir mögen symmetrische Gesichter, etc.
Biz simetrik yuzlerden hoslaniyoruz, vesaire, vesaire.Мы любим симметричные лица и так далее, и так далее.
Biz simetrik yuzlerden hoslaniyoruz, vesaire, vesaire.אנחנו אוהבים פרצופים סימטריים, וכו' וכו'.
Biz simetrik yuzlerden hoslaniyoruz, vesaire, vesaire.نحب الوجوه المتماثلة، وهلم جرا...
Biz simetrik yuzlerden hoslaniyoruz, vesaire, vesaire.本能レベルとはそういったものです
B lenfositlerini favori olarak seçmek istemiyorum ama beynimde bir yerde onlardan gerçekten hoşlanıyorum.그리고 B림프구는 어떤 면에서 이런 것을 편애하는 것은 그렇지만 무슨 이유에선지 저는 그냥 B림프구가 더 좋네요
B lenfositlerini favori olarak seçmek istemiyorum ama beynimde bir yerde onlardan gerçekten hoşlanıyorum.Eu vou comer você. Eu tenho receptores.
B lenfositlerini favori olarak seçmek istemiyorum ama beynimde bir yerde onlardan gerçekten hoşlanıyorum.לימפוציטים B , זה לא יפה להעדיף אבל איך שהוא לימפוציטים B הם מאוד אהודים.
Böyle olduğunu görünce, Seung Jo dan çok fazla hoşlanıyor olmalıyımÇa en a l'air, je dois vraiment beaucoup aimer Seung Jo.
Böyle olduğunu görünce, Seung Jo dan çok fazla hoşlanıyor olmalıyımPatrząc na to, jak to się wszystko potoczyło... naprawdę musiałam bardzo lubić Seung Jo.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.Gosto de fazer mais do que apenas explorar estes espaços.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.Ich mache gerne mehr, als diese Räume nur zu erkunden.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.Ik wil meer doen dan slechts deze plekken onderzoeken.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.Îmi place să fac mai mult decât să explorez aceste spații.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.Je fais plus que simplement explorer ces endroits.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.이런 장소를 탐험하는 것만이 중요한건 아닌 것 같습니다.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.Me gusta hacer más que simplemente explorar estos espacios.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.Mi piace fare un po' di più che esplorare questi spazi.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.Többet szeretnék annál, hogy csak bejárjam ezeket a tereket.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.Tôi thích làm nhiều hơn là chỉ khám phá những nơi này.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.W tych przestrzeniach lubię wykraczać poza eksplorację.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.Μου αρέσει να κάνω περισσότερα από το να εξερευνώ απλά αυτούς τους χώρους.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.Харесва ми да правя повече от проучване на тези места.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.Я люблю делать нечто большее, чем просто изучать подобные места
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.אני אוהבת לעשות יותר מאשר רק לחקור את החללים הללו.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.أحب أن افعل ما هو أكثر من إستكشاف هذه الأماكن.
Bu alanları keşfetmekten fazlasını yapmaktan hoşlanıyorum.このような空間が永遠に失われてしまう前に
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibi Ya da "mısır cipsinden hoşlanıyor muyuz" ve "Maçı kim kazanacak?" gibi.Wie, "Mögen wir die Budweiser Werbung?" und "Mögen wir die Nachos?" und "Wer wird gewinnen?"
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibi Ya da "mısır cipsinden hoşlanıyor muyuz" ve "Maçı kim kazanacak?" gibi.Zoals "Vinden we de Budweiser-reclame leuk?" en "Vinden we de nachos lekker?" en "Wie gaat er winnen?"
Bu Galapagos'taki tek arı türü Eğer bu arı,sarıdan hoşlanıyorsa, çiçeklerin bundan başka bir şansı yok gibiDacă ei îi place galbenul, nu are rost ca o floare să aibă altă culoare.
Bu Galapagos'taki tek arı türü Eğer bu arı,sarıdan hoşlanıyorsa, çiçeklerin bundan başka bir şansı yok gibiJe to jediná včela na Galapágách, a když má ráda žlutou, květy jinou barvu nepotřebují.
Bu herif yok mu? O hep böyle. Ondan hoşlanıyor musun?..هذا الشخص حقا
Bu insanların birinden, zor günler geçirmemden zevk alan birinden... ...hoşlanıyorum.Azok közül, akik élvezik, ha megnehezítik az életem, elkezdtem megkedvelni valakit. Vicces nem?
Bu insanların birinden, zor günler geçirmemden zevk alan birinden... ...hoşlanıyorum.من بين كل اؤلائك الاشخاص الذين يتسببون لي في اوقات عصيبة, هناك شخص...اصبحت احبه
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Chutnalo mi jídlo [nesrozumitelné] přišel a zeptal se mě,
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Disfruté comiendo y como que se me acercaban y me preguntaban,
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Élveztem enni az ételt mintha [nem kivehető] jönne és kérdezné,
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Em thích ăn những thức ăn như [không rõ] sẽ đến và hỏi em,
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Ich genoss, Speisen zu essen wie [undeutlich] kam und fragte mich,
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Ik heb ervan genoten om zulk voedsel te eten. Ze kwamen me vragen:
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,J'ai adoré manger cette nourriture [indistinct] venait me demander,
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,전 그런 음식을 먹는 게 좋았어요. [불확실] 가 와서 제게 물어보곤 했죠.
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Lubiłam je jeść. Kelner podchodził i pytał:
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Mi-a plăcut să mănânc mâncare (neclar) dacă ar fi venit să mă întrebe,
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Mi piaceva mangiare come [non chiaro] venivano e mi chiedevano
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,Saya menikmati makan seperti [tidak jelas] akan datang dan bertanya,
Buna benzer [belirsiz] yemekler yemekten hoşlanıyorum bana gel ve sor,"Sim senhora, o que deseja?" É tão bom de ouvir!