hoşlanırlar ile cümle
hoşlanırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Öğrencilerden bazıları resim yapmaktan hoşlanırlar.Some of the students like to draw pictures.
Çocuklar çizgi romanlardan hoşlanırlar.Children delight in comic books.
Küçük kızlar bebeklerle oynamaktan hoşlanırlar.Little girls like playing with dolls.
Küçük çocuklar taşınmaktan hoşlanırlar.Small children like to be carried.
Onlar birlikte oynamaktan hoşlanırlar.They enjoy playing together.
Bütün arkadaşlarım benim hoşlandığım aynı müzik türünden hoşlanırlar.All my friends like the same kind of music that I do.
Yaşlı kadınlar, genç erkeklerle çıkmaktan hoşlanırlar.Old women like dating young men.
Tom ve Mary genellikle ön sırada oturmaktan hoşlanırlar.Tom and Mary usually like to sit in the front row.
Tom ve Mary kalabalık plajlardan hoşlanırlar.Tom and Mary like crowded beaches.
Büyükbaba ve büyükannelerim kroket oynamaktan hoşlanırlar.My grandparents enjoy playing croquet.
Tom ve Mary'nin ikisi de basketbol oynamaktan hoşlanırlar.Tom and Mary both enjoy playing basketball.
Tom ve Mary şarkı söylemekten hoşlanırlar.Tom and Mary like to sing.
Kuşları gözlemekten hoşlanırlar.They like to observe birds.
Fareler peynirden hoşlanırlar.Mice like cheese.
Onlar cazdan hoşlanırlar.They like jazz.
Tom ve Mary birbirlerinin arkadaşlıklarından hoşlanırlar.Tom and Mary enjoy each other's company.
Çocuklarım arabada şarkı söylemekten hoşlanırlar.My children like to sing in the car.
Genç insanlar bisiklet gezilerine gitmekten hoşlanırlar.Young people like to go on bike trips.
Çocuklar oyun oynamaktan hoşlanırlar.Kids like to play.
Çocuklar meyve suyu içmekten hoşlanırlar.Children like to drink fruit juice.
Çocuklar keşfetmekten hoşlanırlar. Bu tehlikeli olabilir.Children like to explore. This can be dangerous.
Bazı çalışanlar değişimden hoşlanırlar.Some employees like change.
Tom ve Mary akşam yemeğinden sonra dans etmekten hoşlanırlar.Tom and Mary like to dance after dinner.
Kadınlar iltifattan hoşlanırlar.Women like attention.
Bütün kadınlar elmastan hoşlanırlar.All women like diamonds.
Onlar yalnız olmaktan hoşlanırlar.They like to be alone.
Tom ve Mary, Boston'dan gerçekten hoşlanırlar.Tom and Mary really like Boston.
Eski Mısır toplumunun varlıklı sınıfları, ayrıca tekne gezileri ve avcılıktan hoşlanırlardı.The wealthy members of ancient Egyptian society enjoyed hunting and boating as well.
Travis ve Connor şakacılardır ve en çok eşek şakalarından hoşlanırlar.Pepper has a crush on him, and they both love funny, good jokes.
İlk görüşte Ahmad ve Elly birbirlerinden hoşlanırlar.In addition, Michael and Abby do indeed love one another.
Birbirlerinden hoşlanırlar ve ilişkiye girerler.It matters if they love each other and have fun with each other.
Gün sonunda dalga geçip gülmekten hoşlanırlar.At the end of the day they like to muck around and have a bit of a laugh.
Bazı insanlar "ah, evet, git ve evet kontrol et ve keyfini çıkar..."ın yolundan hoşlanırlar.Quick! Some people like the journey of 'Ah, I go.' and 'Ah, yes, check it out and enjoy'.
Onlar size kötülük ve zarar vermeye çalışıyor, size zorlu bir sıkıntı verecek şeyden hoşlanırlar.They will spare no effort to ruin you: They surely desire your annihilation.
Ondan kendilerine verilirse hoşlanırlar, kendilerine verilmediği zaman bu sefer gazablanırlar.In case they receive some of these they are pleased, if not, they are incensed.
O maldan diledikleri verilseydi hoşlanırlardı, verilmeyince de hemen kızarlar.In case they receive some of these they are pleased, if not, they are incensed.
Büyükbaba ve büyükannelerim kroket oynamaktan hoşlanırlar.Meine Großeltern spielen gerne Croquet.
Sahiplerinin yüzlerini yalamaktan hoşlanırlar.Die Augenweide sehen die Fürsten gerne.
Rowdyruff Boys'tan hoşlanırlar.Zus. mit Nils Rottschäfer.
Eski Mısır toplumunun varlıklı sınıfları, ayrıca tekne gezileri ve avcılıktan hoşlanırlardı.Les membres les plus riches de la société égyptienne antique aimaient la chasse et la navigation de plaisance.
Birbirlerinden hoşlanırlar ve ilişkiye girerler.Ils s'aiment et se disputent.
Bir partide tekrar karşılaşan Emma ve Shane birbirlerinden hoşlanırlar ve flört etmeye başlarlar.Sheldon et elle commencent à discuter et ils s'apprécient beaucoup l'un l'autre.
İlk görüşte Ahmad ve Elly birbirlerinden hoşlanırlar.Dès le premier soir, le commissaire et Maya sympathisent.
Bütün arkadaşlarım benim hoşlandığım aynı müzik türünden hoşlanırlar.A todos mis amigos les gusta el mismo tipo de música que a mí.
Tom ve Mary şarkı söylemekten hoşlanırlar.A Tom y a Mary les gusta cantar.
Birbirlerinden hoşlanırlar ve ilişkiye girerler.Ambos se gustan y continúan su relación.
Kendi aralarında kavga etmekten hoşlanırlar.Sólo se pelean entre ellos.
Birbirlerinden hoşlanırlar ve ilişkiye girerler.I due si piacciono e hanno una relazione.
Lion; hızlı hareket eden düşmanlardır, size sıçramaktan hoşlanırlar.Nemici: Troll, folletti malvaggi estremamente veloci e agili, grandi nemici delle fate.
İnsanlar uçmaktan hoşlanırlar.Люди любят драться.
Kadınlar iltifattan hoşlanırlar.Женщины любят внимание.
Sesten hoşlanırlar.أحِبْ بصمت..
Sesten hoşlanırlar.Encantarias da palavra.
Eski Mısır toplumunun varlıklı sınıfları, ayrıca tekne gezileri ve avcılıktan hoşlanırlardı.Os membros ricos da sociedade egípcia praticavam caça e davam passeios de barco também.
İlk görüşte Ahmad ve Elly birbirlerinden hoşlanırlar.No final, ela e Trey demonstram gostar um do outro.
Rowdyruff Boys'tan hoşlanırlar.Hij is tevens de schepper van de Rowdyruff Boys.
Adams'ın hayranları, kitaplarından alınma bir jargon kullanmaktan hoşlanırlar.Adams-fans hebben een heel jargon aan zijn boeken ontleend.
Kendi aralarında kavga etmekten hoşlanırlar.Ze willen samen vechten voor hun relatie.
Sahiplerinin yüzlerini yalamaktan hoşlanırlar.Hij houdt van de lijnen die de figuren afbakenen.
Bütün kadınlar elmastan hoşlanırlar.Усі жінки люблять діаманти.