hoşlanır ile cümle

hoşlanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Các tôi tớ Chúa yêu chuộng đá Si-ôn, Và có lòng thương xót bụi đất nó.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Các tôi_tớ Chúa yêu_chuộng đá Si-ôn , Và có lòng thương_xót bụi đất nó .
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Du skall stå upp och förbarma dig över Sion; se, det är tid att du bevisar det nåd; ja, stunden har kommit.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Du vil reise dig, du vil forbarme dig over Sion; for det er tiden til å være det nådig, timen er kommet.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Eens zult U Zich over Jeruzalem komen ontfermen. De tijd is aangebroken om Uw stad genade te geven.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Kajti hlapcem tvojim je drago njega kamenje in smili se jim njega prah.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.주의 종들이 시온의 돌들을 즐거워하며 그 티끌도 연휼히 여기나이다
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Nouse ja armahda Siionia, sillä aika on tehdä sille laupeus ja määrähetki on tullut.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Porque os teus servos têm prazer nas pedras dela, e se compadecem do seu pó.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Te kelj fel, könyörülj a Sionon! Mert ideje, hogy könyörülj rajta, mert eljött a megszabott idõ.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.thi dine Tjenere elsker dets Sten og ynkes over dets Grushobe.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Tu sorgerai, avrai pietà di Sion, perché è tempo di usarle misericordia: l'ora è giunta
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Tus siervos aman sus piedras, y de su polvo tienen compasión
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Ty povstana, smiluješ se nad Sionem, nebo čas jest učiniti milost jemu, a čas uložený přišel.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Ty povstaneš a zľutuješ sa nad Sionom, lebo je čas učiniť mu milosrdenstvo, lebo už prišiel určený čas.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Ty powstawszy zmiłujesz się nad Syonem; boć czas, żebyś się zlitował nad nim, gdyż przyszedł czas naznaczony.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Επειδη οι δουλοι σου αρεσκονται εις τους λιθους αυτης και σπλαγχνιζονται το χωμα αυτης.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.Защото слугите Ти копнеят за камъните му, И милеят за пръстта му.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.כי רצו עבדיך את אבניה ואת עפרה יחננו׃
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.‎لان عبيدك قد سرّوا بحجارتها وحنّوا الى ترابها‎.
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.你 的 僕 人 原 來 喜 悅 他 的 石 頭 、 可 憐 他 的 塵 土
Kulların onun taşlarından hoşlanır, Tozunu bile severler.你 的 僕人 原 來喜 悅 他 的 石頭 、 可 憐 他 的 塵土
Müzikten hoşlanırım, bançoları severim, ve sanırım Steve Martin'in bunu çaldığını duymuştum.J'aime la musique, et j'aime les banjos, je crois que j'ai entendu Steve Martin en jouer.
Müzikten hoşlanırım, bançoları severim, ve sanırım Steve Martin'in bunu çaldığını duymuştum.음악이 좋았고, 밴조가 좋았어요 그리고 스티브 마틴의 밴조 연주를 들으면서
Müzikten hoşlanırım, bançoları severim, ve sanırım Steve Martin'in bunu çaldığını duymuştum.Mám ráda hudbu a mám ráda bendža. Myslím, že jsem asi slyšela hrát Steva Martina a řekla jsem si:
Müzikten hoşlanırım, bançoları severim, ve sanırım Steve Martin'in bunu çaldığını duymuştum.Me gusta la música y los banjos, y creo que alguna vez escuché tocar a Steve Martin.
Müzikten hoşlanırım, bançoları severim, ve sanırım Steve Martin'in bunu çaldığını duymuştum.Mi piace la musica e mi piacciono i banjo, e al massimo avrò sentito Steve Martin che ne suonava uno.
Müzikten hoşlanırım, bançoları severim, ve sanırım Steve Martin'in bunu çaldığını duymuştum.Харесвам музиката, и харесвам банджото и мисля, че съм чувала как свири Стив Мартин.
Müzikten hoşlanırım, bançoları severim, ve sanırım Steve Martin'in bunu çaldığını duymuştum.אני אוהבת מוזיקה, ואני אוהבת בנג'ו, ואני חושבת שבטח שמעתי את סטיב מרטין מנגן.
Müzikten hoşlanırım, bançoları severim, ve sanırım Steve Martin'in bunu çaldığını duymuştum.أحب الموسيقى، وأحب آلات البانجو، وأعتقد أنني ربما سمعت ستيف مارتن يعزفها.
Müzikten hoşlanırım, bançoları severim, ve sanırım Steve Martin'in bunu çaldığını duymuştum.多分スティーヴ・マーティンの演奏を聴いて これなら私もできると言ったのでしょう そして
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.(146:10) Не на силу коня смотрит Он, не к быстроте ног человеческих благоволит, –
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Ei kelpaa hänelle hevosen voima, ei hän mielisty miehen jalkojen nopeuteen:
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Er hat nicht Lust an der Stärke des Rosses noch Gefallen an eines Mannes Schenkeln.
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Han har icke sin lust i hästens styrka, hans behag står ej till mannens snabbhet.
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Han har ikke lyst til hestens styrke, han har ikke behag i mannens ben.
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.hans Hu står ikke til stærke Heste, han har ikke Behag i rapfodet Mand;
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Hij hecht geen waarde aan sterke paarden of de kracht van een man.
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Kesukaan TUHAN bukanlah kuda yang kuat; bukan juga pejuang yang berani
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.여호와는 말의 힘을 즐거워 아니하시며 사람의 다리도 기뻐 아니하시고
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Moči konjeve se ne veseli, stegna vojščakova mu niso po volji.
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Não se deleita na força do cavalo, nem se compraz nas pernas do homem.
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Nemáť v síle koně zalíbení, aniž se kochá v lejtkách muže udatného.
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Nemá záľuby v sile koňa ani sa nekochá v lýtkach muža.
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Nem paripák erejében telik kedve, nem is a férfi lábszáraiban gyönyörködik;
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Ngài chẳng đẹp lòng sức của ngựa, Cũng không thích chơn của loài người,
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Ngài chẳng đẹp_lòng sức của ngựa , Cũng không thích chơn của loài_người ,
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Nie kocha się w mocy końskiej, ani się kocha w goleniach męskich.
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Non fa conto del vigore del cavallo, non apprezza l'agile corsa dell'uomo
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.No se deleita en la fuerza del caballo, ni se complace en los músculos del hombre
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Nu de puterea calului Se bucură El, nu-Şi găseşte plăcerea în picioarele omului.
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Δεν χαιρει εις την δυναμιν του ιππου δεν ηδυνεται εις τους ποδας του ανδρος.
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.Не се удоволствува в силата на коня, Нито има благоволение в краката на мъжете.
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.לא בגבורת הסוס יחפץ לא בשוקי האיש ירצה׃
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.‎لا يسر بقوة الخيل. لا يرضى بساقي الرجل‎.
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.他 不 喜 悅 馬 的 力 大 、 不 喜 愛 人 的 腿 快
Ne atın gücünden zevk alır, Ne de insanın yiğitliğinden hoşlanır.他 不 喜 悅馬 的 力大 、 不 喜 愛人 的 腿快
Neden hoşlanırdım?Ce mi-ar plăcea?
Neden hoşlanırdım?Čo by som miloval?
Neden hoşlanırdım?Cosa mi piacerebbe?

İlgili Sayfalar