hoşlanır ile cümle
hoşlanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Daha çok rock müzikten hoşlanır.Ele gosta muito de ouvir música rock.
Onların genç oğlu Jeff, Meg'den hoşlanır.Seu jovem filho, Jeff, que se apaixona por Meg.
Sesten hoşlanırlar.Encantarias da palavra.
Baş tanrı Zeus İo'dan hoşlanır.Tu amas a Javé Deus?
Şanina ılımlı giyinir ve voleybol oynamaktan hoşlanırdı.Vaidoso, gostava de jogar usando uma boina.
Rose'dan ilk görüşünde hoşlanır ve Rose kendisini geminin kıçından atmak üzereyken onunla tanışır.Ele fica atraído por Rose ao vê-la pela primeira vez, e a conhece quando ela tenta pular da popa do navio.
Eski Mısır toplumunun varlıklı sınıfları, ayrıca tekne gezileri ve avcılıktan hoşlanırlardı.Os membros ricos da sociedade egípcia praticavam caça e davam passeios de barco também.
Ördeklerden ve turtalardan hoşlanır.Ama tubarões e salgadinhos.
İlk görüşte Ahmad ve Elly birbirlerinden hoşlanırlar.No final, ela e Trey demonstram gostar um do outro.
Küpe çiçeği kuytu ve nispeten gölge yerlerden hoşlanır.Odeia luz e adora sítios escuros.
Nazz Nazz mahallenin en güzel kızıdır çoğu kişi ondan hoşlanır.É a favorita da maioria das pessoas, eu acho.
Grósz avlanmaktan ve balık tutmaktan hoşlanırdı.Ele é um aventureiro, fã de caça, pesca e mergulho.
Ama Numara 4 onu engellemiştir.Numara 3'ten hoşlanır.O 1º colocado enfrentará o 4º colocado, enquanto o 2º encara o 3º colocado.
Casanova ayartılmaktan hoşlanırdı ve kendisini kadınların arzu objesi olarak görmeyi severdi.Embora Freeman temesse por sua segurança, ela gostava do desafio da investigação.
Johnny de ondan hoşlanır.Blair, ik hou van je.
Grósz avlanmaktan ve balık tutmaktan hoşlanırdı.Hij genoot van de jacht, vissen en paardrijden.
Rowdyruff Boys'tan hoşlanırlar.Hij is tevens de schepper van de Rowdyruff Boys.
Adams'ın hayranları, kitaplarından alınma bir jargon kullanmaktan hoşlanırlar.Adams-fans hebben een heel jargon aan zijn boeken ontleend.
Trixie'den hoşlanır.Veronica zou het liefst Trixie willen zijn.
Kendi aralarında kavga etmekten hoşlanırlar.Ze willen samen vechten voor hun relatie.
Ama Numara 4 onu engellemiştir.Numara 3'ten hoşlanır.De nummer 1 neemt het hierin op tegen de nummer 4 en de nummer 2 neemt het op tegen de nummer 3.
Sahiplerinin yüzlerini yalamaktan hoşlanırlar.Hij houdt van de lijnen die de figuren afbakenen.
Fotoğraf çekmekten hoşlanırım.Ik maak graag foto's.
O, insanları aşağılamaktan hoşlanır.Zij vindt het leuk mensen te vernederen.
Hem kedilerden hem de köpeklerden hoşlanırım.Ik hou zowel van honden als van katten.
Tom yüzmekten hoşlanır.Tom houdt van het zwemmen.
Yemeklerden sonra yürüyüş yapmaktan hoşlanırım.Ik hou van een wandeling na de maaltijd.
Çocukken hayvanlardan ve çiçeklerden hoşlanırdı.Kocha dzieci, zwierzęta i kwiaty.
Birçok kişi ondan hoşlanır.Większość ludzi lubi siebie samych.
Yüksek nemden hoşlanır.Nienawidzi wysokości.
Grósz avlanmaktan ve balık tutmaktan hoşlanırdı.Był miłośnikiem polowań i łowienia ryb.
Trixie'den hoşlanır.Podoba mu się Courtney.
Riven'dan hoşlanır.Podoba mu się Riley.
Baş tanrı Zeus İo'dan hoşlanır.Watchtower, Czy Bóg naprawdę się o nas troszczy? .
Yuen, Golf oynamaktan hoşlanır.Greg chętnie grywa w golfa.
Babası Hugh, oyuncak ördeklerden ve turtalardan hoşlanır.Kocham humor Katy i jej poczucie popu/rocku.
Sıçan Oğlanlar adlı rock grubundan hoşlanır.Lubi przytulać wiewiórki, które nazywa czerwonymi szczurami.
Sports Illustrated dergisini okumaktan hoşlanır.Uwielbia czytać czasopisma o celebrytach.
Bitkili akvaryumlardan hoşlanır.Släktet är mycket omtyckt bland akvarister.
Her tür müzikten hoşlanır.Jag älskar all musik.
Gary onu bulur ve ondan hoşlanır ve çıkmaya başlarlar.Tarzan älskar förslaget och ger sig iväg för att få tag på lite frukost.
Yuen, Golf oynamaktan hoşlanır.Kind gillar att spela golf på fritiden.
Ördeklerden ve turtalardan hoşlanır.Han tycker om ägg och tomater.
Örneğin atların kuyruğunu örmekten çok hoşlanır.Gripen sades vara särskilt förtjust i hästkött.
Johnny de ondan hoşlanır.Джонні це не подобається.
Nazz Nazz mahallenin en güzel kızıdır çoğu kişi ondan hoşlanır.Він — найнеблагонадійніша людина в окрузі, і при цьому його люблять всі.
Çocukken hayvanlardan ve çiçeklerden hoşlanırdı.В приватному житті полюбляла природу та квіти.
Grósz avlanmaktan ve balık tutmaktan hoşlanırdı.Займався садівництвом, любив полювати й рибалити.
Riven'dan hoşlanır.Полюбляє рифи.
Suki'den hoşlanır.Він подобається Асуні.
Kumar, bovling ve bahis oyunları oynamaktan hoşlanır.Любить випити і азартні ігри (карти).
O dondurma yemekten hoşlanır.Йому подобається їсти морозиво.
Biz müzikten hoşlanırız.Ми любимо музику.
Ben yeşil renkten hoşlanırım.Мені подобається зелений колір.
Futbol oynamaktan hoşlanırız.Нам подобається грати у футбол.
Tom, futbol izlemekten hoşlanır.Том любить дивитися футбол.
Yağmurdan ve kardan hoşlanırım.Мені подобається дощ та сніг.
Mary romantik komedilerden hoşlanır.Мері любить романтичні комедії.
Ben bu müzikten hoşlanırım.Мені подобається ця музика.
Sansa dansından hoşlanırım.Мені подобається танцювати сальсу.