hoşlanıyor ile cümle

hoşlanıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Yağmurdan hoşlanıyorsun, değil mi?You like rain, don't you?
Ondan hoşlanıyor musun?Are you enjoying it?
Neredeyse tüm öğrenciler İngilizceden hoşlanıyor.Almost all the students like English.
Meyveden hoşlanıyor gibi görünüyorsun.You seem to like fruit.
Beni bir ölü gibi hissettirmekten hoşlanıyor musun?Do you enjoy making me feeling like the dead?
Pop müzikten hoşlanıyorum.I like pop music.
Bazı sınıf arkadaşlarım voleyboldan, diğerleri ise tenisten hoşlanıyor.Some of my classmates like volleyball and others enjoy tennis.
Adam tek başına rüzgar sörfü yapmaktan hoşlanıyor.The man is enjoying windsurfing alone.
Köpek o tür yiyecekten hoşlanıyor.The dog likes that kind of food.
Jane partiden hoşlanıyor gibi görünüyor.Jane appears to be enjoying the party.
Bu resimlerin herhangi birinden hoşlanıyor musun?Do you like any of these pictures?
Bundan hoşlanıyorum. Onu alacağım.I like this. I'll take it.
Cathy müzikten hoşlanıyor gibi görünüyor.It seems that Cathy likes music.
Ben o şarkının yavaş ritminden hoşlanıyorum.I like the slow rhythm of that song.
Hangisinden daha çok hoşlanıyorsun, müzik ya da İngilizce?Which do you like better, music or English?
Saç kesimi yapmaktan hoşlanıyor musun?Do you like giving haircuts?
O bana müzikten hoşlanıyor gibi geliyor.It seems to me that he likes music.
Ben senin karınım ve seni memnun etmek için güzel görünmekten hoşlanıyorum.I'm your wife and I like to look nice to please you.
Akşam yemeği partilerimde olağandışı gıdalar sunmaktan hoşlanıyorum.I like to serve unusual foods at my dinner parties.
Şarkı söylemekten hoşlanıyorum.I like to sing songs.
Ben Japon pirinç yastıklarından hoşlanıyorum; onlar boynum için yararlı.I like Japanese rice pillows; they are good for my neck.
O dürüst olduğu için ondan hoşlanıyorum.I like him because he is honest.
Ondan hoşlanıyorum fakat aynı zamanda ona gerçekten inanmıyorum.I like him, but at the same time I don't really trust him.
Ben fotoğraf çekmekten hoşlanıyorum.I enjoy taking pictures.
Genç insanlar onun kitaplarından hoşlanıyorlar.Young people like his books.
Bazı kızlar o tür müzikten hoşlanıyor ve bazıları hoşlanmıyor.Some of the girls like that sort of music, and some don't.
Taro, başkanın güveninden hoşlanıyor.Taro enjoys the confidence of the president.
Hem karısı hem de o ondan hoşlanıyorlar.Both his wife and he like it.
O tenis oynamaktan hoşlanıyor.He enjoys playing tennis.
Şu andaki işinden hoşlanıyor gibi görünüyor.It seems that he likes his present job.
Parkta dolaşmaktan hoşlanıyor.He likes to walk about in the park.
O, hava yoluyla yurtdışına seyahat etmekten hoşlanıyor.He likes travelling abroad by air.
Ondan hoşlanıyor gibi yapamam.I can't pretend to like him.
Biz konuşmaktan hoşlanıyoruz.We enjoy talking.
Tek başıma yürümekten hoşlanıyorum.I like walking by myself.
Hayır, fakat beyzbol izlemeye gitmekten hoşlanıyorum.No, but I like going to watch baseball.
Senden hoşlanıyorum.I like you.
Ben senden hoşlanıyorum.I like you.
Herkes ondan hoşlanıyor.Everyone likes her.
Seninle yaşamaktan hoşlanıyorum.I love living with you.
Senin gülme tarzından hoşlanıyorum.I like your way of smiling.
Kulaklarının arkasını kaşıdığımda kedim bundan hoşlanıyor.My cat likes it when I scratch her behind the ears.
Ondan hoşlanıyorsun, değil mi?You like her, don't you?
Başlangıçta ben ondan hoşlanmadım ama şimdi hoşlanıyorum.In the beginning I did not like him, but now I do.
Malezya'daki gençlik Kore ve Japonya'daki ünlülerden gerçekten hoşlanıyor.The youth in Malaysia really like Korean and Japanese celebrities.
Bill ve John konuşmak için ayda bir kez bir araya gelmekten hoşlanıyorlar.Bill and John like to get together once a month to talk.
Sen garipsin - Senden hoşlanıyorum.You're weird - I like you.
Onu ne kadar çok düşünürsem, o kadar az hoşlanıyorum.The more I think about it, the less I like it.
O at sırtında çıkmaktan hoşlanıyor.He likes to go out on horseback.
Resim çekmekten hoşlanıyor.She likes taking pictures.
Amerika, kendisinin dünyanın en özgür ülkesi olduğundan hoşlanıyor.America fancies itself the world's freest nation.
Doğal olmaktan hoşlanıyorum.I like to be spontaneous.
Senden gerçekten çok hoşlanıyorum.I like you a whole lot.
Eşiniz yapmaktan hoşlanmadığınız neyi yapmaktan hoşlanıyor?What does your spouse like to do that you don't like to do?
Sanırım ondan hoşlanıyorsun.I suppose you like it.
Beyzboldan hoşlanan tek kişi sen değilsin. Tom da ondan hoşlanıyor.You aren't the only one who likes baseball. Tom likes it, too.
Tom gizemli olmaktan hoşlanıyor.Tom likes to be mysterious.
Tom yalnız olmaktan hoşlanıyor.Tom likes being alone.
Tom bir şeyden hoşlanıyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to like anything.
Tom'un bestelediği müzik türünden hoşlanıyorum.I like the kind of music Tom composes.

İlgili Sayfalar